Geçmeyen ağrıya cerrahi çözüm! Çocuklarda dahi görülüyor
Dirençli ve geçmeyen ağrıya yönelik tedavilerde yeni bir döneme geçildi. İlaçlarla ve klasik tedavilerle kontrol edilemeyen ağrılar artık uygulanan cerrahi yöntemlerle sona eriyor.
ABONE OLGünlük hayat konforunun önüne geçen ve bazı vakalarda neredeyse yıllardır devam eden geçmeyen ağrı için cerrahi yöntemler, hastanın önemli ölçüde rahatlamasını sağlıyor.
Modern tıp, yıllarca geçmeyen ve yaşamı adeta bir kabusa çeviren kronik ağrılara karşı yeni nesil cerrahi yöntemlerle umut olmaya devam ediyor. Özellikle kanser, ağır travma veya sinir hasarlarına bağlı olarak gelişen dirençli ağrılar, ne yazık ki klasik ilaç tedavileriyle her zaman kontrol altına alınamıyor.
Geceleri uykusuz bırakan ve günlük yaşam kalitesini sıfıra indiren bu durumlarda, beyin ve sinir cerrahisinin ileri teknikleri devreye giriyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Doç. Dr. Mehmet Tönge, ağrının beyin tarafından algılanmasını engelleyen omurilik pili ve özel sinir ameliyatlarıyla hastaların hayata yeniden tutunduğunu belirtiyor.
OMURİLİK PİLİ VE İLERİ TEKNİKLERLE AĞRI KONTROLÜ
Uygulanan yöntemler arasında omurilik pili ve bazı sinirlere doğrudan müdahaleler bulunduğunu belirten Doç. Dr. Tönge, “Omurilik pili ve diğer cerrahi tekniklerle, ağrının beyin tarafından algılanmasını engelleyebiliyoruz. Bu yöntemler dünya genelinde sık uygulanmasa da gerekli olduğunda hastalarımıza çok önemli katkılar sunuyor. Hepimizin hayatını olumsuz etkileyen ağrı bazen ilaçlarla veya klasik tedavilerle kontrol altına alınamayabiliyor. İşte bu noktada cerrahi yöntemler devreye giriyor. Özellikle kanser ağrıları veya travma sonrası oluşan dirençli nöropatik ağrılarda uyguladığımız teknikler, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde artırabiliyor” dedi.
TRAVMA SONRASI AĞRIDA BAŞARI
Yakın zamanda tedavi ettikleri kırklı yaşlarında bir erkek hasta üzerinden değerlendirmelerde bulunan. Doç. Dr. Tönge, “Yıllar önce motosiklet kazası geçirmişti ve boynundan koluna giden sinirlerde kopmalar olmuştu. Bu yüzden de dayanılmaz ağrıları vardı. Çeşitli tedaviler uygulanmış, omurilik pili bile takılmıştı. Ancak ağrılar devam ediyordu ve kullanılan ilaçların yan etkileri ortaya çıkmaya başlamıştı. Biz, multidisipliner bir konseyle durumu değerlendirdik ve hastamıza DREZ ameliyatını uyguladık. Erken dönemde ağrısında yüzde 80’in üzerinde azalma sağladık. Önümüzdeki süreçte kademeli olarak ilaçlarını da azaltmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLUK VE GENÇ YAŞTA DA GÖRÜLEBİLİYOR
Dirençli ağrıların sadece travma kaynaklı olmadığını, kanser tedavileri sonrası, kan dolaşımı bozukluklarına bağlı veya zona hastalığı gibi durumlarda da görülebildiğini belirten Doç. Tönge, “Bu ağrılar çocukluk, genç ve yetişkin yaş gruplarında ortaya çıkabiliyor. Özellikle sinirlerde oluşan tahribat sonucu devam eden ağrıların kontrolünde, cerrahi müdahaleler ciddi bir çözüm sunuyor. Erken müdahale ile hastalarımız yaşam kalitesini korunabilir ve kronikleşmiş ağrılarda ise daha ileri cerrahi yöntemler gerekebilir” şeklinde konuştu.