Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık için tahliye kararı

İstinafın bozma kararının ardından yeniden görülen Ayhan Bora Kaplan davasında mahkeme ara kararını açıkladı. 4 sanık tahliye edilirken, örgüt elebaşı Kaplan ve Serdar Sertçelik'in tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

ABONE OL
GİRİŞ 18.04.2026 00:11 GÜNCELLEME 18.04.2026 00:17 GÜNCEL
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık için tahliye kararı

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 2023 yılında Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, 3 Aralık 2024'te karar açıklandı. Örgüt elebaşı Ayhan Bora Kaplan'a 68 yıl hapis cezası verilirken, 36 sanık ise 1 yıl 6 ay 22 gün ile 21 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezasına çarptırıldı. Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.

Suç örgütü yöneticisi Serdar Sertçelik tutuklandı

"HAKSIZ YERE CEZAEVİNDEYİM"

Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Muhammet Kaplan savunmasında, “Beni içeri alıp ‘Bu ifadeyi vereceksin, sonra işine gücüne bakacaksın’ dediler. İfadeyi okuduğumda, tüm Ankara’yı yakmışlar. Ben de ‘Bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın bir ilgisi yoktur. Bizi sahte HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve sahte gizli tanık beyanlarıyla bana ceza verdiler. Ben 3 yıldır haksız yere cezaevindeyim, 6 adımlık koğuşta kalıyorum” dedi.

"HİÇBİR OLAYIN İÇİNDE YOKUM"

Tutuklu sanık Fethi Koyuncu, dosyadaki suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek, “Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan’ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum” dedi.

"HİÇ KİMSEDEN TEHDİT ALMADIM"

Sanık beyanlarının ardından tanıkların dinlenmesine başlandı. Söz verilen sanık Serdar Sertçelik’in babası tanık E.S., “Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ’a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam” diye konuştu.

"ELİNDE YÜZÜNDE BİR MORLUK YOKTU"

Sertçelik’in annesi tanık A.B. ise “Serdar adli kontrol kararı verilmesinin ardından bizim yanımızda kalıyordu. Serdar’ın vücudunu bilmiyorum ama elinde yüzünde bir morluk yoktu. Emniyette yaşadığı olaylarla ilgili bir şey anlatmadı. Ben kendisine ‘neden durgunsun’ dedim. Kendisi cevap vermek istemedi. Bileğinde de kelepçe vardı. Evimiz emniyet gibiydi, sürekli polis geliyordu. Sohbet ediyorlardı, ben odaya girdiğimde ise beni dışarı çıkartmak istiyorlardı. Serdar’ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11.00 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Ben de ‘nereye gideceksin oğlum’ dedim. ‘Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim’ dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Ondan sonra iletişimimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu” dedi.

"MURAT ÇELİK'İN KAYIT ALTINA ALDIĞIMDAN HABERİ YOKTU"

Tanık polis memuru M.S., Bora Kaplan operasyonunun yapıldığı dönemde eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in özel kaleminde görevli olduğunu belirterek, “Murat Müdürüm Cengiz Haliç’in birtakım bilgi ve belgeler getirebileceğini söyleyip görüşmede benim de bulunmamı istedi. Geldi, oturduk. Yarım saat görüştüler. Bazı isimler verdi, bazı olaylar anlattı. Ahmet isimli savcıdan, Halil Falyalı’dan, rüşvet olaylarından söz etti. Tam hatırladığım kadarıyla bu görüşme, Ayhan Bora Kaplan soruşturmasından sonra gerçekleşti. Murat Çelik’i daha önceden tanıyordum, birlikte çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine de yabancı değildik; bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyorduk ve hakkında bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç’i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım. Cengiz Haliç gibi bir kişiyle yapılan görüşmeyi kayıt altına almamın nedeni kendimi güvenceye almak içindi. Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklayacağımı düşündüğüm için kayıt altına almayı uygun gördüm. Bu, mesleki tecrübem gereği aldığım bir karardı. Sıkıntılı bir olayla karşılaşmak istemedim. Cengiz Haliç, bildiğim kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili bazı bilgiler vermek için gelmişti. Ancak herhangi bir belge vermedi; ben görüşme boyunca bir belge görmedim. Görüşmenin başından sonuna kadar odadaydım. Murat Çelik’in görüşmeyi kayıt altına aldığımdan haberi yoktu, çok sonradan haberi oldu. Bu konuyla ilgili kendisine bilgi verdim. Bu olay bir süre bende sır olarak kaldı. Daha sonra bu görüşmeyi savcılığa vermek istedim, Murat Çelik de ‘iyi olur’ dedi. Murat Çelik’in şüpheli kişilerle görüştüğünü hiç görmedim” ifadelerini kullandı.

SAVCI, SANIKLARIN MEVCUT HALLERİNİN DEVAMINI İSTEDİ

Beyanların tamamlanmasının ardından cumhuriyet savcısı, Serdar Sertçelik’in cezaevinde ve göçmen kampında bulunduğu dönemde internet bağlantısı ve WhatsApp görüşmesi yapma imkânının bulunup bulunmadığının Macaristan makamlarına ivedilikle sorulmasını, buluntu telefonun bilirkişiye inceletilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, tutuksuz sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verilmesini talep etti.

BORA KAPLAN VE SERDAR SERTÇELİK’İN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

  • Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
  • Mahkeme, sanık Tarık Teoman’ın imza yükümlülüğünün kaldırılmasına, yurt dışına çıkış yasağının ise devamına hükmederken, Macaristan makamlarına yazılan müzekkere taleplerinin kabulüne karar verildi.
  • Ayrıca buluntu telefon hakkında Jandarma ve Emniyet Kriminal birimlerince ek rapor hazırlanmasına karar verildi.
  • Mahkeme, dinlenmeyen sanıkların bir sonraki celsede dinlenmesine hükmetti.
  • Ayrıca mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu’nun yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
  • Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan’ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri belirtildi.
  • Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik’in ise tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırarak duruşmayı 1 Haziran’a erteledi.
KAYNAK : DHA