Abdulkadir Selvi yazdı: Vaka sayısı değil de neden hasta sayısı açıklanıyor?

Koronavirüsle mücadelede Dünya Sağlık Örgütü'nün örnek olarak gösterdiği ülkelerin başında yer alan Türkiye'de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya yönelik algı operasyonları yürütülüyor. Vaka ve hasta sayılarının ayrı olarak değerlendirilmesiyle ilgili gerçekleştirilen çirkin söylemler ve vaka tablosunda neden bu yolun izlenildiğiyle alakalı Hürriyet Yazarı Abdulkadir Selvi, köşe yazısında önemli detaylara değindi.

ABONE OL
GİRİŞ 05.10.2020 10:51 GÜNCELLEME 05.10.2020 10:51 GÜNCEL
Abdulkadir Selvi yazdı: Vaka sayısı değil de neden hasta sayısı açıklanıyor?

Koronavirüs tablosunda vaka sayılarının yerine hasta sayılarının verilmesiyle ilgili bir yazı kaleme alan Abdulkadir Selvi'nin dikkat çeken köşe yazısı:

 

 

Koronavirüs küresel bir salgın olarak insanlığı tehdit etmeye devam ediyor. ABD Başkanı Trump’ın COVID-19 testinin pozitif çıktığı bir dünyada kimse güvencede değil.

Türkiye ise koronavirüsle mücadelede dünyanın en iyi üç ülkesinden biri. Ancak mücadele hâlâ devam ediyor, hiçbir ülkenin rehavete kapılmaya hakkı yoktur.

 

 

90’lı yıllarda da gazetecilik yapmış biri olarak sağlıktaki tabloyu çok yakından takip edenlerden biriyim. Dünya küresel bir salgınla boğuşmuyordu. Batı’daki sağlık sistemine imrenerek bakıyorduk. Şimdi onlar bizdeki sisteme imrenerek bakıyorlar. Hastanede hastaların rehin kaldığı, insanların senet imzalayarak cenazesini çıkarmak zorunda kaldığı dönemin yöneticileri ise bugün çıkıyor, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesini küçümseyen açıklamalar yapıyorlar. Ankara’da bir vatandaş, hastaneden kaçırdığı babasının cenazesini bir seyyar tezgâha koyup Ulus’ta eski adliye binasının önüne getirip “Param yok. Ödeyemedim. Adaletiniz bu mu?” diye eylem yapmıştı. O kadar sıradan bir olaydı ki, Ankara ekleri dışında haber bile olmadı.

O günlerden vatandaşlarını ambulans uçakla ülkesine getiren; ABD, İngiltere, İspanya başta olmak üzere birçok ülkeye yardım gönderen bir Türkiye’ye ulaştık. Pandemi sürecinde bazı devlet başkanları virüsü hafife alırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadeleye öncülük eden liderlerden biri oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise sakin üslubu, kucaklayıcı dili ve ayrıntılı açıklamaları ile topluma güven verdi.

Biz bu mücadeleyi toplumla birlikte yürüteceksek, inandırıcılık ve güvenilirlik önemli. O nedenle vaka ve hasta sayısıyla ilgili iddiaları ciddiye aldım. Sağlık Bakanlığı kaynakları ile konuştum.

HASTA SAYISI İLE VAKA SAYISI ARASINDAKİ FARK

Türkiye uzun bir süredir vaka sayısını açıklıyordu. Herhangi bir tartışmaya meydan vermeme ve baştan beri sağlanan güveni sarsmama adına keşke bu o gün açıklanıp, izah edilseydi.

TARAMA YAPIYORUZ

Gelişmiş Batı ülkelerinin birçoğunda hastalık belirtisi olması yetmiyor, eğer solunum sıkıntısı yaşıyorsa test yapıyor. Türkiye ise zaten belirti gösterenlere test yapıyor. Ama bir de dünyadan ayrı artı bir şey daha yapıyor. Tarama yapılıyor. Semptom göstermeyen pozitif vakaları tespit etmek için tarama yapıyor. Hastalık belirtisi gösterip hastaneye gelenlere, cezaevindekilere, sporculara, havaalanlarında yurtdışına seyahat edecek olanlara, COVID testi pozitif çıkanlarla temaslı kişilere test yapılıyor. Günlük olarak 100-120 bin kişi arasında test yapılıyor. 4 Ekim tarihi itibarıyla 10 milyon 806 bin 285 kişiye test yapılmış. Yani test yapılmaktan vazgeçilmiş, testi pozitif çıkanların sisteme kaydedilmesine son verilmiş değil.

POZİTİF VAKALAR RAHATÇA DOLAŞIYOR MU?

Bunların içinden testi pozitif çıkanlara ne yapılıyor? Eğer hastalık belirtisi varsa tedavi altına alınıyor. Yok eğer testi pozitif ama belirti göstermiyorsa bunlar ne oluyor? Saldım çayıra Mevlam kayıra misali toplumun içine mi salınıyor? Hayır. Tam aksine, kontrol altına alınıyor. HES sistemine kaydediliyor. 12 bin filyasyon ekibi sahada takibini yapıyor. Sisteme kaydolduktan sonra aile hekimi görüyor, polis takibi başlıyor. Bunların resmi binalara girmesi ve seyahat etmeleri yasaklanıyor. Pozitif vakaların topluma karışmasının engellenmesi için her şey yapılıyor. Buna rağmen katılan olmuyor mu? Oluyor tabii... Onlar da bu sistem sayesinde tespit edilip izole ediliyor. Ceza kesiliyor.

Peki Türkiye vaka sayısını açıklamak yerine neden hasta ve ağır hasta sayılarını açıklamaya başladı? Dünya hastalara test yaparken, AB ülkelerinde solunum yolu sıkıntısı baş gösteren ağır hastalara test uygulanırken, onlarla uyum adına hasta ve ağır hasta sayıları açıklanmaya başlamış. Türkiye’nin üstüne üstlük taramalar sonucunda belirlediği vaka sayılarını açıklamasına son verilmiş.

Durum bu. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Hans Kluge’nin koronavirüsle mücadele konusunda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın şahsında Türkiye’yi takdir ettiği bir süreçte, Hans kadar olsak yeter diyorum. Başka bir şey demiyorum.