Fırsatçılar hazırda bekledi: İşte ayçiçek yağı spekülasyonunun perde arkası!

Hasan Öztürk bugünkü yazısında ayçiçek yağı spekülasyonuna değinerek, ihracatına kısıtlama, ithalatına da sıfır vergi getirilmesine rağmen iç piyasaya yüksek ücretten yağ satmak için ayçiçek yağı stokları tükendi tezinin işlendiğini yazdı.

ABONE OL
GİRİŞ 08.03.2022 11:17 GÜNCELLEME 08.03.2022 11:59 GÜNCEL
Fırsatçılar hazırda bekledi: İşte ayçiçek yağı spekülasyonunun perde arkası!

Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk bugünkü, "İhracatına kısıtlama, ithalatına sıfır vergi getirildiği gün “ayçiçek yağı kıtlığı” öyle mi" başlıklı yazısında, dışarıya daha pahalıya ayçiçek yağı satmak için, iç piyasaya mal vermek istemeyenlere yönelik 4 Mart'ta bir düzenleme yapıldığını vurgulayarak, birtakım çevrelerin son günlerdeki ayçiçeği spekülasyonu ile ellerindeki ayçiçek yağı stoklarını “yüksek ücretten” sattığını ve satmaya da devam ettiğini ifade etti. 

Hasan Öztürk, bugünkü köşe yazısında 'ayçiçek yağı fırsatçılarını' ve Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin rolünü yazdı:

Türkiye’de birkaç “sarı bidon” ile kurgulanan oyun, satır arasında kalmış bir düzenlemeyi “çıkarlarına ters bulan” çevrelerce yapılmış olmasın sakın?

ÖNCE GÖZDEN KAÇAN BİR HABER: AYÇİÇEK YAĞI İHRACATINA KISITLAMA GETİRİLDİ

04.03.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Ocak ayında 20 tarım ürününün ihracatında dönemsel düzenleme yapmaya yetkilendirilen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetki kapsamı genişletildi. Listeye, ayçiçeği tohumu, yağı ve mısır ihracatına kısıtlama da eklendi.

Yani “Ayçiçek yağı stokları tükendi” haberinin yayılmasından 2 gün önce “Ayçiçek yağı ve tohumu ihracatı”na kısıtlama getirilmiş oldu.

Habere devam edelim…

Şubat ayında da yine 20 ürüne ilişkin yetki alan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, cuma gününden itibaren zeytinyağı, fasulye ve kırmızı mercimek ihracatına da kısıtlama getirilmişti.

“İHRACAT KISITLAMASI”, İÇ PİYASADAKİ TALEBİ KARŞILAMAK İÇİN

Böylece, raflardaki fahiş fiyat ile mücadelede, “ihracat kısıtlaması” yolu ile iç piyasadaki arz -talep dengesi sağlanmak istendi.

Ama olmadı..!

Neden?

Çünkü hem ihracatçımız hem perakendecimiz, üç peş kuruş değil, üç beş milyon kazanç hesabı yapmaya devam ediyor!

Bakanlık; pirinç, buğday ve mısır unu, mısır irmiği, buğday irmiği, aşurelik buğday, soya yağı, ayçiçeği tohumu yağı ve mısır ihracatına da kısıtlama getiriyor. Ama arz patlaması yaşanması beklenirken tam tersi oluyor.

AYÇİÇEK TOHUMU VE YAĞINA İTHALATA DA SIFIR GÜMRÜK VERGİSİ DÖNEMİ BAŞLAMIŞKEN…

Bu arada aynı gün yani 4 Mart 2022 günü, ithalat rejimi kararında değişiklik yapılarak, ayçiçeği, mısır, kolza ve palm yağı gibi ürünlerde 30 Haziran 2022’ye kadar gümrük vergisi sıfırlandı.

İç piyasadaki talebi karşılamak için ithalat yapmak isteyenlere de büyük kolaylık sağlandı. Devlet kendi payı olana “gümrük vergisi”nden feragat etti.

Tüm bunların sonunda ne beklenir?

Elbette iç piyasada ihracatına kısıtlama getirilen, ithalatında gümrük vergisi sıfırlanan ürünlerde bir bolluk ve ucuzluk; öyle değil mi?

Hayır, tam tersi oldu?

Hatta daha da kötüsü oldu. Sanki ayçiçek yağı stokları tükenmiş gibi bir algı.

Bir perakende marketi açılışta promosyon ürünü olarak ucuz ayçiçek yağı dağıttı, izdiham yaşandı. Bir ihtiyacı olan 10 yağ bidonunu kucaklayıp sırada birbirini ezdi.

Bu görüntü üzerinden, “Ayçiçek yağı stokları tükendi” tezi işlendi.

BAŞINDAN BU YANA TEMEL TARIM ÜRÜNLERİNDE İHRACATA KISITLAMA İSTİYORUZ, ÇÜNKÜ…

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır.

“Temel gıda ürünlerinin ihracatına kota istiyorum; çünkü…” başlığı ile 1 Şubat’ta bir yazı yazmıştık.

Tam da yukarıdaki Kararname’ye benzer gerekçelerle, temel gıda ve tarım ürünleri için ihracat kısıtlaması gerektiğini uzun uzun yazmıştık. Yazının ana fikrini şu cümle özetliyor:

“Ürettiğinin tamamını dış piyasaya verenler, aynı ürünün içerideki fiyatını dolaylı da olsa artırıyor” (Yazın tamamı için: https://www.yenisafak.com/yaza... )

“DIŞARIYA 220 TL’YE SATTIĞINI İÇERİYE 180 TL’YE VERMEK İSTEMİYOR”

Geçtiğimiz hafta marketleri olan bir dostum ile uzun bir söyleşi yaptım. O söyleşinin bir bölümünde şöyle bir cümle kurdu: “Bizim aynı zamanda Akhisar’da zeytinyağı fabrikamız var. Başında da bir yeğenim bulunuyor. Yeğenim bize zeytinyağı vermek istemiyor. Çünkü iç piyasaya 180 TL’ye verdiği zeytin yağını dışarıya 220 TL’ye satıyor. O yüzden hep dışarıya satmak istiyor.”

Mesele işte tam da bu!

***

Dışarıya daha pahalıya satmak için, iç piyasaya mal vermek istemeyenlere yönelik idare bir düzenleme yaptı. Aynı zamanda, dışarıdan ithalat yapmak isteyenlere de gümrük vergisini sıfırlayarak teşvik etti.

Bu düzenlemeden sonra iç piyasada arz fazlalığı olacağını bilen birtakım çevreler, ellerindeki ayçiçek yağı stoklarını “yüksek ücretten” sattı, satıyor.

“Sarı bidonların kapışıldığı görüntülerden sonra” başlayan tartışmada durum benim veçhemden budur.

Haksız mıyım?

Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin rolü

“Yabancı savaşçılar Ukrayna’da”, “Kiev şehir savaşına hazır”, “Amerika Ukraynalılara 18 aylığına geçici koruma statüsü tanıdı”, “Amerika’nın Zelenski’nin öldürülmesi durumunda planı hazır” gibi haberleri gördükçe Rusya-Ukrayna savaşının nereye evrileceğini tahmin edebiliyoruz. Çünkü biz güney komşumuz Suriye’de neler olduğunu biliyoruz ve unutmadık.

Böyle bir atmosferde, Türkiye’nin ve Türk milletinin çıkarları neyi gerektiriyorsa onu istemekteyiz. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile konuşabilen ender ülkelerden olduğunu da görüyoruz. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Putin ve Zelenski ile yaptığı görüşmelere paralel olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun olağanüstü gayretini takip ediyoruz. Antalya’da Rus ve Ukrayna mevkidaşları Lavrov ve Kuleba’yı aynı masaya oturtacak olmasını çok önemli buluyorum.

Bu arada, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ın, Ukrayna’daki vatandaşlarımızın tahliyesi için Türkiye’nin gösterdiği olağanüstü çabayı Hürriyet’e verdiği mülakatta okudum. Memleketimizle gurur duyuyoruz.

Siz de duyunuz.

KAYNAK : Yeni Şafak