Galata'da Büyük Gazze buluşması! Kaç kişinin katıldığı belli oldu
Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek amacıyla "Büyük Gazze Yürüyüşü" düzenlendi. Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 bin kişinin katıldığı bildirildi.
ABONE OLİstanbul, bu sabah bir kez daha Gazze'nin sesi olduğunu tüm dünyaya gösterecek. "Susmuyoruz, Sinmiyoruz, Filistin'i Unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenen program için önce Sultan Ahmed Cami, Ayasofya Cami, Yeni Cami, Süleymaniye Cami'nde sabah namazı kılındı. Namaz sonrası 08.30'da başlayan yürüyüş "Şehitlerimize Rahmet, Filistin'e Destek" sloganıyla Galata Köprüsü'nde devam etti.
Yürüyüşle alakalı tüm gelişmeleri bu haberimizden takip edebilirsiniz.
Filistin'deki katliama "dur" demek için yeni yılın ilk gününde Galata Köprüsü'nde düzenlenen eyleme kaç kişinin katıldığı belli oldu. Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 bin kişinin katıldığı bildirildi.
Filistin'e destek için Galata Köprüsü'ndeki yürüyüşe katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat "İsrail bu soykırımla tarihe lanetlenen bir ülke olarak geçti. Netenyahu hükümeti bu katliama imza attı" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da yürüyüşe katıldı. Burada basın mensuplarına açıklama yapan Bakan Bolat "Galata Köprüsü'ndeyiz. Programda büyük bir heyecan var, iştirak var, katılım var. Onlar orada canlarıyla, mallarıyla, hürriyetleriyle büyük bedeller ödediler.
72 bin şehidimize Allah rahmet eylesin. Çok büyük acılar çekildi, çok büyük yıkım var. İsrail bu soykırımla tarihe lanetlenen bir ülke olarak geçti. Netanyahu hükümeti bu katliama imza attı. Ama Allah ezilenlerle, inananlarla, haklı olanlarla beraberdir ve inşallah bu Şarm El-Şeyh’te varılan ateşkes anlaşması ve şimdi ikinci aşamaya geçişle beraber Gazzeliler muhteşem, tarihe geçen direnişleriyle zafere ulaşacaklar. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye devleti, milleti, halkı hep birlikte, hükümet hep birlikte onların bu şanlı direnişinde yanlarında yer aldık, yer almaya da devam edeceğiz" dedi.
Galata Köprüsü'nde düzenlenen Büyük Gazze Yürüyüşü'ne katılan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, Ülke TV'ye konuştu. Ateşli, "Zalime karşı ses vermedikçe daha fazlasını yapıyorlar. Susarsak yarın başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok" dedi.
İstanbul Galata Köprüsü, Filistin'e destek amacıyla düzenlenen 'Büyük Gazze Yürüyüşü' için tarihi günlerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde yağmura ve soğuğa aldırış etmeden akın akın alana gelen vatandaşlar, Gazze'deki soykırıma karşı tek ses oldu. Etkinlik alanında Ülke TV yayınında değerlendirmelerde bulunan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, küresel vicdanın uyanışına ve Türkiye'nin tarihi sorumluluğuna dikkat çekti.
"DÜNYA FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARIN SESİYLE UYANIYOR"
Filistinli çocukların haykırışının tüm dünyada bir farkındalık oluşturduğunu belirten Osman Ateşli, bu uyanışın artarak devam edeceğini vurguladı. Ateşli, "Bütün dünya uyanıyor aslında. Bu zalimler zulümlerini yürütmeye çalıştıkları sürece, bu sorumlu kalan insanların sayısı daha da artacak. Dünyanın daha yaşanabilir olması için insanlar bu sorumluluk bilinciyle o sesi verecekler" ifadelerini kullandı.
İNSANLIĞI BİRLEŞTİREN KÖPRÜ
Galata Köprüsü'ndeki atmosferi "insanlığı birleştiren bir köprü" olarak nitelendiren Ateşli, katılımcıların Gazze halkının yalnız olmadığını hissettirdiğini söyledi. Ateşli, "Şu anda çadırlarında, yağmur suları altında uyumaya çalışan bebeklerin olduğunu unutmuyorlar, biz de unutmayacağız. Buradaki selam Gazze'ye gidiyor. Adeta güneşin doğduğu bir Galata Köprüsü değil de, güneşin doğduğu bir Gazze olacak gibi bir umut ışıldıyor" dedi.
"SUSARSAK YARIN BİZİM BAŞIMIZA GELMEYECEĞİNİN GARANTİSİ YOK"
İsrail zulmüne karşı sessiz kalmanın tehlikelerine işaret eden Ateşli, Türk milletinin tarih boyunca mazlumun yanında durduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu:
"Biz ses vermedikçe onlar daha fazlasını yapıyorlar, daha fazla kötülük yapmaya çalışıyorlar. Biz kötü insanların karşısında iyi insanlar olarak kenetlenmeliyiz. Gazze için hep birlikte nerede durduğumuzu göstermemiz lazım. Susarsak yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok bunların. Coğrafyamız sürekli savaşlar üreten bir coğrafya ama bu sağlam duruş hepimiz için çok önemli."
Mescid-i Aksa ve Kudüs'ün özgürlüğü için mücadelenin süreceğini belirten Ateşli, bölgenin kutsiyetine dikkat çekti. Ateşli, "Burası hepimizin, Hz. İbrahim Peygamber'den, Hz. Süleyman Peygamber'den beri bizlerin mabedi. Bu mabetlerimize sahip çıkmamız lazım. O kirli postalları çiğnetmememiz lazım. Bu mücadelenin bir parçası olmak kadar kutsal bir görev yok" şeklinde konuştu.
"DAHA ÇOK BAĞIRACAĞIZ"
Konuşmasının sonunda medyanın ve bireylerin sorumluluğuna değinen Osman Ateşli, Gazze'nin sesi olmaya devam edeceklerini yineledi. Ateşli sözlerini şöyle tamamladı:
"Yarın da susmayacağız ve daha çok bağıracağız. Sesimiz çıksın istiyoruz, daha çok güçlenelim istiyoruz. Çünkü bizim sesimiz kısılırsa onların sesi daha çok çıkacak. Yapabileceğimiz tek şey bu; daha çok konuşmak, daha çok haykırmak. Diliyorum ki 2026 tamamen bu soykırımın sonlandığı ve 2027'nin başında da daha müjdeli bir coşkuyla kutlayabilmek nasip olsun."
Filistin'deki katliamın durdurulması amacıyla 400'den fazla sivil toplum kuruluşunun iştirakiyle Galata Köprüsü'nde düzenlenen eylemde konuşan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı İbrahim Beşinci, "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var." dedi.
Beşinci, İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında, TÜGVA öncülüğünde "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla yapılan eylemde yaptığı konuşmasına, Türkiye'yi canı pahasına koruyan şehitleri rahmetle anarak başladı.
Eylem alanında toplananlara hitap eden Beşinci, "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor." açıklamalarında bulundu.
Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
Beşinci, "Sizlere sormak istiyorum. 'Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs'e feda olsun' diyerek tüm ailesini Filistin'e adayan İsmail Haniye burada mı? 'Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum' diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? 'Karadan, denizden ya da havadan diyerek' düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?" şeklinde konuştu.
Yalova'da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'in de isimlerini anan Beşinci, "Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?" diye seslendi.
Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, "Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi." dedi.
Birleşmiş Milletleri de eleştiren Beşinci, şunları söyledi:
"Ey BM, 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışın teminatı olarak kurulmamış mıydınız? Küresel adaleti tesis etmeyecek miydiniz? Dil, din, ırk, herkes eşit değil miydi? Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkı olmayacak mıydı? Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğmamış mıydı? Buradan tüm dünyaya sesleniyorum, İnsan Hakları Beyannamesi ile ortaya atılan maddelerin tamamı Gazze topraklarında ihlal edilmedi mi? Duymadınız mı, görmediniz mi? Yazıklar olsun! Vallahi yazıklar olsun, billahi yazıklar olsun! Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yakıp yıktınız, yazıklar olsun! Suyu, elektriği, ilacı, silah yaptınız, yazıklar olsun! Ölümü, sürgünü, esareti, kader gibi sundunuz, yazıklar olsun! Hayatı, umudu, geleceği çaldınız, yazıklar olsun!"
Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." dedi.
TÜGVA Başkanı Beşinci, eyleme katkı sağlayan 400'e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Gazze'deki bir savaş değil bir soykırımdır." dedi.
Bilal Erdoğan'ın açıklamalarından satır başladı:
"Rabbim bu millet için gecesini gündüzüne katarak çalışan başta cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yöneticilerimize güç kuvvet versin.
Gazze'de yaşanan asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldı bir soykırımdır.
Bu soykırım yalnızca on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor bu soykırım susuzluk yapılıyor soğukla yapılıyor. İnsani yardımların engellenmesi ile yapılıyor. Bugün Filistin'de kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var. Ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki Netanyahu eşkıyasını Rabbimiz Kahhâr ismi şerifi ile kahru perişan eylesin. Sivillerin hedef alınması, orantısız güç kullanılması açık savaş suç unsurudur. Bu suçlar merkezi kararlarla yönetilmektedir. Bunlar bir çatışma değildir, devlet gücü ile inşa edilen modern bir yok etme siyasetidir.
Bir ayrımı muhakkak yapmalıyız. Müslüman Türk milleti olarak bugün Galata Köprüsü'nde toplanmış olan insanlık ittifakının üyeleri olarak meselemiz bir dinle değil meselemiz bir halkla değil peygamberimizin bize örneklerinin bizi getirdiği noktada o günden bugüne hiçbir Müslüman hükümdar yoktur ki milletini şu dinin mensubu bu dinin mensubu diye ayırt etsin.
Gazze'nin inşası İsrail'in vereceği tazminatla yapılmalıdır. İsrail tarafından silahlandırılan yerleşimciler, Batı Şeria'da Filistinlileri hedef almaktadır ve bu birbirinden kopuk değildir. Filistin'in toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelemize ara vermeyeceğiz. Bu soykırım sürecinde Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan ne diyecek diye herkes takip etti. Türkiye artık güçlü bir Türkiye. Ticaretin devam ettiği yalanlarının aksine, lehimize olmasına rağmen İsrail ile ticareti kestik. Gazze'ye en fazla yardımı ulaştıran ülke olduk. Korkmadan Hakkı'ı haykırdık. Bu milletin tarihinden gelen bir duruştur. Bizim milliyetçiliğimiz zulme karşı dik durma anlayışıdır.
Şimdi mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Zulüm sadece silahla değil para akışıyla sürüyor. Boykotla zulmün devam etmesine dur diyeceğiz. Burada bulunan sizler, insanlığın vicdan tarafında saf tuttunuz. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutturmayacağız. Biz mücadelemizden Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar sürdüreceğiz inşallah. Barışın güvercini olan milletimiz, gerektiğinde savaşın kartalı olmaktan geri durmamıştır, durmayacaktır."
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç "Yılın ilk gününde İstanbul'dan, İstanbul'un büyük bir katılımıyla Gazze'nin Filistin'in sesi oluyoruz. Buradan Türkiye'den insan haklarının ve Filistin'deki devam eden zulmün sona erebilmesi için bütün dünyaya sesleniyoruz. 1 asırdan bu yana işgal politikalarının sona ermesi uluslararası hukukun işleyebilmesi ve oradaki katliamın sona erdirilmesi olarak İstanbul'dan sesimizi duyuyoruz. Milli İrade Platformu'na çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri sabah namazını Karaköy Arap Camisi'nde kıldıktan sonra vatandaşlarla birlikte Galata Köprüsü'ne doğru yürüdü.
Yürüyüş esnasında basın mensuplarına açıklama yapan Bilal Erdoğan, yeni yıla Filistin için dua ederek başladıklarını, senenin ilk sabahında camilerde buluşup yeni yıl için hayır dualarını birlikte yapmanın önemli bir manevi güç olduğunu bilmek gerektiğini ve milletin buna inandığını söyledi.
Erdoğan, "Bir taraftan Filistin'deki mazlumlar için dua ediyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi anıyoruz elbette. Öbür taraftan da '2026 yılı bütün milletimiz için, Filistinli mazlumlar için hayırlar getirsin' diye birlikte dua ediyoruz. Bütün katılanlara, bu dualara el açanlara ve destek verenlere çok teşekkür ediyoruz." dedi.
Bilal Erdoğan, "Her geçen sene, bir önceki seneye göre daha geniş katılımla, ortak müştereklerimizin ne denli güçlü olduğunu milletçe hissettiğimiz bir sabah olduğunu hissediyoruz. Onun için de çok mutluyuz. İnşallah Rabbim bu milletin bu duruşunu bizlere göz aydınlığı olarak bu sene nasip eder, Filistinli kardeşlerimize özgürlük olarak nasip eder, Kudüs'ün özgürlüğünü bizlere nasip eder." diye konuştu.
CEYLAN'DAN AÇIKLAMA
ÖNDER Genel Başkanı Ceylan da, yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü'nden yüz binlerle birlikte çok büyük bir mesaj verdiklerini ve seslerini yükselttiklerini dile getirdi.
Buraya çok ciddi bir vicdan seli aktığını söyleyen Ceylan, "İsrail'in zulmünün, zalimlerin bu vicdan selinin önünde durması mümkün değil. 2026, Allah'ın izniyle dünyanın en büyük kanser hücresi olan siyonizmin biteceği yıl olacak. Buna inanıyoruz. Gazze'deki mazlumların ahı artık arşı aştı. Zulüm her yana yayıldı ve tüm dünya insanları, vicdan sahipleri ayağa kalktılar." ifadelerini kullandı.
Ceylan, "Bugün sadece Türkiye'de, İstanbul'da yüz binler Galata'ya akıyorlar ama dünyanın dört bir yanında yeniden hareketlilik başlayacaktır ve 2026 Allah'ın izniyle adalet ve merhamet temelli bir dünyanın kurulduğu yepyeni bir yıl olacak bizler için." şeklinde konuştu.
Gazze için toplanan kalabalığın sokaklara sığmadığını kaydeden Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni yılın ilk saatlerinde İstanbul'da güçlü bir sesle Gazze'nin kurtuluşuna nasıl katkı sağlarız, dünyaya sesimizi nasıl duyururuz bunun gayreti içindeyiz. Allah'ın izniyle Gazze özgürlüğüne kavuşacaktır. Dünyada çok büyük bir uyanış olmuştur. Biz bunu esnetmeden sıkı tutmaya devam edeceğiz ve inşallah Gazze'nin kurtuluşunu beraber görmüş olacağız."
Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek amacıyla düzenlenecek Büyük Gazze Yürüyüşü'ne saatler kala yoğun güvenlik önlemi alındı.
Yürüyüşe katılanlar erken saatlerde miting alanına gelmeye başladı. Sabah namazından sonra Ayasofya Cami, Sultanahmet Cami, Yeni Cami ve Süleymaniye Cami'nden kortejler hareket edecek.
Kortej, Galata Köprüsü'ne ulaşmak üzere tramvay yolu istikametinde yürüyüşle miting alanında son bulacak.
İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında, Filistin'deki katliama "dur" demek amacıyla İstanbul'daki Galata Köprüsü'nde düzenlenecek yürüyüşe katılacak olanlar toplanmaya başladı.
Yaklaşık 400 sivil toplum kuruluşunun (STK) katılımıyla, Galata Köprüsü'nde "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenecek yürüyüş için vatandaşlar Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ile Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye camileri ve Eminönü Yeni Cami'de sabah namazı öncesi bir araya geldi.
Filistin'e destek için camilerin önündeki alanda toplanan vatandaşların ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olduğu görüldü.
Soğuk havaya rağmen katılımın yoğun olduğu, geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Sultanahmet Meydanı'nda katılımcılara sıcak ikramlarda bulunuldu.
Katılımcılar, sabah namazı sonrası protokoldekilerle eyleme katılmak için Galata Köprüsü'ne yürüyecek.