İBB’den medyaya baskı babaya itham! Kreşteki rezaleti mağdur aileye yıktılar

İBB’ye emanet edilen 3 yaşındaki çocuğun bedenindeki darp izleri tutanaklara geçerken, belediye yönetimi prestij korkusuyla sansüre girişti. Şiddeti reddeden İBB, şeffaf soruşturma yürütmek yerine aileyi itibarsızlaştırmayı tercih etti.

ABONE OL
GİRİŞ 27.01.2026 14:15 GÜNCELLEME 27.01.2026 15:47 GÜNCEL
İBB’den medyaya baskı babaya itham! Kreşteki rezaleti mağdur aileye yıktılar
  • Haber7 - ÖZEL

Belediyelerin kreş açamayacağına dair mevzuatı “Çocuk Etkinlik Merkezi” adı altında illegal şekilde delen CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kreş sistemindeki rezaletler ortaya çıktı.

İBB’ye ait Eyüpsultan’daki korsan kreşte şiddet ve istismar skandalı patlak verirken, belediye yönetiminin hassas olayı bütün yönleriyle irdelemek yerine dosyayı kapattığı ortaya çıktı. Rezaleti gündeme taşıyan medya kuruluşlarına ihtarname göndererek sansür isteyen İBB, “Titizlikle incelenen kamera kayıtlarında iddiaları destekler nitelikte herhangi bir bulguya rastlanmamıştır” ifadesiyle skandalın üzerinin örtüldüğünü ilan etti.

ÇOCUĞUN TRAVMASINI YAZMAK İBB’NİN İTİBARINI ZEDELEMİŞ

Haber7’nin İBB kreşinde 3 yaşındaki U.B.'ye taciz ve işkence iddialarına ilişkin haberlerinden rahatsız olan belediye yönetimi, içeriğin kaldırılması için sözde tekzip metni gönderdi. Her ayrıntısı tüyler ürperten rezaletin bütün yönleriyle aydınlığa kavuşturulması için yayımlanan haberlere savaş açan İBB, mağdur çocuğa yaşatılanların anlatıldığı haberimizin “kurum itibarını zedeleyici nitelikte” olduğunu öne sürdü.

İBB çocuk istismarında kendini aklamaya çalıştı: Kamera kayıtları yanlış çıktı!

Prestij kaygısını çocuk güvenliğinin önüne geçiren İBB’nin önceliğinin çocuğun yaşadığı iddia edilen dehşeti aydınlatmak değil, kurumun prestijini ve “itibarını” korumak olduğu gönderilen ihtarnamede açıkça görüldü. Medyaya gönderilen metinde, İBB’ye emanet edilen çocuktan ziyade “müvekkil idarenin hakları” vurgulandı.

İhtarnamede haberin yayınının durdurulmasının yanı sıra internetteki arşiv kayıtlarının da silinmesi istenerek tam bir sansür mekanizması işletilmeye çalışıldı.

Tekzip metninin satır araları ise İBB’de yuvalanan zihniyetteki çarpık anlayışı ele verdi.

‘KONUYU MEDYAYA TAŞIYACAĞIM’ SÖZÜ TEHDİTMİŞ

İBB’nin hak aramayı tehdit saydığı, mağdur babanın çığlığının suç gibi gösterdiği belgelendi.

İBB’nin sözde tekzip metninde, çocuğunun hakkını arayan ve olayı kamuoyuna duyuracağını söyleyen acılı baba, “kurumu tehdit etmekle” suçlandı. Hedef saptıran İBB, adalet arayışını suç unsuru gibi yansıtan İBB’nin resmi belgesinde, “Görüşmeler sırasında kurum personeline ve yürütülen sürece yönelik örtülü ve açık tehditler ile konunun medya ve siyasi mecralara taşınacağına dair ifadeler kullanıldığı kayıt altına alınmıştır” denildi.

İBB, kendi personeli tarafından 3 yaşındaki U.B.'nin vücudunda “morluk” tespit edildiğini ve bunun tutanak altına alındığını kabul etmesine rağmen, kamera kayıtlarında şiddete dair hiçbir bulguya rastlanmadığını iddia ederek büyük çelişkiye imza attı. İBB açıklamasında, “Çocuğun vücudundaki morluk görevli personel tarafından tespit edildiği an itibariyle tutanak altına alınmış; gerekli tespitler yapılmış ve aile bilgilendirilmiştir. /.../ titizlikle incelenen kamera kayıtlarında, iddiaları destekler nitelikte herhangi bir bulguya rastlanmamıştır” denildi.

MAĞDUR AİLEYE PSİKOLOJİK BASKI

Yaşanan travmanın sorumluluğunu üstlenmek yerine İBB, mağdur babanın “gerçeklik algısını” ve “ebeveynlik tutumunu” sorgulamaya kalktı. Acılı babanın tavrını tartışmaya açarak idari zafiyetin faturasını aileye kesmeye çalışan İBB, rezilliği açıklığa kavuşturmak yerine aileyi itibarsızlaştırmaya kalktı.

İBB açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Süreç boyunca çocuğun babasıyla gerçekleştirilen görüşmelerde; farklı tarihlerde iletilen beyanlar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu, sürekli değişkenlik gösteren ve suçlayıcı nitelik taşıyan yeni olay kurguları oluşturulduğu tespit edilmiştir. Şahsın söylem ve davranışlarındaki tutarsızlık ile gerçeklik algısıyla örtüşmeyen iletişim biçimlerinin; çocuğun fiziksel ve psikolojik güvenliği ile gelişimsel süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilecek bir ebeveyn tutumu teşkil ettiği gözlemlenmiştir.”

İBB kreşindeki istismarda Özgür Özel'in 35 kamera savunması çöktü!

NE OLMUŞTU

İstanbul Eyüpsultan’da İBB’ye bağlı “Yuvamız İstanbul” Çocuk Eğitim Merkezi’nde 3 yaşındaki çocuğa yönelik sistematik şiddet ve cinsel istismar iddiaları kamuoyunda infiale neden olmuştu. Küçük U.’nun vücudundaki darp izlerini fark eden ailenin hukuk mücadelesiyle başlayan süreçte, ses uzmanı olan babanın kamera kayıtlarındaki arka plan seslerini analiz ederek dehşet dolu çocuk çığlıklarını ve personelin galiz küfürlerini ortaya çıkarması skandalın boyutlarını gözler önüne sermişti. Mağdur çocuğun pedagog eşliğinde verdiği ifadede, spor öğretmeni ve diğer sınıf öğretmenleri tarafından maruz bırakıldığı kan donduran işkence ve taciz detayları, annesinin kreşi “Epstein Adası”na benzetmesine yol açmıştı.

Ayrıştırılan ses kayıtlarında, okulun üst katından gelen çocuk çığlıkları ve bir erkeğin, “Or… si… Yat aşağı, soyun, sesini çıkarma” şeklindeki galiz küfürleri net şekilde duyuldu. Kayıtlarda çocukların, “Öğretmenim yapma, U.’ya vurma, altıma yaptım” şeklindeki yalvarışlarının, okul personeli tarafından müzik sesi ve anonslarla bastırılmaya çalışıldığı tespit edildi. Savcılığın talimatıyla pedagog eşliğinde Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) ifadesi alınan 3 yaşındaki U. ise yaşadığı kabusu tüm çıplaklığıyla anlattı: “Spor öğretmeni arka bölgeme elini ve oyuncak at soktu. Cinsel organımı sıktı. E. ve E. öğretmenler de oradaydı.”

İBB kreşinde kan donduran iddia: 3 yaşındaki çocuğa taciz ve işkence

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adli görüşmeciler mağdur çocuğun kapasitesinin yaşıyla uyumlu olduğunu ve anlatımlarının “mantıksal bütünlük yönünden tutarlı, geçerli ve güvenilir” olduğunu raporlamıştı. Savcılık sevk yazısında, 3 yaşındaki çocuğun maruz kaldığı iddia edilen cinsel eylemler hakkında bu denli detaylı bilgi sahibi olmasının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu ve öğretmenlerine iftira atması için husumetinin bulunma ihtimalinin düşük olduğu vurgulanmıştı. Adli Tıp raporunda darp izleri doğrulanırken, çocukta gözlemlenen kekemelik, alt ıslatma ve regresyon gibi ağır travma belirtileri iddiaların vahametini desteklemişti.

İBB yönetiminin ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “35 kamera var, kör nokta yok” şeklindeki savunması, soruşturma dosyasındaki teknik incelemelerle boşa çıkarılmıştı. İncelemelerde olay tarihinde 35 değil 18 kamera açısının faal olduğu, savcılığa başlangıçta eksik görüntüler gönderildiği ve kayıtlarda zaman atlamaları ile boşluklar bulunduğu tespit edilmişti.

İBB kreşinde çocuğa darp ve istismar! Bakanlardan peş peşe açıklama: 'İhbarlar ciddi'

İBB’nin kamuoyunu ikna etmek için yayımladığı 1,5 dakikalık videonun ise olayın yaşandığı iddia edilen ikinci kat yerine zemin kattaki spor salonuna ait olduğu ortaya çıkarken, bir şüphelinin tutuklandığı adli süreç ve polis incelemeleri devam ediyor.

Yıllardır değişmeyen gerçek! Gazeteci Arseven küçükken yuvada uğradığı şiddeti anlattı!

KAYNAK : Haber7
Faruk Arslan Haber7.com - Özel Haber Sorumlusu

Editör Hakkında

İstanbul’da doğdu. Aslen Erzurumlu. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu. 2010 yılından bu yana gazete ve internet haberciliğinde. 2013-2022 yılları arasında Akit Medya bünyesinde birçok vazife üstlendi. Dosya haberleriyle ödül ve plaketler aldı. Alanında uzman isimlerle röportajlar, mülakatlar, beyanatlar gerçekleştirdi. Çeşitli kurum, kuruluş ve STK’lara metin yazarlığı desteği verdi. Alanıyla ilgili seminerlerde, konferanslarda, çalıştaylarda, panellerde yer aldı. Uluslararası Medya Enformasyon Derneği ve İletişim Platformu Derneği üyesi. Kasım 2022’den beri Haber7 kadrosunda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR