ÖNDER bayramlaşma programı Bakan Tekin’in katılımıyla yapıldı
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, Yönetim Kurulu üyeleri ve Türkiye genelindeki 700 dernek temsilcisinin katılımıyla düzenlenen ÖNDER Geleneksel Bayramlaşma Programı’na Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin de iştirak etti.
ABONE OLÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in katılımıyla yapıldı. 28 Şubat, Ramazan etkinlikleri ve bayrama ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı program önümüzdeki yıl daha güzel bir Ramazan’a ulaşmak dileğiyle tamamlandı.
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, Yönetim Kurulu üyeleri, Türkiye genelindeki 700 dernek temsilcisinin katıldığı ve Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in konuk olarak iştirak ettiği program çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.
RAMAZAN’A HASRET KALMIŞTIK
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Türkiye’nin 7 bölgesini temsilen 7 dernek başkanının konuşmasıyla başlayan programda katılımcıların bayramını kutlayan ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, ilk kez “Nerede o Ramazanlar” sorusunun sorulmadığı, o iklimi, atmosferi ve maneviyatı herkesin iliklerine kadar hissettiği bir Ramazan yaşadıklarını söyledi. Buna da “Maarifin Kalbinde Ramazan” sloganıyla başlatılan iklimin sebep olduğunu kaydeden Ceylan, “Hamdolsun bu sene Ramazan önce sınıflarımıza geldi. Oradan okul koridorlarına, okul bahçelerine, sokaklara, mahallelere, şehirlere, ülkemize yayıldı. En önemlisi bizim gönüllerimize, çocuklarımıza ve evlatlarımıza Ramazan geldi. Allah'a hamdediyoruz. Gerçekten böyle bir Ramazan'a hasret kalmışız. Bu noktada Sayın Bakanımıza camiamızın ve milletimizin büyük bir heyecanla beklediği bu adımlardan dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.
MESCİD-İ AKSA’NIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ GÖRECEĞİZ
Kendilerinin de ÖNDER olarak Türkiye genelinde il ve ilçe bazlı Ramazan’ı idrak etmek için çalışmalarının olduğunu kaydeden Ceylan, “Biz İstanbul'da sadece imam hatip okullarını değil bütün okulların tamamını süsledik elhamdülillah. Sadece imam hatip okullarımıza değil, bu ülkenin tamamına bütün gençlerine Ramazan'ı bu bağlamda ulaştırabilmek için bir mücadelemiz oldu” dedi. Türkiye’nin dört bir yanında il ve ilçelerde 700 mezun derneğiyle iftar organizasyonları düzenlediklerinin altını çizen Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü: Bu sene Ramazan ve 28 Şubat aslında kesişmiş oldu. 28 Şubat'ın 29. yılını geride bıraktık. Tekrar yaşamamak adına 28 Şubat'ı da hatırlıyoruz, gençlere anlatıyoruz. Türkiye genelinde imam hatip dernekleri olarak camiamızın bütün paydaşlarıyla birlikte çok güzel güzel işlere imza attık, çok nitelikli, güzel, bereketli, maneviyatı güçlü bir Ramazan'ı geride bıraktık. Bir yandan burukluğumuz var. Mescid-i Aksa kapalı, ibadette kapalı, Bir yandan da nasıl ki Ayasofya özgür oldu, Suriye bu bağlamda özgürleşti Allah'ın izniyle Mescid-i Aksa'nın da özgürlüğünü göreceğiz. Bu bağlamda umudumuz tam.
28 ŞUBAT’TA TAKMA ADLA MAKALE YAZDIM
ÖNDER’in 28 Şubat’ta düzenlediği Geleneksel İftar Programında hatıra panosuna yazdığı “Başörtülüler Suudi Arabistan’a gitmedi, buradalar” ifadelerini hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, o dönemde akademisyen olarak takma isimle bir makale hazırladıklarını söyledi. Hıdır Biber adıyla dönemin tüm olaylarının Amerika’da yaşanmış gibi aktarıldığı “Amerika Nasıl Battı?” isimli makalesine atıfta bulunan Tekin, “Biz bunları konuşuyoruz ama sanki sadece başörtüsü üzerinden bir mağduriyet yaşanmış gibi yeni kuşağın zihninde kalıyor. O sebeple 28 Şubat'ı sürekli canlı tutmak gerekiyor” dedi. Ramazan’ın başlangıcında çıkardığı “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesine karşı açıklanan bildiriye de dikkat çeken Tekin, “Eğer o 168 kişinin bildirisine yüksek sesle ve aynı hararetle cevap vermemiş olsaydım ben o gün savunma mekanizması geliştirecek bir dil kullansaydım eğer belki böyle bir tablo ortaya çıkmayacaktı. Ben bunu özellikle ifade etmek istiyorum. O bize bir şey gösterdi. 28 Şubat zihniyeti aslında hala canlı. Biz onlara karşı eğer böyle şuurlu bir biçimde birliktelik ruhuyla karşı durmazsak her an teyakkuz halinde bekliyorlar” diye konuştu.
İTHAMLARA AYNI SERTLİKTE CEVAP VERMEMİZ GEREKİYORDU
O bildiride kullanılan dil ile 28 Şubat’ta kullanılan dilin benzerliğine dikkat çeken Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü: O bildiride benim ağır gördüğüm 3-4 ifade vardı. Bunlardan bir tanesi bizim toplumu Talibanlaştırdığımızı ifade ettiler. Ramazan genelgemizi Trump'ın ve Amerika'nın ipine sarılmak olarak tanımladılar. Ramazan genelgesi ile ilgili “gerici ve sapkın bir azınlığın tahakkümüne müsaade etmeyeceğiz” gibi bir şey vardı orada. 28 Şubat'ı yaşayan insanlar açısından o kavramlar veya o ithamlar mutlaka aynı dille, aynı sertlikte cevap verilmesi gereken şeylerdi. Mesele şuydu, 28 Şubat'ı yaşadık. Orada bir tecrübe var. Aynı şeyleri görünce tarih tekerrür ediyor gibi geldiği için ben biraz yüksek sesle cevap verdim. Suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. Özür dilemeleri gerektiğini söyledim ve bu konuda da ısrarcı oldum. 28 Şubat'ı yaşayan bütün Müslümanların bu bildiriyi yayınlayan kişilere karşı suç duyurusunda bulunması elzem.
BEKLENTİYE CEVAP VERECEK BİR KUŞAK YETİŞTİRİYORUZ
Maarifin Kalbinde Ramazan sloganıyla başlattıkları etkinliklere sivil toplum kuruluşlarının da destek olduğunu belirten Bakan Tekin önümüzdeki yıl birçok kamu kurumu ile bakanlığın önceden hazırlıklı olarak Ramazan’a gireceğini söyledi. İmam hatip mezunu bir eğitimci olarak yetiştikleri ortamdaki milli ve manevi değerleri, iklimi yeniden oluşturabilecek etkinlikleri hayata geçirmeye çaba sarf ettiklerini kaydeden Tekin sözlerini şöyle sürdürdü: Dünyada bilhassa coğrafyamızdaki insan hakları ihlalleri, savaşlar ve mazlum coğrafyalardaki Müslüman kardeşlerimizin yaşadıklarını görüyoruz. O yüzden Türkiye'nin güçlü olması, “Gazze'den, Filistin'den bize ne” diyen bir kitlenin değil “Onlar bizim din kardeşimiz, onların dertleri bizim dertlerimiz” diyen bir kuşak yetiştirmemiz bizler açısından önemli. Her gittiğimiz yerde Türkiye ile ilgili inanılmaz bir beklenti var, bu beklentiye karşılık verecek bir kuşak yetiştirmek bizim boynumuzun borcu. Destek olan, emek sarf eden herkese tekrar teşekkür ediyorum.