Düşman radarlarını kandırıyor: Normal bir drone'u F-16 gibi gösteriyor
TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği yeni nesil elektronik harp sistemi RF Cube, düşman radarlarını yanıltarak bir drone'u F-16 gibi gösterebiliyor.
ABONE OLTürkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli teknoloji hamlesi, elektronik harp alanında atılan yeni adımlarla güçlenmeye devam ediyor.
TÜBİTAK BİLGEM, SAHA 2026'da düzenlediği tanıtımla, radar ve iletişim alanlarında teknik geliştirme, test ve simülasyon çalışmaları için özel olarak tasarlanan RF Cube isimli elektronik harp sistemini kamuoyuna duyurdu.
Tek elde taşınabilir kompakt bir tasarıma sahip olan bu sistem, dizüstü bilgisayarlarla tam uyumlu çalışarak sahada büyük bir esneklik sağlıyor.
RF Cube, temel olarak RF sinyal algılama, karıştırma, kayıt, analiz ve simülasyon gibi çok çeşitli elektronik harp faaliyetlerini tek bir merkezden yürütebiliyor.
DÜŞMAN RADARLARINI YANILTAN ÜSTÜN YETENEK
Sistemin en çarpıcı özelliklerinin başında, düşman hava savunma sistemlerini yanıltabilme kapasitesi geliyor.
RF Cube'ün gönderdiği sahte sinyaller sayesinde, sisteme entegre edilmiş küçük bir drone, düşman radarları tarafından devasa bir F-16 savaş uçağı olarak algılanabiliyor.
Geniş bir frekans aralığında çalışma yeteneğine sahip olan cihaz, Elektronik Destek kapsamında sinyal algılama işlevlerini kusursuz bir şekilde yerine getirirken, Elektronik Taarruz yeteneği ile hedef sistemler üzerinde doğrudan ve etkili müdahalelerde bulunabiliyor.
Sistem ayrıca, sinyallerin IQ formatında kaydedilmesine, geri oynatılmasına ve hem çevrim içi hem de çevrim dışı analiz edilmesine olanak tanıyor.
Radar ve iletişim sistemleri için istenen parametrelerde sinyal simülasyonu yapabilen RF Cube, spektrum izleme, sinyal parametrelerini çıkarma ve aldatma tekniklerinin geliştirilmesi gibi kritik görevleri başarıyla icra ediyor.
İNSANSIZ SİSTEMLERE ENTEGRASYON VE YAPAY ZEKA DESTEĞİ
Modern savaş alanının ihtiyaçlarına göre şekillendirilen RF Cube, donanım ve algoritma altyapısı sürekli olarak geliştirilebilir bir mimari üzerine inşa edildi.
Bu sayede, operasyonun veya senaryonun gereksinimlerine özgü yazılım ve donanım altyapıları kolayca konfigüre edilebiliyor.
Yapay zeka destekli kullanıma da tam uygun bir altyapı sunan sistem, harici batarya veya güç kaynağı ile çalışabiliyor.
Sistemin en büyük avantajlarından biri de İnsansız Hava Araçları, İnsansız Kara Araçları ve İnsansız Deniz Araçları gibi hareketli platformlara sorunsuz bir şekilde entegre edilebilmesi.
TÜBİTAK BİLGEM'in geliştirdiği bu yenilikçi çözüm, Türkiye'nin elektronik harp alanındaki caydırıcılığını artıracak önemli bir güç çarpanı olarak değerlendiriliyor.