İstanbul'da AK Partili Belediye Meclis üyelerinden İdlib bildirisi

İstanbul'daki bütün ilçe belediye meclis toplantılarında AK Partili Meclis Üyeleri tarafından, İdlib'te 36 Mehmetçiğin şehit edilmesi ve "Bahar Harekatı"na ilişkin eş zamanlı olarak ortak bildiri okundu.

ABONE OL
GİRİŞ 03.03.2020 14:26 GÜNCELLEME 03.03.2020 14:26 GÜNCEL
İstanbul'da AK Partili Belediye Meclis üyelerinden İdlib bildirisi

İstanbul'daki  bütün ilçe belediye meclis toplantılarında AK Partili Meclis Üyeleri tarafından, İdlib'te 36 Mehmetçiğin şehit edilmesi ve "Bahar Harekatı"na ilişkin eş zamanlı olarak ortak bildiri okundu. Okunan bildiride "Suriye'deki rejim, bazı devletleri arkasına almanın şımarıklık ve küstahlığıyla haddini aşarak, askerlerimize saldırmış, 36 Mehmetçiğimizi şehit etmiştir. Türkiye bu küstah rejime yaptıklarının bedelini, anında ve kat kat fazlasıyla ödetmiştir ve ödetmeye de devam edecektedir" ifadelerine yer verildi.

 

Her ayın ilk haftasında toplanan ilçe belediye meclislerinin Mart ayı ilk oturumu dün yapıldı. İstanbul'daki 39 ilçe belediye meclisinde söz alan AK Parti'li Meclis Üyeleri, İdlib'te 36 Mehmetçiğin şehit edilmesi ve "Bahar Harekatı"na ilişkin ortak bildiri okudu. Türkiye'yi hedef alan saldırılara karşı hiçbir şekilde kayıtsız kalınmayacağı vurgulanan bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Bilindiği gibi Suriye'deki rejim, bazı devletleri arkasına almanın şımarıklık ve küstahlığıyla haddini aşarak, askerlerimize saldırmış, 36 Mehmetçiğimizi şehit etmiştir. Öncelikle, bu vatan için can veren şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralı gazilerimize acil şifalar, milletimize baş sağlığı diliyoruz. Eli kanlı Esed rejimi İdlib'te kendi sivil halkına karşı da barbarca saldırılarda bulunmakta, katliamlar yapmaktadır. Türkiye bu küstah rejime yaptıklarının bedelini, anında ve kat kat fazlasıyla ödetmiştir ve ödetmeye de devam edecektir.

 

"SURİYE'DE HUZUR VE BARIŞIN SAĞLANMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ"

Dost düşman herkes biliyor ki, Türkiye'nin Suriye'de bulunması ne bir macera, ne bir çıkar, ne de bir toprak arayışıdır. Türkiye önce kendi topraklarının güvenliğini sağlamak, sonra da topraklarına sığınmış milyonlarca Suriyelinin ülkesine dönmesinin insani koşullarını oluşturmak için Suriye'dedir. Hepimizin gözleri önünde oynanan oyunları görüyoruz. Eğer biz şu an Suriye'de olmasaydık, eğer biz Fırat Kalkanı, Zeytin dalı ve Barış Pınarı operasyonlarını yapmasaydık, bugün Suriye'de verdiğimiz mücadeleyi kendi topraklarımızda vermek zorunda kalacaktık. Bu operasyonlarla, sınırlarımız ötesinde bir terör koridoru oluşturmaya çalışanların oyunlarını bozduk, planlarını akamete uğrattık, terör yuvalarını darmadağın ettik.

Elbette her zaman önceliğimiz diplomasidir. Ancak diplomasiyi sadece ahlak dışı bir oyalama ve siyasi kurnazlık olarak gören pespaye anlayışlara karşı, kendi vatanımızı ve güvenliğimizi korumak adına, hele de Mehmetçiğimize alçakça saldırılmışsa, bedeli ne olursa olsun, gerekeni yaparız, yapıyoruz ve yapacağız. Bu millet vatanı, bayrağı ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda, her zaman birlik ve kardeşlikle kenetlenmiş, şehadeti en güzel rütbe bilen bir aşkla ve kahramanlıkla yoğrulmuştur. O yüzden acımız büyük olsa da asla bir yılgınlık ve çöküntü içinde değiliz. Sosyal medyada böyle bir yılgınlık ve çöküntü havası oluşturmak için hangi karanlık ellerin iş başında olduğunun da farkındayız. Herkes bilsin ki; birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde kenetlenmiş bir milleti kimse yenemez, kimse teslim alamaz, kimse sindirip hizaya sokamaz. Kimse bizden emperyalist planların zillet ipine boyun uzatmamızı beklemesin. Şehitler üzerinden istismar siyaseti yaparak bundan siyasi rant umanlar açık bir aldanış içindedirler. Biz millet olarak, mukaddes değerler uğrunda canımızdan vazgeçmeyi, en az onların yaşamayı sevdiği kadar severiz. Biz, vatanı için bir düğüne gider gibi şehadete koşan bir milletiz. Allah kimseyi, şehitlerimiz üzerinden siyasi emellerine ulaşacağını düşünecek kadar, bu milletin ruhuna yabancı, bu milletin değerlerine uzak ve bu milleti tanımaktan aciz etmesin. Şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan uğrunda ödeyeceğimiz her bedel; başımızın tacı, şerefimizin teminatıdır.

Bu bedel neyse ve nereye kadarsa öderiz ve ödemekten de zerrece kaçınmayız. Bu vesile ile şehitlerimizi bir kere daha rahmetle anıyor, yolunuz yolumuzdur diyoruz. Millet olarak birlik, beraberlik, kardeşlik ve kenetlenme içinde, aynı duygu, aynı ruh ve aynı sevdayla, vatanımızın, devletimizin ve askerimizin yanındayız."