Tek gözlü odadan tıp fakültesine

Bu, ‘azimle gelen başarı’nın hikâyesi. Yer, Muş’un Hasköy ilçesi. 9 çocuklu Taş ailesi, tek göz odada yaşamlarını sürdürüyor. ‘36’nın karekökü kaç, Birinci Preveze Savaşı ne zamandı’ soruları tek göz odanın içinde sürekli yankılanıyor. Dilan var bu odadan hedefe ilk ulaşan. Tıp fakültesini kazandı bu sene. Suna, Gamze, Burhan, Erhan da ona yetişmek için çalışıp duruyorlar evlerine yeni gelen televizyon karşısında.

ABONE OL
GİRİŞ 25.10.2020 09:47 GÜNCELLEME 25.10.2020 09:53 GÜNCEL
Tek gözlü odadan tıp fakültesine

Muş’un Hasköy ilçesinde bu sene tıp fakültesini sadece bir kişi kazanabildi. Dilan Taş, tüm ilçenin gururu oldu. Ama belli ki ailesinin tek gururu olmayacak. Çünkü onun yolundan giden, 4 genç daha var evde. Tek göz oda evlerinde bir masa bile yok. Ama okumaları için her zaman destek olan bir babaları, her zaman yanlarında olan bir anneleri, büyük hayalleri ve çalışma arzuları var.

 

 

Hürriyet'ten Abdullah Şanlı'nın haberine göre, aile sıcaklığıyla ısıttıkları küçük yuvalarına bir de isim koymuşlar: “Ana okulu” Hepsinin arasında birer yaş fark var. Gamze 9, Burhan 10, Erhan 11’inci sınıfa gidiyor. Suna, üniversiteye hazırlanıyor. Dilan ise tıp fakültesini kazandı ama pandemi sebebiyle henüz okuluna gidemedi.

ELİ ÖPÜLESİ ANNE-BABA

 

 

Çocukların en büyük destekçileri anne ve babaları. Mehmet Rafi Taş’ın ağzından ‘eğitim’ lafı düşmüyor. Hayatını çocuklarının okumasına adamış bir baba o. Ama ne bir işi var ne de cebinde doğru düzgün parası. Mehmet Rafi Bey Hasköy’e geliş hikayesini anlatıyor:

“Bitlis’in Mutki ilçesine bağlı Yoncalı mezrasında yaşıyorduk. Orada okul falan yoktu. 90’ların başında terör belası başladı. Biz kaçtık buraya yerleştik. Okuyamadım. Sıkıntısını hep çektim. Dedim çocuklarım okuyacak. Cebimdeki çay parasını eğitimlerine harcadım. Kız tıpı kazandı. Bir köşede hüngür hüngür ağladım. Diğer dört çocuğumu da inşallah çok güzel bir gelecek bekliyor. Büyük oğlum markette çalışıyor o bize destek oluyor. Bir de ineğimiz var onun verdiği sütten de biraz bir şey kalıyor. Okusunlar istedim onlar da okuyor.” Dilan, “Hep doktor olmak istemiştim. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Babam bizi okutmayıp evlendirebilirdi. Buralarda genelde küçük yaşta evlenir kız çocukları. Okulların açılması bizim için daha önemli çünkü bilgisayarımız, internetimiz yok.”

Tek göz odadan çıkan başarının mimarları objektifimize poz verirken mücadeleyi sürdüreceklerini söylediler.

ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL TERLİKLER ALACAĞIZ

Suna Taş (Abla): Ben hukuk okumak istiyorum. Okulumuz evimiz oldu. Ana okulumuz. Bilmediğimiz konularda hep birbirimize yardımcı oluyoruz. Mesela Dilan’ın matematiği çok iyi. Hepimize o ders anlatıyor. Çocuklarımıza daha güzel terlikler alabilmek için çalışmak zorundayız.

İNEĞİMİZ SAYESİNDE SOSYALLEŞİYORUM

Erhan Taş (Van-Erciş Fen Lisesi 11. sınıf öğrencisi): Fen lisesini babam sayesinde kazandım. Annem de hep bize destek oldu. Ben de ablam gibi tıp okumak istiyorum. İneğimiz sürüden gelince onu almaya gidiyoruz. Sadece o zaman arkadaşlarımla bir araya gelebiliyorum. 

ÇALIŞMAMANIN BAHANESİ OLMAZ

Gamze Taş (Tatvan Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi): Mecburuz çalışmaya. Geleceğimizi düşünüyoruz. Evde tablet, bilgisayar falan yok mesela. Ablam konuları anlatıyor. Ben de doktor olmak istiyorum.

Burhan Taş (Hasköy Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi): Beş kişi bir odada ders çalışmak zor. Zaten televizyon hediyedir. Yeni geldi. Gece yatakta da çalışıyoruz.

Birgül Taş (Anne): Çocuklarımın hepsiyle gurur duyuyorum. Hepsi okumak istiyorlar. Çok çalışıyorlar. Biz çok yokluk çektik. Çocuklar kendini kurtarsın, tek onu isteriz. 

KAYNAK : HÜRRİYET GAZETESİ