Erdem Beyazıt için son görev

Şair ve düşünce adamı Erdem Beyazıt son yolculuğuna uğurlandı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Kültür Bakanının tabutunu omuzladığı Beyazıt'ın cenazesi yaşayan şairleri gururlandırdı.

ABONE OL
GİRİŞ 08.07.2008 06:33 GÜNCELLEME 08.07.2008 06:33 GÜNCEL
Erdem Beyazıt için son görev

Musa İğrek'in haberi

Cumartesi günü dünyaya veda eden usta şair Erdem Bayazıt, dün Eyüp Sultan Camii'nden ebedi yurduna uğurlandı. İkindi namazının ardından kaldırılan cenazesinde, dostları, okurları, sevenleri, kısaca ona 'ağabey' diyen herkes vardı.

Gözlerinde, iyi bir adamı uğurlamanın hüznü, ona haklarını helal ettiler. Kendi ölümü üstüne yazdığı bir şiirde şöyle dizeler geçiyordu: "Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar / -Yaşayıp gidiyorduk yahu / Ne vardı acele edecek / diyecekler." Bu evrensel bir gerçek olsa ve bütün ölümlere alışılsa da dostları onu unutmanın imkansız olduğunu biliyordu. Onu, Hz. Peygamber'in ölümünü anlattığı bir şiirinde, Hz. Ebubekir'e söylettiği sözlerle, o dokunaklı dizelerle uğurlamak belki de en güzeliydi: "Hayatında güzeldin / Ölümünde güzelsin / Öldün / Bir daha ölmeyeceksin" Erdem Bayazıt, hemen herkesin tanıklığıyla, hayatında güzel, ölümünde güzel bir insandı.

Bir süredir kanser tedavisi gören usta şair Erdem Bayazıt'ın cenazesi devletin zirvesini de bir araya getirdi. Eyüp Sultan Camii'ndeki cenaze törenine eşi, çocukları ve yakınlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, çok sayıda bakan, milletvekili ve siyaset adamıyla, kültür-sanat camiasından pek çok isim katıldı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında avluyu dolduran kalabalık Bayazıt'ı bu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Bayazıt'ı Türkiye'nin dört bir yanından uğurlamaya gelenler arasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, İstanbul İl Kültür Müdürü Ahmet Emre Bilgili, edebiyat dünyasından Ebubekir Eroğlu, Rasim Özdenören, Arif Ay, İhsan Deniz, Ömer Erdem, Mehmet Aycı, Nazif Gürdoğan ve D. Mehmet Doğan gibi çok sayıda isim vardı. Cenazeye katılan Enerji Bakanı Hilmi Güler, "Hepimizin ağabeyiydi, çok alçak gönüllü biriydi. Aynı zamanda düşünce adamı ve usta bir şairdi. Ondan feyz alanlar ona layık olmaya çalışacaklar. Onun ardında hoş bir sada bırakıp gitti." dedi.

Cenaze namazını İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı kıldırdı. Şairin şiiriyle konuşmasına başlayan Çağrıcı, "Bizim medeniyetimizden bir insandı. Çok örnek bir isimdi, hakkını vererek güzel hayat yaşadı. Bu dinin güzel bir mensubu, bu milletin iyi bir temsilcisiydi. Allah ona iyi bir hayat yaşattı, ardında iyi eserler bıraktı. Yeri zor doldurulacak bir şair." dedi.

Cenaze namazının ardından Eyüp Müftüsü İsa Güler'in yaptığı dualara avludaki kalabalığın hepsi iştirak etti. Bayazıt'ın naaşı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın omuzlarında avludan çıkarıldı ve ardından Eyüp Sultan Mezarlığı'na defnedildi. Cenazeyi geniş bir medya topluluğu takip etti. Usta şair, bu yıl 50. sanat yılını kutlamıştı. En çok bilinen şiirlerinden birinde dediği gibi, 'ölümsüzlüğü tattı' bunu yaşarken de dostları ve sevenleri onu yalnız bırakmadı. Anlaşılan o ki Erdem Bayazıt bir neslin ağabeyi olarak senelerce anılacak.

VEDA

Bu şehirden gidiyorum
Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
Gururu yıkılmış soy atlar gibi
Bu şehirden gidiyorum

İnsanlar taş gibi bana yabancı
Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlarda
Bir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsa
O ışıksız pencereden
Ben onu bile bile duymuyor gibiyim.

Bu şehirden gidiyorum
Gömerek geceyi içime
Sabahın hüznünü beklemeden
Gidiyorum bu şehirden.

  -BAYAZIT'IN ÖZ GEÇMİŞİ-       

Kahramanmaraş'ta, 1939 yılında doğan Erdem Bayazıt, ilk ve ortaöğrenimini burada tamamlayarak 1971'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

Kurucusu olduğu Akabe Yayınlarının ve Mavera dergisinin yönetimini üstlenen Bayazıt'ın, ilk şiir kitabı ''Sebeb Ey'' 1972 yılında Edebiyat Yayınları arasında yayımlandı. Son şiirleri ''Risaleler'' adı altında 1987'de Akabe Yayınlarından çıktı.

1981 yılı Temmuz ayında Ajans 1400 adlı bir firmanın film ekibiyle beraber Afganistan'a doğru yola çıkan şair, Şenol Demiröz, Yücel Çakmaklı, Ahmet Bayazıt, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu'ndan oluşan çekirdek bir kadro ile Pakistan'ın Peşaver kenti başta olmak üzere İran, Hindistan ve Afganistan içlerini gezerek izlenimlerini ''İpek yolundan Afganistan'a'' adlı eserinde topladı. Bu eserle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü'nü kazandı.

1984'te Akabe Anonim Şirketinin İstanbul'a taşınması kararıyla bu görevini devrederek yeniden memurluğa dönen Bayazıt, DPT'ye sözleşmeli personel olarak girdi.

Şair, daha sonra bu görevi bırakarak 1987 yılı seçimlerinde Anavatan Partisi'nden Kahramanmaraş milletvekili seçilerek, TBMM'nin 18. Dönemi'nde Milli Eğitim ve Çevre komisyonlarında görev aldı.

<>

Evli ve dört çocuk babası olan Bayazıt'ın şiir ve yazıları Açı, Hamle (Kahramanmaraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece dergilerinde yayımlandı.

(ZAMAN)