Ağırlaştırılmış müebbet istenmişti: Ayşe Barım davasında karar günü!
Menajer Ayşe Barım hakkında, iddianamede 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı, savcının mütalaasında "ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası" talebi sonrası bugün davada kararın çıkması bekleniyor.
ABONE OLMenajer Ayşe Barım'ın, Gezi Parkı olaylarında sanatçıları eylemlere katılmaları için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada savcı, "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapsini talep ettiği davada bugün karar çıkması bekleniyor. Barım, duruşma için İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.
Taksim’deki Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle tutuklu yargılanan menajer Ayşe Barım hakkında daha önce ara karar açıklanmıştı. Mahkeme, Barım’ın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vermiş, Barım 1 Ekim’de cezaevinden tahliye edilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ekim’de tahliye kararına itiraz etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazı reddetmesi üzerine dosya, bir üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyayı inceleyen 27. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı kabul ederek Barım’ın yeniden tutuklanmasına karar verdi. Kararın ardından hastaneye kaldırılan Ayşe Barım hakkında, 22 Ekim’de Adli Tıp Kurumu tarafından mahkemeye sunulmak üzere rapor hazırlandı. Raporda, tedavisinin hastane şartlarında sürdürülmesi gerektiği, cezaevi koşullarında kalmasının uygun olmadığı belirtildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise Başsavcılığın itirazını reddetti. Öte yandan savcılık, celse arasında esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
MÜTALAADA "AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET" TALEBİ
Gezi Parkı davası kapsamında tutuksuz yargılanan ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım hakkında savcı esas hakkındaki mütalaasını celse arasında mahkemeye sundu. Savcı, Ayşe Barım’ın ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.
Ceylan Sever'in haberine göre; Taksim'deki Gezi Parkı odaklı olaylara iştirak ettiğine ilişkin ID İletişimin sahibi menajer Ayşe Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada savcı celse arasında esas hakkındaki mütalaasını hazırlayarak mahkeme gönderdi.
İSTENEN CEZA ARTTI
Savcı mütalaada, Ayşe Barım’ın ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Savcı iddianamenin aksine Ayşe Barım’ın eyleminin ‘teşebbüse yardım’ değil ‘teşebbüs’ suçunu oluşturduğunu belirtti.
“DANIŞILAN VE ONAYI ALINA KİŞİ”
Savcı mütalaasında, sanık Emine Ayşe Barım’ın Gezi Davası firari sanıklarından olan Memet Ali Alabora ile gezi olayları kapsamında bir bildirinin yayınlanıp yayınlanmaması konusunda fikir alış verişinde bulunduklarına dair 2 adet tape görüşmesinin bulunduğunu, tape içeriğinde Barım’ın bildirinin yayınlanmaması hususunda bir irade ortaya koyduğu anlatıldı. Mütalaada, bahse konu bildirinin kendilerine zarar verebileceğini, eylemlerin daha aktif bir şekilde gerçekleştiği zaman yayınlanması gerektiği kararının verildiği ifade edildi. Ayşe Barım'ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği ifade edildi.
“GİZLİĞE RİAYET EDİLDİ”
HTS kayıtlarına göre Ayşe Barım'ın Gezi Davası'nda yargılanan hükümlü Mehmet Osman Kavala ile 10 Haziran- 25 Kasım 2014 tarihleri arasında 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku ile 12 Haziran-25 Kasım 2014 tarihleri arasında 14 kez, firari sanık Mehmet Ali Alabora ile 30 Mayıs- 19 Haziran 2013 tarihleri arasında 3 kez görüşme gerçekleştirdiği ifade edildi. Mehmet Ali Alabora ile gerçekleştirilen görüşme tarih aralıklarının sadece Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemlerde olduğu, öncesine ilişkin birlikte irtibatlarının bulunmadığı, ilk irtibatlarının Gezi Parkı başlangıç tarihleri olan 30 Mayıs 2013 tarihi ile eş zamanlı uyumlu olduğu, Gezi Parkı süreci sonrasında herhangi irtibat kurmayarak gizliliğe riayet ettiği ifade edildi.
SAHADA İRADE GÖSTERDİ İDDİASI
Gezi Parkı eylemlerinin en aktif döneminde ve sanık Ayşe Barım’a ait ID İletişim Danışmanlık A.Ş. isimli firmasına bağlı sanatçıların Gezi Parkı eylemlerine aktif olarak sahada destek verdiği belirtilerek Ayşe Barım’ın Gezi Parkı eylemlerine destek veren sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği kanaatine varıldığı anlatıldı.
Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü belirtilen mütalaada, sanık Ayşe Barım'ın da bu süreçte tüm bu halkın sempati duyarak kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği anlatıldı.
“TESADÜFÜ GÖRÜŞMELER OLAMAZ”
Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir iletişim kaydı bulunmazken Gezi Parkı eylemlerinin hazırlık ve başlangıcı sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı, ilk kez Gezi Parkı eylemleri sürecinde yapılan bu görüşmelerin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfi görüşmeler olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Ayşe Barım’ın şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medya hesapları üzerinden Gezi kalkışmasının başından itibaren gösterilerin temel olarak örgütlendiği alan olan Twitter'da sürecin etkili bir parçası olarak en çok kullanılan etiketlerden #occupyturkey ve #DirenGeziParkı isimli hashtagleri sistemsel olarak paylaşmalarını sağladığı, böylece sanatçılar camiasının adına aktif rol üstlenerek sürecin yayılması kapsamında yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi.
“ŞİDDET OLAYLARININ TIRMANMASINA ZEMİN HAZIRLADI"
Ayşe Barım’ın süreci destekleyerek yayılmasını sağladığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığı ile eylem çağrıları yaparak şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı, kendisine bağlı oyuncuları etkin bir şekilde sahaya yönlendirdiği ifade edildi. Bu şekilde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçuna iştirak ettiği ifade edildi.
ADLİYEYE GELDİ
Barım, duruşma için İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.