Muharrem İnce, Engin Ardıç’ı haklı çıkarıyor

Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, istifa ettiği dönemde CHP'yi topa tutan Muharrem İnce'nin şimdiki söylemleriyle ters düşmesini köşe yazısında değerlendirdi.

ABONE OL
GİRİŞ 05.06.2021 17:26 GÜNCELLEME 05.06.2021 17:26 GÜNCEL
Muharrem İnce, Engin Ardıç’ı haklı çıkarıyor

Mahmut Övür'ün dikkat çeken köşe yazısı:

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin, CHP yönetimini eleştirdiği, iki kez de genel başkanlık yarışına girip kaybettiği biliniyor. O günlerde partiye yönelttiği eleştiriler yüzünden ayrılmadığına göre bugün neden ayrılıp ayrı parti kurduğu da tam anlaşılmış değil.

En dikkat çekici eleştiriler arasında, CHP'nin Atatürk'ün partisi olmaktan çıkması, "milli" politikalardan uzaklaşması ve PKK ile ilişkisini kesmeyen HDP'yle ittifak yapması sayılabilir. Bir de parti içi demokrasi eksikliğinden, yargının bağımsız olmadığından ve "ilkeli siyaset" yapılmamasından söz ediyor. Aslında bütün bunlar muhalefetteki her partinin söylediği şeyler.

Peki, o zaman fark nerede ya da kendisinin sık sık sorduğu gibi, "Sen iktidar olsan AK Parti'den ne farkın var?" sorusunun cevabı nerede?

Ne yazık ki, İnce henüz bu sorulara net bir cevap vermiş değil. Daha vahimi, İnce çok temel bir tespit daha yapıyor: "Bizim ayağımızın biri Brüksel, bir ayağımız Moskova'da, bir ayağımız Tahran'da değiliz." Daha önce bu merkezlere, Kandil ve Pensilvanya'yı da eklemişti. Herhalde mevcut partilerden birilerinin o merkezlerde ayakları var ki İnce, böylesine önemli bir tespit yapıyor. Şimdi soralım, o merkezlerde ayakları olan partiler hangileri ve onlarla nasıl ittifak yapacaksınız?

Tam da zurnanın zırt dediği yer burası. Çünkü İnce, ittifaklar ve partilerin bir araya gelmesiyle ilgili olarak bu teziyle taban tabana zıt açıklamalar yapıyor. Pensilvanya'yla ilişkili hangi partiyi kastediyor bilmiyorum ama mesela HDP'nin Kandil'le ilişkisi biliniyor. Peki, İnce bunu bile bile HDP ile nasıl bir ilişki kuracak?
Dahası var; İnce Cumhur İttifakı ile olmayacağını, ilk seçimde herkesin kendi adayını göstermesi gerektiğini ve Millet İttifakı partilerinin televizyona çıkıp yemin ederek ortak söz vermelerini istiyor. Peki, bu durumda Atatürk'ün partisi olmaktan çıkmakla, "milli" politikalar izlememekle, bir ayakları küresel merkezlerde olmakla suçladığınız partilerle nasıl ittifak yapacaksınız?

İnce'nin derin bir paradoks yaşadığı çok açık. Hâlâ "Beni Amerika'dan aradılar" deyip, kimin aradığını söylemedi, hâlâ partisindeki milletvekillerinin CHP'den istifa gerekçesi yaptıkları HDP'nin eski Eşbaşkanı Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret etmesine ve "PKK silahlı muhalefet yapıyor" tespitine bir açıklık getiremedi.
Gördüğüm kadarıyla İnce, kendisi hakkında sık sık "Hiçbir şey olmaz" diye yazan Sevgili Engin Ardıç'ı haklı çıkarmak için elinden geleni yapıyor.