Kurtulmuş, Zagreb Camisi'nde "Ayasofya" temalı sergi açılışında konuştu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş, Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandroković ile birlikte Zagreb Camii ve İslam Merkezi’ndeki “Ayasofya” temalı serginin açılışını gerçekleştirdi ve düzenlenen programa katıldı.

ABONE OL
GİRİŞ 26.03.2026 00:32 GÜNCELLEME 26.03.2026 00:32 GÜNCEL
Kurtulmuş, Zagreb Camisi'nde "Ayasofya" temalı sergi açılışında konuştu

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’deki temasları kapsamında, Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokovic ve Hırvatistan İslam Birliği Meşihatı Başkanı Müftü Aziz Hasanovic’in katılımıyla Diyanet İşleri Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye'nin Zagreb Büyükelçiliği tarafından Zagreb Camisi ve İslam Merkezi'nde düzenlenen "Ayasofya" temalı serginin açılış programına katıldı.

HIRVATİSTAN'DA 'AYASOFYA' COŞKUSU

Kurtulmuş, Zagreb Camisi ve İslam Merkezi'ne gelişinde Müftü Hasanovic tarafından karşılandı. Merkez hakkında bilgi alan Kurtulmuş, buradaki görevlilerle de bir süre sohbet etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra Hırvatistan Meclis Başkanı Jandrokovic, Hırvatistan İslam Birliği Meşihatı Başkanı Müftü Hasanovic, Türkiye-Hırvatistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan ve Türkiye’nin Zagreb Büyükelçisi Nurdan Erpulat Altuntaş ile serginin açılışını gerçekleştirdi.

Açılışının ardından düzenlenen programda konuşan Kurtulmuş, İslam'ın Hırvatistan'da resmi din olarak kabul edilişinin 110. yılının idrak edildiği bu senenin, Hırvatistan'daki Müslümanlar ve Hırvatistan devleti için de önemli bir yıl dönümüne sahne olduğunu belirtti.

BOŞNAK MÜSLÜMANLARIN ŞEHİTLERİ ANISINA ANIT DİKİLDİ

Hırvatistan’daki temaslarında Sisak Recep Tayyip Erdoğan İslam Kültür Merkezi'ni de ziyaret ettiğini anımsatan Kurtulmuş, Müslüman azınlığın, Hırvatistan toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu da ifade etti.

Müslüman azınlığın aynı zamanda Hırvatistan'ın bağımsızlığını kazanma mücadelesinde de çok önemli bir rol oynadığını dile getiren Kurtulmuş, "Bu caminin bahçesinde dikilmiş olan anıt, Hırvatistan'ın bağımsızlık mücadelesi sırasında şehit olan 1200'ü aşkın Boşnak Müslüman vatandaşı temsil etmektedir. Allah rahmet eylesin." dedi.

Kurtulmuş, bugünün dünyasında dini ve mezhebi bakımdan toleransın neredeyse ortadan kalktığı, insanların öteki gördüğü farklı bir din ya da mezhep mensubuna karşı davranışlarının fevkalade hasmane hatta zaman zaman düşmanca olduğu bir dönemden geçildiğini, bunun da en büyük kanıtının dünyanın bazı bölgelerinde yaşanan insanlık dramları olduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Orta Doğu'da, Gazze'de, Filistin'de sadece Müslüman oldukları için, sadece ‘Rabbimiz Allah'tır’ dedikleri için siyonist rejim tarafından katledilen çoğu çocuk ve kadın olan 75 bin insanın öldürülmesi insanlık için bir büyük ayıptır. Yakın tarihimize gittiğimiz zaman dini tolerans göstermeme hastalığının ne büyük facialara neden olduğunu özellikle yakın tarihimizde çok iyi biliyoruz. Örneğin Auschwitz toplama kamplarında insanlar sadece Yahudi oldukları için kamplara götürülerek Hitler Almanya'sında bir soykırıma tabi tutuldular. 20. yüzyılın en büyük insanlık dramlarından birisine şahit olduk. Ardından hemen yanı başınızda Srebrenitsa'da hem de bütün dünyanın ve Avrupa devletlerinin gözünün önünde 5 bini aşkın insan bir akü fabrikasında öldürülerek büyük bir soykırıma şahit olduk. Şimdi üstüne üstlük Gazze soykırımı insanlığın ortak bir ayıbı olarak hepimizin gözü önündedir. Yakın dönem üç büyük soykırıma şahit olmuştur. Auschwitz, Srebrenitsa ve Gazze. Bunların üçü de birbirinin aynısıdır, olaylar birbirinin tekrarıdır ve bunun temelinde yatan mesele ise karşı tarafta gördüğü din mensuplarına karşı asla tolerans göstermemeleridir. Bunun bir büyük insanlık suçunun kapısını araladığını hepimiz biliyoruz. Onun için Hırvatistan toplumuyla Müslüman azınlığın yaşadığı bu harmoninin, bu içe geçmenin özellikle günümüz dünyası için fevkalade anlamlı ve değerli olduğunun altını çizmek isterim."

"BİZİM DİNİ VE ETNİK FARKLILIKLARIMIZIN HİÇBİR AYRICALIK TANIMADIĞI AÇIK BİR İNSANİ GERÇEKTİR"

Balkan coğrafyasında yaklaşık 6 asır boyunca önemli bir deneyime daha şahit olduklarını ifade eden Kurtulmuş, "Balkan coğrafyasında Osmanlı Cihan Devleti’nin hükümran olduğu dönemde bu 6 asır içerisinde bir tane din kavgası, bir tane mezhep savaşı, bir tane etnik çatışma olmadı. Ne zaman ki insanlar birbirlerinin dinlerine, mezheplerine, etnik kimliklerine saygı duymamaya başladılar, işte o zaman çatışma başladı. O zaman ayrılık başladı ve koskoca Balkan coğrafyası paramparça bir hale geldi." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, hem geçmişten hem de bugünün dünyasının türbülanslı sürecinden aldıkları derslerin kendilerini bir olmaya, birlikte olmaya ve farklılıkları zenginlik olarak kabul etmeye mecbur bıraktığını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Bizim dini farklılıklarımızın, etnik farklılıklarımızın, kimliklerimizin hiçbir ayrıcalık tanımadığı açık bir insani gerçektir. Bu farklılıklar üzerinden hepimiz, hep birlikte ortak hedeflere odaklanabilirsek hem ülkelerimizin hem de içinde bulunduğumuz topluluklarımızın huzurunu, refahını ve istikrarını sağlayabiliriz. Bu çerçevede bu iki günlük programımızda buradaki Müslüman topluluğun içinde bulunduğu durumu görmekten, Hırvatistan makamlarıyla İslam Birliği nezdindeki yakın ilişkiye şahit olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum."

"AYASOFYA, DÜNYANIN EN ÖNEMLİ MİMARİ ESERLERİNDEN BİRİDİR"

"Ayasofya" temalı resim sergisiyle de ilgili düşüncelerini aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Ayasofya dünyanın en önemli mimari eserlerinden birisidir. Yüzlerce yıl, asırlarca devam eden Ayasofya'nın varlığı bugün sadece bir mimari varlıktan da ibaret değildir. Ayasofya, asırlar içerisinde toleransı, birlikte yaşamayı, karşı tarafa saygı duymayı, çok kültürlülüğü ve çok dinliliği de sembolize eden önemli bir başyapıttır. Geçmiş dönemlerde Müslüman olmayan toplulukların ibadethanesi olduğu gibi Osmanlı Cihan Devleti'nin hükümranlığı sırasında da o kiliseden kalma döneme ait tek bir eser tahrip edilmemiş, yok edilmemiş, tahrip edilmesine müsaade edilmemiştir. Bugün Ayasofya cami olarak hizmet veriyor olmakla birlikte içindeki bütün Hristiyanlığa ait eserlerin tamamı canlıdır ve korunabildiği oranda da korunmuştur. Sürekli de tamiratları yapılarak bugüne kadar gelmesi temin edilmiştir.

Şunu, Ayasofya'ya girdiğinizde sizi temin ederim ki hepiniz hissedeceksiniz. Ayasofya'da hala Hristiyan rahiplerin, din adamlarının, oradaki inançlı Hristiyanların yaptığı ibadetlerdeki 'amin' sesleriyle bugünkü Müslümanların yapmış olduğu ibadetlerdeki dualarındaki 'amin' sesleri aslında birbirine karışmaktadır. Bu anlamda Ayasofya, inançlı olmanın da sembolü olan mimari bir yapıdır. Bu çerçevede dinlere karşı saygının korunmuş, bugüne kadar getirilmiş olan önemli bir başyapıtını burada çok kültürlülüğü ve çok dinliliği yaşayan Hırvatistan toplumu içerisinde buradaki insanlara sergilemiş olmak da çok değerlidir. Bundan dolayı da İslam Birliğine teşekkür ediyorum. Bu serginin hazırlanmasına vesile olan Yunus Emre Enstitümüzü de yürekten tebrik ediyorum. Gerçekten sıradan bir sergi değil. Bu söylediğim gözle bakarsanız Ayasofya'nın güzelliklerini daha da ciddi bir şekilde müşahede edeceğinize inanıyorum."

KAYNAK : AA
Muhammet Arif Güreli Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

Üsküdar Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümünden dereceyle mezun oldum. İnternet Haberciliğine ilk olarak üniversite sıralarında kurduğum internet haber sitesiyle başladım. Kurduğum sitede 1 yıl kadar sağlık, spor ve kültür kategorilerinde röportaj, özel haber ve analiz yazıları yazdım. 2022 yılından bu yana Haber7 bünyesinde başlıca gündem, siyaset, dünya, ekonomi kategorileri olmak üzere çok sayıda haber, grafik ve video hazırladım. Kariyerime Haber7'de gündem editörü olarak devam etmekteyim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR