17-25 Aralık’ın bilinmeyenlerini Selami Altınok ve Ali Özkaya anlattı

Mehmet Acet’in sunduğu Akşam Baskısı programında 17-25 Aralık masaya yatırıldı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, göreve başladığı günlerde Zekeriya Öz ve diğer savcılar tarafından tehdit edildiklerini anlatırken Başbakanlığın avukatlığını yapan Ali Özkaya, FETÖ’cü yargı üyelerinin önemli yazışmalarını aktardı.

ABONE OL
GİRİŞ 21.12.2019 19:17 GÜNCELLEME 21.12.2019 19:20 GÜNCEL
17-25 Aralık’ın bilinmeyenlerini Selami Altınok ve Ali Özkaya anlattı

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet’in sunduğu Ülke TV’de yayınlanan Akşam Baskısı programında 17-25 Aralık’ta neler yaşandığı masaya yatırıldı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü, AK Parti Milletvekili Selami Altınok, Dönemin Başbakanlık ve AK Parti avukatı (Meclis Anayasa Komisyonu Başkanvekili) Ali Özkaya ve Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı o günlerde yaşananları anlattı.

 

“NEREDE BU ADAMIN YERİ? HADDİNİ BİLDİREYİM”

Selami Altınok, 17 Aralık’ta yaşananları şu sözlerle ifade etti:

Ben İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevine gelmeden önce zaten biliyorduk bunun bir FETÖ operasyonu olduğunu. Ne kadar alakasız dosya varsa birleştirmişler. Göreve başladıktan sonra içerisi çok karışıktı. Sanki FETÖ’cü savcılar, emniyetin yönetimini ele geçirmiş gibi… O Zekeriya falan kabadayı gibi sürekli emniyete geliyor. Yeni göreve gelen arkadaşları tehdit ediyor. 19 Aralık akşam 20.00 gibi ben emniyete geldiğimde oradaydı. 20 Aralık’ta yine geldi. “Yeter” dedik. “Nerede bu adamın yeri. Gidip bir haddini bildireyim” dedim. Tabi kim kimdir bilmiyorsunuz. Kim hain bilmiyorsunuz. Ben gidine kadar ona yetiştirmişler herhalde. Ben gelmeden arabasına binip gitti. Kaçmasaydı gereği neyse onu yapacaktım.

 

Emniyet Müdürlüğü’nün ışıkları 31 Mart’taki seçimlere kadar hiç sönmedi. 1.5 ay odanın arkasında bir bölüm vardı. Orada yattım. 17 Aralık başlamadan 15’inde 16’sında dosyaları, bilgisayar kasalarını götürmüşler. 17’sinden sonraki süreçte de bu devam etmiş. Özellikle bilgi işlemlerin başındakilerin hepsi FETÖ’cü. Lazım olanları alıyorlar, siliyorlar. Güvenilir arkadaşları bulup onlarla çalışmaya başladık ama hepsini birden alıp bir yere koyabilmek mümkün değil.

CHP, YARSAV BAŞKANININ FETÖ'CÜ OLDUĞUNU ÖĞRENİNCE ŞOKE OLDU

FETÖ’nün YARSAV üzerinden yargıyı ele geçirecek hamleler yaptığını anlatan Ali Özkaya ise büyük saldırıların dershanelerin kapatılma kararı sonrası alındığını anlattı:

Yargıtay’a seçilen 160 üyeden 140’ı FETÖ’cü çıktı. Önemli olan ise YARSAV Başkanı Murat Arslan’ın tavsiyesi ve CHP’nin müracaatıyla Anayasa Mahkemesi kararı çıktı ve yargıyı ele geçirmelerinin önü açıldı. CHP, YARSAV’ın kendi kontrolünde olduğunu düşünüyordu. Murat Arslan ise FETÖ’cü çıktı. Murat Arslan gözaltına alındığında CHP’li vekiller savcı beye gittiler. Olay çıkarttılar, kapıyı tekmelediler. HSYK Başkanvekili, CHP’li vekillere Arslan’ın ByLock kayıtları olduğunu söyleyince şok oldular. Kendi adamları sanıyorlardı.

“AK PARTİSİZ GÜNLER YAKIN” MESAJI VERDİLER

Dershanelerin kapatılma kararı sonrası olay koptu. İdris Bal, Ağustos ayında Çorum’da “AK Partisiz ve Erdoğansız günlere hazır olun” diyor. Bu kişi AK Parti milletvekili o tarihte. FETÖ elebaşı, 10 Ekim’de sohbetinde “Altın vuruş yapın” diyor. 14 Kasım’dan sonra Zaman gazetesinin manşetleri başlıyor. Ekrem Dumanlı’nın Cumhurbaşkanımızı tehdit eden yazısı var. “Geliyoruz” diyorlar. 2011’de başlattıkları ve 3 bin kişiyi dinledikleri Selam Tevhit davası içine 20 Kasım’da Mustafa Varank’ı da katıyorlar. 25 Kasım’da Fetullah Gülen “Dershane işi İlayı Kelimatullah’tır. Cihattır. Kimseyi dinlemeden yürüyeceksiniz” diyor. 30 Kasım’da İdris Bal istifa ediyor. 2 Aralık’ta Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’ye gidiyor ve FETÖ’nün imamı Faruk Taban’ın başkanı olduğu dernekte konuşma yapıyor. 14 Aralık’ta Şefkatepe isimli dizide yolsuzluk yaptığı iddia edilen yöneticilere operasyon yapılıyor.

SARAYA YÜRÜYÜP O ADAMI TAŞLAYIP İNDİRMEDEN DÜZELMEZ

Ali Özkaya, 17-25 Aralık sonrası FETÖ’nün yargıdaki üyelerinin darbe planını ByLock üzerinden anlattığı yazışmaları ise şu sözlerle anlattı:

Yargıtay imamı ile bir Yargıtay üyesinin 2015’teki ByLock kayıtlarında yazıyor.

2 bin kişi almadan olmaz. ‘Seçimle falan düzelmez demiş’ HE (Hocaefendi). Saraya yürüyüp o adamı taşlayıp indirmeden düzelmez. Bunu sonradan kimin söylediğini biliyorsunuz. ‘15 bin kişiyle saraya yürüyüp indirecem, başbakan olacam’ diye Meral Akşener defalarca demişti.

EMNİYET “ASKER GİRMEDEN HALLEDERİZ” DİYOR

Devam ediyorum ByLock kayıtlarına:

Bir sabahlık işi var hepsinin. Savcı yazacak iddianameyi… Kolluk gücü olarak asker makul şüpheli olarak gözaltı yapacak. Hakimler ikinci gün ayarlanıp iş bitecek. Kurul üyelerini (HSYK) de alacan. Medyayı da bir günde toplar geçersin. Bir haftada her şey değişir.

Belki direk asker girer.

Yok ya. Kim çatışacak. Mısır’daki kadar olmaz. Tüm ülkeler Avrupa, ABD, Rusya ağzını açmış bakıyor. ABD ve Avrupa adama yanaşmaya başladı. ABD, HE aleyhine karar verirse tüm dünyada işler kötü gider.

Toplayalım mesela. Emniyet bu işi yapar. Bir proje verdik. Son gücümüzle bir çıkış yapmak lazım. Kaç yıldır oraya çalıştık. Bugün girmeyeceklerse ne zaman olacak bu iş. Emniyete kalsa ‘Asker girmeden biz bu işi hallederiz’ diyor.

KAYNAK : Haber7