Dünyada 1 milyar çocuk yetim, öksüz ya da sosyal yetim
İHH İnsani Yardım Vakfı ve Yetim Vakfı tarafından 15 Ramazan Dünya Yetimler Günü’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda, dünyadaki 2,5 milyar çocuktan 1 milyarının yetim, öksüz ve sosyal yetim statüsünde bulunduğu belirtildi.
ABONE OLRami Kütüphanesi’nde düzenlenen basın açıklamasına, dünyanın farklı coğrafyalarından yetim çocuklar da katıldı. Açıklamada, Yetim Vakfı tarafından hazırlanan ‘Savaş ve Çocuk’ raporu da kamuoyuyla paylaşıldı.
“YOKSULLUK SEBEBİYLE HER GÜN 22 BİN ÇOCUK ÖLÜYOR”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Yetim Vakfı Başkanı Murat Yılmaz, dünyadaki 2,5 milyar çocuktan en az 1 milyarının yetim, öksüz ve sosyal yetim statüsünde bulunduğunu söyledi. Yılmaz, “Dünya üzerinde her beş çocuktan biri savaş, çatışma ve felaketlerden etkilenen ülkelerden birinde yaşıyor. OXFAM verilerine göre dünyanın en zengin 2 bin 153 kişisinin en az kazanan 4.6 milyar kişiden fazla gelire sahip olduğu dünyamızda her gün yoksulluk ve buna bağlı nedenlerle 22 bin çocuk hayatını kaybediyor. 400 milyonu akut olmak üzere 1 milyar çocuk çok boyutlu yoksullukla yüz yüze. 200 milyonu aşkın çocuk çalışmak zorunda. Dünya üzerinde yüzde 41’i çocuk olmak üzere 122.1 milyon mülteci bulunuyor. Bu 50 milyonu aşkın çocuk mülteci anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
“EPSTEİN VAKALARI BUZ DAĞININ GÖRÜNEN KISMI”
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya Çalışma Örgütü 2025 yılı rakamlarına göre 49.6 milyon kişi modern köleler olarak insan kaçakçılarının eline düşmüş bulunuyor. Bunun 35.2 milyonunu kadın ve kız çocukları oluşturuyor. Fuhuş yaptırılan kadın ve kız çocuklarının sayısı ise 6.3 milyonu buluyor. Bu rakamlar Epstein gibi vakaların buz dağının görünen kısmı olduğunu bize gösteriyor. Devletler 2024 yılında silahlanma ve savunma sektörüne 2.718 trilyon dolar harcadı. Bu miktarın 10 binde biriyle sokaklarda bulunan korumasız çocuklar için sıcak yuvalar oluşturulabilir. Dünya genelinde 250 binden fazla çocuk daha oyun yaşlarında silahaltına alınmış durumda”
Silahlı çatışma ve savaşların artış gösterdiğine dikkati çeken Murat Yılmaz, “Filistin, Doğu Türkistan, Sudan, Arakan, Ukrayna, Afganistan, Yemen, Etiyopya, Keşmir, Kongo, Somali ve daha birçok ülkenin çocukları ya silahların gölgesinde ya da silahaltında, ya zindanlarda ya da çocuk ve mülteci kamplarında, ya bombardıman altında, ya da sığınaklarda her türlü haklarından mahrum açlık ve yoksulluk içerisinde hayata tutunmaya çalışıyorlar” dedi.
“GAZZE’DE 60 BİN ÇOCUK YETİM KALDI”
Filistin’in 77 yılı aşkın bir süredir İsrail işgal ve vandallıklarına muhatap olduğunun altını çizen Yılmaz, “7 Ekim 2023’den beri tarihin gördüğü en ağır soykırım ve apartheit uygulamalarına maruz kaldı. Dünyanın değer olarak kabul ettiği ve BM’nin temel kuruluş felsefesi sayılan metinlerin tamamı geride bıraktığımız bir buçuk yıl içerisinde defalarca yok sayıldı. Gazze halkının en az yüzde 4’ü bugün artık yaşamıyor ve bunun yüzde 70’den fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. 170 bini aşkın kişi ise ahlaksız saldırılar nedeniyle uzuv kayıpları ve başkaca yaralarla yaşamak zorunda. 60 bini aşkın çocuğun yetim, 20 bini aşkın çocuğunsa tamamen refakatsiz kaldığı Gazze’de 450 bin konut ya tamamen yıkılmış, ya da oturulmayacak derecede hasarlı. Zaten dünyanın en yoğun nüfuslu bölgesi olan Gazze’nin yüzde 10’una insanlar sıkıştırılmış durumda” diye konuştu.
“2 MİLYONU AŞKIN DOĞU TÜRKİSTANLI ÇOCUK TOPLAMA KAMPLARINDA”
Doğu Türkistan’da da büyük zulümler yaşandığını hatırlatan Yılmaz, “Çin yönetimi, ebeveynleri gözaltına alınan, tutuklanan veya çeşitli gerekçelerle özgürlüklerinden mahrum bırakılan Doğu Türkistanlı çocukları ‘dezavantajlı grup’ olarak tanımlamakta ve bu çocukları devlet kontrolündeki kurumlara yerleştirmektedir. Doğu Türkistan’da yetimhane, “melek evleri” ve yatılı okul adı altındaki ‘çocuk toplama kamplarında’ sayıları 2 milyonu aşan çocuk ebeveyn ve diğer aile bireylerinden uzakta, başta din, dil olmak üzere kültürel ve sosyal bütün haklarından mahrum bir şekilde asimile edilmektedir. Bu merkezler yüksek duvarlar, dikenli teller ve sürekli gözetim sistemleriyle çevrili olup, çocukların aileleriyle iletişim kurmaları engellenmektedir. Doğu Türkistanlı çocukların isimleri değiştirilmekte, çocuklar Çinli ailelere evlatlık verilmektedir. Yine kısırlaştırıcı ilaçlar verilen çocukların, organları çalınmakta ve beyin yıkama programlarına tabii tutulmaktadırlar” dedi.
“SUDAN, ARAKAN, UKRAYNA...”
Sudan’daki çatışmaların en ağır etkilerinin de çocuklar ve kadınlar üzerinde görüldüğünü ifade eden Yılmaz, “Sudan, çatışmalar nedeniyle çocuk ölümleri ve yaralanmalarının en yüksek olduğu ülkelerden biri haline gelmiştir. Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmalar sonucunda 4 milyondan fazla çocuk zorla yerinden edildi. Bu çocuklar, yalnızca güvenli barınma imkânından değil; aynı zamanda eğitim, sağlık hizmetleri ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişimden de mahrum kalmıştır. Arakanlı çocuklar kâh mülteci kamplarında kâh Naf nehrinin bataklıklarında aç, susuz hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yine Ukrayna’da 2022 yılından bugüne her iki taraftan 500 bine yakın asker ölürken, 11 milyona yakın Ukraynalı ülke içinde yer değiştirmiş ya da ülke dışına çıkmıştır. Bu süreçte 60 binden fazla Ukraynalı çocuk yetim kalmıştır” diye konuştu.
Yılmaz, 7 Ekim 2023 tarihinden bugüne Gazze’de yetim kalan 60 bine yakın çocuktan 5 binine ramazan ayı içerisinde sponsorluk desteği sunmak istediklerini belirtti.
“İRAN’DA 168 ÇOCUK HUNHARCA KATLEDİLDİ”
Yılmaz’ın ardından konuşan İHH Yetim Çalışmalarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Başer, 2013 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısı’nda İHH’nın teklifiyle Ramazan ayının 15’inin Dünya Yetimler Günü olarak ilan edildiğini belirtti. Uluslararası sözleşmelerde çocuk haklarının savunulmasına ilişkin sayfalar dolusu metnin bulunduğunu ifade eden Başer, “Ama bugün Sudan, en büyük nüfus değişimiyle, göçlerle karşı karşıya. 25 milyon insan hareket halinde. Sudan’daki çocukların yaşadıklarından maalesef kimsenin haberi yok. Gazze’de hiçbir şey bitmedi. Her şey eskisinden daha zor durumda. Diğer coğrafyalara bakıyorsunuz, yine aynı tablolarla karşı karşıyayız. Daha yeni önümüze gelen haberlerle beraber yaşadığımız acılar katlanmaya devam ediyor. Keşke bugün yetim çocukların hayallerini, mutluluklarını konuşabilseydik. Ama maalesef yaşadığımız dünya buna müsaade etmiyor. Birileri bunu her geçen gün büyütmeye devam ediyor. Düşünün sırf menfaatlerinden dolayı 168 tane çocuğun eğitim gördüğü bir yeri hunharca katledebiliyorlar. Biz bunları anlatmak zorundayız” dedi.
Başer, İHH İnsani Yardım Vakfı olarak bugün itibariyle 160 binden fazla yetim çocuğa düzenli olarak destek ulaştırdıklarını belirtti. Başer, vakfın yetimhanelerinde de çocukların himaye edilerek onları hayata hazırlamaya devam ettiklerini söyledi.
“DOĞU TÜRKİSTANLI ÇOCUKLAR AİLELERİNE KAVUŞSUN”
Basın toplantısın son bölümünde çocuklar da söz aldı. Çeçenistanlı Ayşe, “Savaşlar bitsin. İnsanlar ölmesin. Çocuklar yaşama hakkını kaybetmesin. Çocuklar yetim kalmasın. Dünya hepimize yeter” dedi.
Doğu Türkistanlı Muhammed ise, “Doğu Türkistanlı çocukların ailelerine kavuşmalarını istiyorum. Doğu Türkistan’da artık zulüm durdurulsun istiyorum. Doğu Türkistan’a iyilik gelsin. Herkesin Ramazan’ı mübarek olsun” dedi.
Basın toplantısı yapılan konuşmaların ardından sona erdi.