‘Ölmek istemiyorum’ deyip yatağı parçaladı

Türkiye’de 6 bin kişinin canına mal olan Kovid’e karşı ‘iliklere işleyen’ uyarı yoğun bakım uzmanı Dr. Hakan Akelma’dan geldi: ‘Ölmek istemiyorum’ diyenlerin yüzündeki pişmanlığı, tanık olduklarımı gören dışarı adım atmazdı.

ABONE OL
GİRİŞ 20.08.2020 14:54 GÜNCELLEME 20.08.2020 15:15 GÜNCEL
‘Ölmek istemiyorum’ deyip yatağı parçaladı

Diyabakır’da mart ayından bu yana virüsle mücadele eden Doç. Dr. Hakan Akelma, yoğun bakımda yaşadıklarını anlattı. “Tanık olduklarımı gören, evden dışarı çıkmazdı” diyen Akelma, şunları söyledi: “Bir hastamız vardı ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve onu üç gün sonra kaybettik. O duygular anlatılmaz. Annenizin, babanızın yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. Elinizden geleni yapıyorsunuz. Ama bu meret çok kötü.”

 

 

Vaka sayılarının arttığı Diyarbakır’da pandemi hastanesine dönüştürülen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Hakan Akelma, yoğun bakımdaki hastalarıyla yaşadıklarını anlattı. Akelma, yoğun bakıma giren hastaların yanlarındaki hastaların ölümlerine tanık olduklarında yüzlerinde pişmanlık ifadesi oluştuğuna dikkat çekti. Koronavirüse yakalanan genç bir hastasından söz ettiği sırada elleri ve sesi titreyen Akelma, bu hastanın “Ölmek istemiyorum” diyerek yatağını parçaladıktan üç gün sonra yaşamını yitirdiğini anlattı. Akelma, tedavide yaşam mücadelesini yitiren hastalarının yüzlerinde pişmanlık olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Mayıs ayından sonra sıcakların etkisiyle hastalığın azalacağını düşünüyorduk. Genç hasta da gördüm yaşlı hasta da gördüm. Çoğu ciddi solunum sıkıntısı çekiyordu. Özellikle genç bir hastamız vardı, 55’lerde solunumu vardı, normal bir insan 12 soluk alır. Her an öleceğini hissederek soluk alıyordu. Ben de onu yatıştırmaya çalışıyordum. O hastaları halkımızın görmesini isterdim. Çok büyük bir pişmanlık vardı yüzlerinde. Yine bir başka hastamız vardı ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve biz o hastamızı 3 gün sonra kaybettik. Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor. Özellikle birçok hastamızda aşırı ajitasyon, ölmeme isteği ve ölüm korkusu... Onları resmen sarmalıyor ve yaptıklarına çoğu da pişman oluyor. Hemen yanı başındaki hastalar ölüyor, bunun farkına varıyorlar, bu da onlarda ciddi bir pişmanlık oluşturuyor.”

VÜCUTLARI MORARIYOR 

 

 

Hastalarına ailesinde biri gibi yaklaştığını ifade eden Akelma “O duygular anlatılmaz. Annenizi, babanızı yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. O çırpınışlarında elinizden geleni yapıyorsunuz. Entübasyon yapıyorsunuz, her türlü cihazı takıyorsunuz ama bir noktadan sonra bu meret çok kötü, akciğeri harap edecek düzeye getirdiğinde hastaya yapabileceğiniz bir şey olmadığını anladığınızda büyük bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Çok hasta gördüm ama koronavirüs gibi beni etkileyen, sarsan hastalık görmedim. Hastaların periferlerinde siyahlık, morarma oluşuyor, oksijen gitmiyor dokularına, ayaklarına, ellerine, yüzlerine, ve hastaların o haldeki durumu sizi çok ürkütüyor ve üzüyor. Ben hemen hemen her hastam öldüğünde günlerce psikolojik olarak kendimi toparlamaya çalışıyorum” dedi. Koronavirüsten korunmada meskenin önemine dikkat çeken Akelma, maskenin insanı yoğun bakıma girmekten koruduğunu söyledi. Vaka artışına dikkat çeken Akelma “Gerçekten sokakta maske takmayan çok insan var. Küçücük bir bez parçası sizi gerçekten yoğun bakıma gitmekten, yaşlılarınızı öldürmekten koruyor. Bu çok önemli bir şey. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu hastalıktan muzdarip olan aileler biraz daha temkinli ve biraz daha kurallara uyuyor hale geliyor. Ama hiç yaşamamış kişilerde maalesef bir rehavet var. Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, inanın evlerinden bile çıkmazlardı” diye konuştu. 

AKCİĞERİ TAHRİP OLDU AMA ÖKSÜRMÜYORDU 

Doç. Dr. Hakan Akelma, ablası ve bir hekim arkadaşının koronavirüse yakalandığını söyledi. Virüsün, onların akciğerlerinde yarattığı tahribatı tomografi üzerinden gösteren Akelma “Ablam ayakta duracak halde değildi. Güçlü biriydi fakat bu hastalık onu o kadar tahrip etmişti ki, yerden kalkacak durumda değildi. Akciğeri tahrip etmesine rağmen öksürük bulguları yoktu, bu çok ilginç geldi bana. Bu durum, koronavirüs hastalığının daha bilinmeyen birçok yönünün olduğunu gösteriyor” dedi. 

KAYNAK : DHA