Çok sert cevap! 'Şimdi yeni putları Meteoroloji ama kendileri faka bastılar...'

Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu, hadsiz açıklamalarla yağmur duasını dalga konusu yapmaya çalışan Metin Uca ve Necati Tüfekçi gibilere çok sert cevap verdi.

ABONE OL
GİRİŞ 09.08.2021 12:17 GÜNCELLEME 09.08.2021 12:18 GÜNCEL
Çok sert cevap! 'Şimdi yeni putları Meteoroloji ama kendileri faka bastılar...'

Orman yangınlarıyla mücadele ülkemizde tüm hızıyla devam ediyor. Bu felakete ilişkin imanımızın gereği olarak, her şeyi Allah’tan isteyeceğimizin bilinci ile Diyanet İşleri’nin öncülüğünde yağmur duası yapılmasını bazı kesimler he zamanki gibi hadsiz sözlerle dalga konusu yapmaya çalıştı.

Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu da bugünkü köşesinde konuya değinerek çok sert ifadeler kullandı.

Karahasanoğlu, "Şimdi yeni putları, meteoroloji… O tahminlerin, ülkemizin, ülkemiz insanlarının, ülkemiz varlıklarının hayrı için tebdilini Yaratan'dan istiyoruz.. Geçip karşımıza 'kahkaha' atıyorlar" dedi.

Yazısında "Yağmur duasının hemen ertesinde başlayan yağmurlarla, kendileri faka bastılar" diyerek yağmur duası yapılmasını dalga konusu yapanlara cevap veren Karahanoğlu "Tamam, inançları yok da utanmaları da yok. İnanç yönü bir kenara bilimsel görüşe azıcık saygıları olsa. 'Meteoroloji ne derse odur' tezini dillendirmezler" ifadelerini kullandı.

İşte Karahasanoğlu'nun "Antalya'ya 15 gün yağmur yok dedikten iki gün sonra o yazısı: 

Necati Tüfekçi diye bir kişi.

Doğrusunu söylemem gerekirse, kendisini tanımıyordum.
Bu olayla birlikte ismini duymuş oldum..

Orman yangınlarının devam ettiği süreçte, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bütün camilerde “Yağmur duası”na çıkılacağını söylediğinde..

6 ay önceki özellikle İstanbul barajlarının % 19 seviyelerine indiği dönemdekine benzer şekilde..

Kimseye zararı olmayacak şekilde.

İmanımızın gereği olarak, her şeyi Allah’tan isteyeceğimizin bilinci ile.

Elimizden gelenleri yapıp, sonrasında da Allah’dan istemenin şuuru ile..

Eller yağmur duasına açıldı..

6 ay öncekinde de, alaya almaya kalkanlar oldu..

Özellikle İstanbul’daki susuzluğun başgöstermesini, biz Ekrem İmamoğlu’nun bereketsizliğine yorarken, onlar “susuzluk için şunu şunu yaptık. Başka elimizden ne gelebilir ki?” demeden..

Hemen topu önceki AK Partili belediye yönetimlerine attılar:

“2 yıllık belediye başkanından ne bekliyorsunuz.”

Hani Ekrem İmamoğlu bir seçim daha kazanamaz ama.

Bu zihniyet 50 yıl belediyeyi yönetse, bunların savunma tarzı değişmez: “Sadece 50 yıl yönetimde olan bir başkandan ne bekliyorsunuz!”

Neyse ki.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın öncülüğünde, camilerimizde toplu olarak çıkılan yağmur duası, o susuzluk afetini çözdü..

Hemen ardından Ekrem sahneye çıkıp, “Barajlarımız dolmuştur” açıklaması yaptı..

Bir de o barajların nasıl dolduğunu açıklasaydı ya..

Açıklamadı.

BARİ BAŞKALARINA KARIŞMASALAR

Şimdi geldik, orman yangınlarına..

Orman yangınlarına karşı da, tüm gücümüzle mücadelemizi yaptıktan sonra..

Aciz kaldığımız noktada, Diyanet İşleri Başkanı nezdinde, “yağmur duası” önerildiğinde..

İşte başta belirttiğim Necati Tüfekçi isimli kişi, kafayı çıkarmış ve şu paylaşımı yapmış:

“Erbaş, yağmur duası için Antalya’ya gidiyormuş; ‘meteorolojiden tiyo almıştır kesin’.. diyeceğim, fakat 15 gün yağış yok Antalya’da”.

Bu paylaşımı yapıp, kendince bilimsel bir verinin görselini de sunmuş..

Gün gün bölgede hava durumu tahmini yapılmış..

Ufukta yağmur görünmüyor..

Evet, meteorolojinin bilimsel çalışmalarına toptan karşı çıkmak doğru değil..

Özellikle zaman dilimi yaklaştıkça, meteorolojinin tahminlerinin tutma ihtimali de artar..

Ama meteorolojinin yaptığı, sonuçta bir tahmin..

Allah’ın kainatında, bilebildiği var.. bilemediği var..

Tabiat kuralları diye bilinen prensiplerin, geçmişle birebir paralel işlediği anlar var..

Bazen o prensiplerden farklı olayların yaşanılmışlığı var..

Her şey, sonuçta Allah’ın gücü kudretinde..

Biz istedik diye, (haşa) Allah mutlaka bizim isteğimizi yerine getirecek değil..

Ama bizim görevimiz, elimizden gelenleri yapıp, sonra aciz kaldığımız noktada da. Aciz olduğumuzun da bilinci içinde..

Dua etmektir.

Birileri, bu görüşte olmayabilir..

İnanmıyor olabilir..

Her şeyin insanın elinde olduğunu, haşa bir Yaratıcının olmadığını düşünüyor olabilir..

Ama bari başkalarına karışmasalar..

Diyanet İşleri Başkanı “yağmur duası” dediğinde. Sanki bilim bunların kulağına, “Kesinlikle ağustosun ilk 15 gününde yağmur yağmayacak. Yağması mümkün değil. Yağarsa gelin bizim yüzümüze tükürün” demiş gibi..

BÖN BÖN YÜZÜNÜZE BAKMAKLA YETİNİYORLAR

Bu kadar kesin bir bilimsel çalışma varmış gibi..

Algı üretiyorlar.

Tıpkı Darwin teorisinde yaptıkları hokkabazlığı.

Her konuda hayata hakim kılmaya çalışıyorlar.

Darwin teorisi, adı üstünde bir teori.

Bilimsel bir ispatlığı sözkonusu değil..

Ama bunlar, “Okullarda Darwin teoorisi sadece okutulmalı, çünkü bu bilimin gereğidir” diyorlar..

“Haydi laboratuvara gir, bize Darwin teorisini bilimsel olarak ispat et” diyorsunuz.

Bön bön yüzünüze bakmakla yetiniyorlar..

ŞİMDİ YENİ PUTLARI: METEOROLOJİ

Sen, bir teori olarak Darwin’in tezini anlat.

Ama ben de, inancımın da gereği olan, Yaratılış’ı anlatayım..

Buna bile tahammül edemiyorlar..

Şimdi yeni putları, meteoroloji..

Meteoroloji, 15 günlük tahmin yayınlamış.

“Darwin teorisi”ne; “adı üstünde teori” dediğimiz gibi..

KARŞIMIZA GEÇİP KAHKAHA ATIYORLAR

“Meteoroloji tahmini”nde de.. “Adı üstünde tahmin” diyoruz..

O tahminlerin, ülkemizin, ülkemiz insanlarının, ülkemiz varlıklarının hayrı için tebdilini Yaratan’dan istiyoruz..

Geçip karşımıza “kahkaha” atıyorlar..

“Aslında meteorolojiden bilgi çalıp, yağmur duasına çıktığınızı söyleyecektim. Meteoroloji yağmur tahmininde bulunduğu için, siz de fırsattan istifade, ‘biz dua ettik, yağmur yağdı’ demek için, hemen duaya kalktığınızı söyleyecektim.. Ama meteoroloji 15 gün yağmur yok dediğine göre, bunu de becerememişsiniz. Faka basmışsınız” diyenler..

İNANÇLARI YOK DA UTANMALARI DA YOK

Yağmur duasının hemen ertesinde başlayan yağmurlarla, kendileri faka bastılar..

Tamam, inançları yok da..

Utanmaları da yok..

İnanç yönü bir kenara..

Bilimsel görüşe azıcık saygıları olsa..

“Meteoroloji ne derse odur” tezini dillendirmezler..

“Meteoroloji, büyük oranda tahminlerini, kendi tecrübesi ile orantılı, başarı seviyesi ile orantılı olarak tutturabilir.. Ama ‘tutturabilir’in içinde, küçük bir ihtimalle de olsa.. Tutturamama ihtimali de vardır” demeleri gerekir..

Demiyorlar..

Adeta meteorolojiye tapmaya kalkıyorlar..

Tahminden çok öte, o açıklamaların bilimsel kesinlik taşıyan bilgiler olduğu gibi bir algı üretmeye çalışıyorlar..

Sonrasında da..

Yanıldıkları ortaya çıkınca..

Bunu unutturup, bir başka konudaki ateizm propagandası ile tekrar karşımıza çıkıyorlar..

Elhamdülillah, fitnecilerin, inançsızların, dindar insan düşmanlarının tüm söylemlerine rağmen..

Küçük küçük siyasi ihtilafları, devleştirerek, “Uçak yok. Helikopter yok” diyerek, sanki bu siyasi iktidar, bu ülkeyi 19 yıldır yönetmiyormuş da, ilk defa bir afetle karşılaşılmış, bu afette mevcut iktidarın sonu olacakmış gibi takdim yapsalar da..

Orman yangınları da, büyük oranda kontrol altına alındı..

ÜLKEMİZ İÇİN DUA EDELİM

Şimdi Can Ataklı’nın malum “Büyük çok büyük bir felaket lazım. Başka türlü Erdoğan’ı sandıkta deviremeyiz” sözlerinin gerçekleşeceği  yeni felaketleri arzu edenler bekleyedursun.

Biz; ülkemiz için dua edelim..

Biz; hayır yolunda çalışanların ayaklarına taş değmemesi için, niyazda bulunalım..

Fitnecilerin de tuzaklarının başlarına geçmesi için, Allah’tan yardım isteyelim..