Yeditepe'de 28 Şubat hortladı: Dindar öğrencilere sistematik baskı ortaya çıktı!

Yeditepe Üniversitesi yönetiminin, öğrencilerin mescit taleplerini reddettiği, iftar programlarına mobbing uyguladığı ve dini faaliyet yürüten öğrencileri disiplinle tehdit ettiği ortaya çıktı. Üniversite yönetimine büyük tepki oluştu.

ABONE OL
GİRİŞ 09.03.2026 20:22 GÜNCELLEME 09.03.2026 22:00 GÜNCEL
Yeditepe'de 28 Şubat hortladı: Dindar öğrencilere sistematik baskı ortaya çıktı!

Geçtiğimiz aylarda Gazze eylemini engelleyerek gündem olan Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü şimdi de okuldaki iftar programını iptal etti. Öğrencilerin Ramazan duyarlılığından rahatsız olan Rektörlük bununla da yetinmeyerek iftar programı düzenleyen öğrencileri "disiplin soruşturması" açmakla tehdit etti.

Her fırsatta İslami hassasiyet sahibi öğrencileri hedef alan üniversite yönetimi öğrencilerin mescitlerin konum ve sorunları hakkındaki talepleri başta olmak üzere  tüm isteklerine engel oluyor.  Gazze eylemlerine karşı gösterilen nefret dolu tutumla iyice ayyuka çıkan İslam düşmanı uygulamalar Ramazan ayında da sürüyor.

Yeditepe Üniversitesi İslam ve Medeniyet Topluluğu (YİMED) Kurucu Başkanı ve Hukuk Fakültesi mezunu Mustafa Malo, 5 yıllık lisans eğitimi boyunca maruz kaldığı uygulamaları anlattı.

ALİYA İZZETBEGOVİÇ SOHBETİNE SORUŞTURMA AÇILDI

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden kısa süre önce mezun olan ve üniversite bünyesindeki Yeditepe İslam ve Medeniyet Topluluğu'nun (YİMED) kurucu başkanlığını yürüten bir öğrenci, okul yönetimi tarafından dindar öğrencilere yönelik sistematik baskı ve mobbing uygulandığını dile getirdi.

Üniversite yönetiminin 28 Şubat döneminden kalma bir zihniyetle hareket ettiğini savunan mezun öğrenci, 5 yıllık eğitim süreci boyunca maruz kaldığı uygulamaları kamuoyuyla paylaştı.

CUMA NAMAZI SAATİNE DERSLER KONULDU

Burs kesmek gibi tehditlere maruz kalan öğrencilerden birisi hem depremzede hem de yetim bir öğrenciydi. Bu öğrenci dahi ihtiyaç sahibi olmasına rağmen bursunun kesilmesiyle tehdit edildi. Rektörlük ayrıca Cuma namazı vaktine dersler ve sınavlar koyduğu için pek çok öğrenci ya sınavlara giremedi ya da derslerden geri kaldı.

Dindar öğrencilerin taleplerine rağmen rektörlük bu problemi çözmek bir yana, Yüksek Öğretim Kurumu’ün (YÖK) “cuma namazı saatine ders ve sınav koymayın” kararına da uymadı.

MESCİT TALEBİNE "BİLİM YUVASI" SAVUNMASI

Öğrencilerin kampüs içerisinde ibadetlerini yerine getirmekte büyük zorluk yaşadığını belirten mezun öğrenci, kampüsün en ücra köşesinde bulunan tek mescide ulaşımın ders aralarında imkansız olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili rektörlüğe sunulan taleplerin reddedildiğini aktaran öğrenci, bir rektör yardımcısının kendisine, "Burası bilim yuvası, burada ne işi var namazın, mescidin? Eğer uzak diye derste yok yazılıyorsanız namaz kılmayın" dediğini aktardı.

Öğrenci, okulun sahibi Bedrettin Dalan'ın da benzer bir tutum sergilediğini iddia ederek, "Bedrettin Dalan, 'Okulda yer yok, bir de size mescit mi açacağız? Kazaya bırakın namazı, bırakmıyorsanız da yolda, bahçede kılın, yeryüzü zaten mescit' sözleriyle tepkisini dile getirdi" ifadelerini kullandı.

"FİLİSTİN EYLEMLERİNE ENGEL, DİĞERLERİNE SERBEST"

Üniversite yönetiminin ideolojik bir çifte standart uyguladığını savunan öğrenci, Filistin'e destek eylemlerinin disiplin soruşturması ve polis müdahalesi tehdidiyle engellendiğini, buna karşın farklı siyasi görüş ve fraksiyonların eylemlerine izin verildiğini ifade etti.

Söz konusu baskıların Cumhurbaşkanı Danışmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ile yaşadığı diyaloğa da yansıdığını belirten öğrenci, Caşın'ın kendisine yönelik, "S...rin gidin ders çalışın, size mi kaldı Filistin'i kurtarmak? Boş işler bunlar! Bu yürüyüşü de yapamazsınız, haydi yiyorsa yapın da göreyim" şeklinde tehditkar ifadeler kullandığını öne sürdü.

"DİSİPLİN SORUŞTURMALARIYLA TEHDİT EDİLDİK"

YİMED bünyesinde yapılan sohbetlerin disiplin soruşturmalarına gerekçe yapıldığını belirten öğrenci, "İfadeleri esnasında tüm öğrenciler, YİMED'den ayrılmaları, aksi takdirde savcılığa verilecekleri, okuldan atılacakları ve burslarının kesileceği yönünde sözlü olarak tehdit edildiler" dedi.

Öğrenci, okulun Güvenlik Konseyi Müdürü Sunay Balıklıkaya'nın da LGBT eylemlerine ilişkin, "Filistin eylemlerine izin verilmezken LGBT eylemlerine neden müsaade ediliyor" sorduğu bir soru üzerine kendisine küfür ettiğini ve fiziksel saldırıda bulunmaya çalıştığını aktardı.

"FATURASI OLACAK" TEHDİDİ

Mezuniyet aşamasındayken sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek "kamu personelini tehdit" suçlamasıyla disiplin cezası aldığını anlatan öğrenci, rektörlük yetkililerinin kendisine, "Seni şimdiye dek çok uyardık, dinlemedin. Bu yaptıklarının bir faturası olacaktı" dediğini söyledi.

Konuyla ilgili olarak Yeditepe Üniversitesi yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.