Tahliyede yeni dönem geliyor! Akın Gürlek’ten dikkat çeken İmamoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Gürlek, 11. ve 12. Yargı Paketleriyle istinaf süresinin kısalacağını ve tahliye süreçlerinin hızlanacağını belirterek, Ekrem İmamoğlu ve İBB davasının hukuki sürecine dair soruları yanıtladı.
ABONE OLAdalet Bakanı Akın Gürlek aralarında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni ve Haber 7 Yazarı Mehmet Acet ve Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın da olduğu "Medya Temsilcileri İftar Buluşmasında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
İşte Bakan Gürlek'in sorulara verdiği cevaplar:
EKREM İMAMOĞLU’NA YENİ DÜZENLEME HEDİYESİ Mİ?
11. yargı paketinde geldik. Şuna ben katılıyorum, mesela tahliye davası az önce vatandaş davayı kazandı. Tahliye edilmesi gerekiyor. Ama tabii bunun istinaftan kesinleşmesi gerekiyor. Yani tahliye kararı var. Adamı çıkartamıyor. İstinafta da bekleme süresi var. 4 yılda istinafta bekliyor. Şimdi biz bunları kesinlikle artık istinafa da hedef süre istinaf işinde geçerli. İstinafa da diyeceğiz. Atıyorum mesela 20. Hukuk Dairesi bakıyor. Diyeceğiz ki 20. Hukuk Dairesi bu davayı senin 9 ayda bitirmen gerekiyor. Bitiremiyorsan yani İlk Derece ve İstinaf mahkemeleri de HSK'nın tabii hedef sürülmesi gerekiyor. Yani onlar tabi kesinleşmeden icraya konulamıyor. O sizin söylediğiniz ayrı bir şey. Onu değiştirmemiz gerekiyor.
Yani hedef süre hem ilk derecede hem de istinafta uygulanacak. Onların da hedef süresi var, onlar da uymak zorunda. İstinafta eğer daire yeterli değilse yeni daire kuracağız. Yani 9 ayda ilk derecede bitmesi gereken dosya istinafta da en fazla 9 ayda bitecek. O 11. yargı paketinde kabul edildi ön ödemeyle ilgili hakaret. Faydası oldu, olumsuz yönleri oldu. Tekrardan değerlendirebilir.
ADALET BAKANLIĞI MAAŞ ARTIŞI VE ÖZLÜK HAKLARI
Diğer konu bizim teşkilatımız 212 bin kişilik teşkilat. Adliye personelimiz var, ceza personelimiz var, hakim, savcımız var. Elbette gönlümüz düzenleme yapılmasından yana ama tabi biliyorsunuz bir de Maliye Bakanlığı ayağı var bunun. Orayı aşarsak inşallah düzenleme yapabiliriz. Teşekkür ederim.
15 BİN PERSONEL ALIMI
Nisan gibi 10 bin tanesini hemen alacağımızı söylediler. Nisan gibi ilana çıkacak. 5 bin tanesi de Haziran'da. 15 bin kadronun 10 bin tanesi bayramdan hemen sonra Nisan gibi ilana çıkacak. Kalan 5 bin tanesi de Haziran'da ilana çıkacak.
HÜKÜMLÜLERLE GÖRÜŞME ŞARTLARI
Avukatlarımızın bir kısmı aslında yanlış anladı. Bizim zaten tutuklularda bir düzenlememiz var. Örgüt ve terör suçlarında tutuklular özellikle hükümlüler ile avukatlarımızın görüşmelerinde örgütün talimatını iletme, aynı şekilde örgütün kuryeliğini yapma gibi durumlar varsa bunlar bir mahkeme kararıyla ve somut deliller durumunda hükümlüyle avukatın yapmış olduğu görüşme kısıtlanabilir, sonlandırabilir ya da bir zaman dilimine sıkıştırılabilir. Bu bizim 5275 Sayılı Kanunun 59. maddesinde yapılan düzenleme zaten yıllardan beri uygulanıyor. Şimdi şunu demek istedik. Örgüt ve terör suçlarında tutuklular bakımından böyle bir düzenleme yok. Tamam elbette tutuklu masum. Yani sonuçta berat da edebilir durum farklı ama kötüye de kullanılabilir. Yani burada olay bazında değerlendirmek istemiyorum. Ben örnek de verdim. Adnan Oktar örgütüne 280 tane avukatta görüşme oldu. O da tutukluydu, hüküm kesinleşmedi. Ya da bir başka bir tutuklunun kendisine etkin pişmanlıktan vazgeçilmek için 3 günde 52 tane avukatın geldiğini söyledi. Bunların hepsi somut. Burada şuna dikkat etmek lazım. Birincisi bir mahkeme kararı olacak. İkincisi terör örgütü suçu olacak. Üçüncüsü de avukatın örgüt adına bir kuryelik yaptığı, örgütün talimatlarını dışarı taşıdığı, işte aynı şekilde içerideki kişiye etkin pişmanlıkla bulunmaması için baskı yaptığı gibi somut durumlar olursa mahkeme kararıyla birlikte burada da avukatla tutuklu arasındaki görüşme elbette kısıtlanabilir, denetlenebilir ya da belirli bir zaman periyoduna saklanabilir. Bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi incelemesini de yaptık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eğer bir mahkeme tarafından verilen bir karar ve somut bir delil varsa Örgüt ve terör suçlarında bu şekilde yapılan kısıtlamanın makul olduğunu söylemiş. Bunu 12. pakette bir eksiklik olarak gördüğümüzden getirmeyi düşünüyoruz.
CEZAEVİNDE YATAN KİŞİNİN BASINA DEMEÇ VERMESİ
Sosyal medyasını kullanıyor. Nasıl oluyor işte az önce söylemek istediğimize geliyor. Tabii yani normalde yapmaması lazım. İşte ama bizim tabii başka kanunlarda var. Yani tutuklu ya da hükümlünün sosyal medyadan kullanmama hakkı var. Bizde öyle bir şey yok. Bunu nasıl yapıyor? Biz araştırdık. Gazeteci içeri girmiyor. Genelde avukata verilen notlar da oluyor. Avukatla tutuklu arasındaki görüşmeler hiçbir şekilde denetlenemiyor. Vermiş olduğu notlar dışarıya özgür bir şekilde çıkartılabiliyor. Genelde bu şekilde oluyor. Gazetecinin içeri girip onunla röportaj yapması değil de. Avukatına verdiği notların dışarıya çıkartılması şekli oluyor.
KADINA ŞİDDET
En son sorudan başlayayım. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. O konuda da elbette hassasız. Çocuklar gibi kadınlar da bizim hassas gruplarımızdan, biliyorsunuz bizim bakanlığımızda Mağdur Hakları Daire başkanlığı var. Bu süreçleri takip ediyor. 6284 Sayılı Kanun’un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirler işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Bu konuda tekrar gözden geçirme yapıyoruz. 6284 Sayılı Kanun’da. Kadınlarla ilgili zaten daha önce kademeli olarak bazı cezalar artırıldı. Yani eğer suç mağduru kadınsa doğrudan doğruya verilen cezalar artırıldı. Tekrar kanunları güncelleyeceğiz. Yapılması gereken bir şey varsa yapacağız. Ama 6284 Sayılı Kanunda özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız. Birinci sorunuz yani orada bir sekreterya var mı yok mu? O dediğim gibi şu an öyle bir çalışma yok.
UZAYAN DAVALAR- HAKİM SAVCILARIN SOSYAL MEDYA KULLANIMI
Yargın hızlandırılması konusunda 12. pakette somut olarak düzenlemelerimiz olacak. İşte az önce de anlattım Sinan Bey. Atlamalı Temyiz, Yargının Etkinliği Bürosu, hakimlerin terfisi, belirli kriterlerin getirilmesi, belirli kararı onanmayan Yargıtay’dan geçmeyen hakimlerin terfi edememesi. Ceza ödül sistemi. Bunlar elbette hızlanma için yapacağımız adımlar. Daha şu an henüz Kanun çalışmamız bitmedi. Özellikle arkadaşlarımız da hep birlikte toplumdan gelen şeye de bakıyoruz biz, taleplere de bakıyoruz. Bunlar mutlaka yapılacak.
Diğer dediğiniz konuda yani nüfus ticareti işte otonom yapılar elbette yani bunlara biz kesinlikle müsaade etmeyiz. Ben İstanbul'da çalışırken de bunlara müsaade etmedim. Ama bunların somut olarak delillenmesi gerekiyor. Belgelenmesi gerekiyor. Vatandaşlarımız bunlar varsa, biri nüfus ticareti yapıyorsa, birinin ismini kullanıyorsa ya da birinin hatrı gönlüyle bir savcının iş yaptığını, bir hakimin karar verdiğini iddia ediyorsa mutlaka yargıya başvursun. Sonuna kadar bu sürecin takipçisi oluruz. Hakimler, savcılar hakkında da biliyorsunuz Şikayet Bürosu var. Vatandaşlarımız herkes rahat bir şekilde şikayet edebiliyor. O konuda ben çok hassasım. HSK üyelerimizin de çok hassas olduğunu düşünüyorum. En ufak bir hakimliğe gölge düşürecek bir şey olduğu zaman kesinlikle müfettiş incelemesi için izin veriyoruz ve sonuna kadar da gidiyoruz. Yani Hakimlik mesleği kesinlikle gölge düşürülemeyecek bir meslektir. Hakimlik hem tarafsızlık konusunda gölge düşmemesi gerekiyor. Hem de hakimin baktığı dosyada şahsi siyasi görüşünü belirtmeyecek şekilde gölge düşmemesi gerekiyor. Bu konuda çok hassasız.
Buradan şunu da söylemek istiyorum. Özellikle dün de söylemiştim sosyal medyada son zamanlarında bazı hakim savcı arkadaşlarımız işte böyle fotoğraflar veriyorlar operasyonlarıyla ilgili işte polislerle fotoğraf çekiyorlar. Bunlar yapılıyor, açıklamalar yapılıyor. Bunlar yanlış. Bu süreçle de ilgili takip ediyoruz. Hakim savcıların sosyal medya kullanmasına karşıyız. Hakim savcı dosyasıyla, kararıyla konuşur. Yani bunların sosyal medyada boy göstermesi, açıklama yapması ya da işte şu operasyonu yaptık, bununla fotoğraf vermesi. Bunlar yanlış şeyler. Bunları da belirtmek istiyorum.
AVUKATLIK KANUNU
Avukatların bildiğim kadarıyla reklam ve etik kuralları var. Onlarla ilgili baro kendi sürecini başlatıyor. Avukatlar reklam yapamaz. Bu konuda etik kuralları var.
Tabi o bizi ilgilendiren bir konu değil. Baroların işlettiği bir süreç. Avukatlık Kanunu elbette güncellenebilir. Yani 206 bin tane şu an avukatımız var. Onların sorunlarını da biliyoruz. Özellikle ekonomik olarak zor durumda kaldıklarını da biliyoruz. Onlarla ilgili de dün de söyledim ben. Birtakım düşüncelerimiz var. Özellikle tapuda belirli miktarı geçen işlemlerin bizzat avukatların katılımıyla zorunlu getirilmesi gerekiyor. Avukatlıkta özellikle son zamanlarda kaliteyi artırdık. Biliyorsunuz Hukuk Fakültesi mesleğine giriş önce ilk 125 bindi. Bunu ilk 100 bine indirdik. Aynı şekilde dikey geçiş sınavlarında Hukuk Fakültesine girişi engelledik. Ve hukuk mesleklerine giriş sınavı getirdik. Bakın biliyorsunuz geçen sene uygulandı. Yüzde 23 başarı oranı var. Yani biraz zordu herhalde. Ama artık Hukuk Fakültesinin ve Avukatlık mesleğinin biz kesinlikle kaliteli bir meslek olmasını istiyoruz. Elbette Baroların bu konuda bir reklam yasağı ya da disiplin hükümleri uygulanacaktır.
Diğer konu belediyelerde kanunlarında bir boşluk olduğunu iddia ediyorsunuz. Belediyelerde sürekli olarak biliyorsunuz Sayıştay denetimi var. Aynı şekilde İçişleri Bakanlığı müfettişleri de denetleme yapıyor. Bunların aslında genelde savcılıkla entegre edilmesi gerekiyor. Sayıştay inceledikten sonra bir suç unsuru buluyorsa savcılığa ihbarda bulunması gerekiyor. Bunu bilmiyorum ben. Daha önce bizim operasyon yaptığımız Belediyelerde Sayıştay denetiminden geçti mi ya da bize bir ihbarda bulunuldu mu bu konu açıkçası bilmiyorum yani.
İBB DAVASI
Bizim şahıslarla bir Cumhuriyet Savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet Savcısı şuna bakar. Ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın Belediye Başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması Cumhuriyet Savcısının görevi değildir. Ben o soruşmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın Belediye Başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet Savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Sonuçta biliyorsunuz bir yargılama aşaması başlıyor. Yani hukukta şu var. Mutlaka her karar denetlenebilir. Benim mesela daha önceki işte televizyonlarda da işte şu kararı verdi. Bakın benim vermiş olduğum kararların hepsi Yargıtay’ın … geçti. Yani hukuk sistemi aslında birbirini tamamlıyor. Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi.
Burada şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet Savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. Yani siz de iddianameyi okudunuz. Yani orada iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. Masak raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları. Soruşma bu şekilde ilerledi. Biz şahıslarla ilgili bir şeyimiz yok, çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık.
ŞAHISLARIN SİZİ SÜREKLİ MİNDERE ÇEKME VE SİYASİ BİR PERSPEKTİF OLUŞTURMA STRATEJİSİ
Yani ben o soruya cevap vermek istemiyorum. Sürekli olarak yaptılar bize de aynı şekilde. Ben sadece biliyorsunuz bazen manevi tazminat davası açtım. Onlarla ilgili kazandıklarımız da oldu. Yani onlar, herkes bir şekilde yani savunma hakkı kutsaldır. O savunmasını yapacak. Ama burada benim olaya şahsımın karıştırılması yanlış bir duygu. Ben Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevimi yaptım. Yani onun Belediye Başkanı olması ya da başka bir görevde olması beni ilgilendirmiyor.
İBB DAVASI İÇİN MAKUL SÜRE
Makul süre biliyorsunuz yargılama başlayacak 9 Mart'ta. 40 Ağır Ceza Mahkemesi. O konuda. Yani yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir ama o tip davalarda makul süre yok. O ağır cezalardaki makul süre yok. Şimdi 406 sanık var bildiğim kadarıyla.
Tabi uygulama şöyle oluyor ama bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir Cumhuriyet Savcısı görevlendiriliyor savcılarda, şeyde, duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delilerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem.