Türkiye'nin Suriye'de kurduğu fakülteler kapatılıyor: Eğitim yatırımları tehlikede
Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye sınırının 30 kilometre derinliğindeki bölgede eğitim veren Türk menşeli fakülteler, eşi benzeri görülmemiş bir krizin ortasında kaldı.
ABONE OL
HABER7 - ÖZEL
Suriye Yüksek Öğrenim Bakanlığı, 1 Mart 2026 tarihinde yayımladığı 2025-2026 Akademik Yılı 4 numaralı oturumuna ait 267 numaralı kararla, bölgedeki Türk üniversitelerine bağlı fakültelerin kapısına kilit vurmaya hazırlanıyor.
Türkiye'nin hiçbir kurumuyla istişare edilmeden alınan bu karar, bölgede 10 yıldır ilmek ilmek örülen eğitim, sağlık ve güvenlik altyapısına vurulmuş bir darbe niteliği taşıyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİYLE KURULMUŞTU
Alınan karara göre, Gaziantep Üniversitesi'ne bağlı olarak faaliyet gösteren Afrin Eğitim Fakültesi, Azez İslam Bilimleri Fakültesi ve El-Bab Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi kapatılarak Halep Üniversitesi'ne devredilecek.
Daha da vahimi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne (SBÜ) bağlı olarak 5 yıldır hizmet veren Çobanbey Tıp Fakültesi ve Sağlık Meslek Yüksekokulu, 2026/2027 akademik yılından itibaren tamamen kapatılacak.
Alınan bu karar, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla kurulan ve Türkiye'deki devlet üniversitelerinden hiçbir farkı olmayan bu eğitim yuvalarının, Suriye makamlarınca adeta yok sayılması anlamına geliyor.
İsmini vermek istemeyen bir kaynağın gelişmelere ilişkin Haber7'ye yaptığı açıklamalar, krizin boyutunu gözler önüne seriyor: "Yunanistan olsak, Suriye bize 'Ben bu fakülteleri istemiyorum' derdi. Ancak biz Suriye ile bu kadar ciddi ilişkiler içindeyken, tamamen bizim finansmanımızla, Kızılay'ın arazisi üzerine kurulan bu fakültelerin bize hiç sorulmadan kapatılması kabul edilemez."
MİLYONLARCA LİRALIK YATIRIM TEHLİKEDE
Özellikle Çobanbey Tıp Fakültesi özelinde yaşananlar, büyük bir emeğin heba edilmesi riskini taşıyor. Tamamı Suriyeli olan ancak Türkçe hazırlık okudukları için anadili gibi Türkçe bilen 600'e yakın tıp fakültesi öğrencisi, intörnlük (son sınıf) aşamasına gelmişken ortada bırakılıyor.
Türkiye, bu öğrencilerin pratik yapabilmesi ve uzmanlaşabilmesi için fakültenin hemen yanındaki Çobanbey Hastanesi'ni kısa süre önce T.C. Sağlık Bakanlığı eliyle Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne yükseltmişti. Ayrıca Türk Kızılayı, öğrencilerin barınması için 360 kişi kapasiteli apartların inşaatını bitirmek üzereydi.
Bu fakültenin kapatılması; Kuzey Suriye'de hizmet veren 8 Türk hastanesinin, Şam'da açılan Kalp Damar Hastanesi'nin ve Halep'te yapımı süren Onkoloji Hastanesi'nin en önemli hekim ve sağlık çalışanı kaynağının bir anda yok edilmesi anlamına gelmektedir. Haber7'ye konuşan kaynak şöyle diyor: "Hastanın cebine ilacını koyup gönderen, 8 hastaneyle bedava sağlık hizmeti veren Türkiye'nin bu hizmetini alıyorsunuz da, bu doktorları yetiştiren üniversiteyi neden kapatıyorsunuz?"
SELEFİLİĞE KARŞI KURULAN BARİYER YIKILIYOR
Kapatma kararının sadece akademik değil, çok derin stratejik ve sosyolojik sonuçları da bulunuyor. Gaziantep Üniversitesi'ne bağlı Azez İslam Bilimleri Fakültesi, bölgede Ehl-i Sünnet itikadına uygun din eğitimi vererek, DEAŞ benzeri selefi ve radikal akımlara karşı en güçlü "inanç bariyeri" konumundaydı. Bu kalenin yıkılması, bölgenin yeniden aşırı uçların hedefi haline gelmesine zemin hazırlayabilir.
Kararın arkasındaki siyasi motivasyon ise oldukça dikkat çekici. Afrin İktisat Fakültesi'nde görevli Suriyeli bir doçentin tespiti, meselenin özünü özetliyor: "Bu uygulama, en başta katil Beşar Esed'in yaptığı zulmün ve Türk devletinin bölgeye yaptığı yardımın, yatırımın hafızasını silmek anlamına gelmektedir."
Sahadaki Türk yetkililer, bu kararın mevcut Suriye yönetimi içine sızmış eski Esed yanlısı bürokratlar tarafından, Türkiye'nin bölgedeki varlığını zayıflatmak amacıyla planlanmış olabileceğine de dikkat çekiyor.
ÖĞRENCİLER ARASINDA KAOS
Suriye tarafının yayımladığı tebliğ sonrası, 700'e yakın öğrenci arasında büyük bir belirsizlik ve kaos baş gösterdi. Öğrencilerin WhatsApp gruplarında kavgalar yaşandığı, dekanlığın öğrencilere "Nümayiş (gösteri) yapmayın, kavga etmeyin" şeklinde mesajlar atmak zorunda kaldığı öğrenildi.
Suriye makamları, YÖS sınavına girmeyen veya Türkçe hazırlık okumayan öğrencileri lise notlarına göre Suriye üniversitelerine dağıtmayı, Türkiye'ye geçiş yapacaklardan ise "özel eğitim ücreti" almayı planlıyor.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, YÖK, Sağlık Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı cephesinden henüz konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Söylentilerin yanında yaşanan belirsizlik tablosu sahadaki personeli ve öğrencileri endişelendiriyor.
ORTAK YÖNETİM MÜMKÜN MÜ?
Konuyla ilgili isimler, Türkiye'nin Somali'den Bosna Hersek'e kadar dünyanın dört bir yanında eğitim köprüleri kurarken, hemen sınırının dibindeki bu devasa yatırımın tek kalemde silinip atılamayacağı görüşünde birleşiyor.
Fakültelerin tamamen kapatılması yerine yönetimin Suriye'ye devredilmesi, Suriyeli bir eş-dekan atanması veya iki ülkenin ortak bir yönetim modeli oluşturması gibi diplomatik alternatiflerin gündeme getirilebileceği ifade ediliyor.