Estetikte yeni dönem: Cildi harekete geçiren organik 'akıllı dolgu' kullanılıyor
Medikal Estetik Hekimi Dr. Adnan Gürcan, estetik dünyasında giderek daha fazla tercih edilen akıllı dolgu yönteminin beklenenden çok daha faydalı sonuçlar verdiğini bildirdi.
ABONE OLSon dönemde yapılan estetik işlemlerde, dolgu çalışmalarının oranı çok fazla.
Dolgu çalışmalarında 'akıllı dolgu' olarak tarif edilen bir tekniğin daha çok kullanıldığına işaret eden Medikal Estetik Hekimi Dr. Adnan Gürcan, "Bu yeni bir teknik ve sonuçları beklediğimizden çok daha faydalı" dedi.
"KLASİK DOLGULAR SADECE HACİM VERİYOR, AKILLI DOLGULAR CİLDİ HAREKETE GEÇİRİYOR"
Biyostimülatör yani Akıllı Dolgular'ın, klasik dolgulardan farklı olarak cildin derin katmanlarında biyolojik bir aktivite başlattını vurgulayan Gürcan, "Amaç klasik dolgudaki gibi sadece bölgeyi şişirmek değil. Zamanla eriyen kemik ve yağ dokusunun oluşturduğu boşluğu, cildin kendi kolajeniyle doldurması. Bu da kendine has dolgunluk ve sıkılık veriyor" dedi.
Akıllı dolguların sonuçlarının çok doğal ve 2-3 yıla kadar kalıcı olduğunu ifade eden Medikal Estetik Hekimi Dr. Adnan Gürcan, "Bu teknik, cildin kendi kendini yenileme mekanizmasını tetikleyen özel bir enjeksiyon uygulama. Akıllı Dolgular, cildin orta tabakasına enjekte edildiğinde vücudun doğal iyileşme sürecini uyaran mikro parçacıklar içerir. Bu maddeler, yaşla birlikte üretimi azalan kolajen ile elastin liflerinin sentezini tetikliyor" şeklinde konuştu.
"ESTETİK İŞLEMLERDE SENTETİK FAYDAYI DEĞİL DOĞALLIĞI HEDEFLEYİN"
Klasik dolguların nihayetinde vücuda yabancı bir madde sokmak olduğunu anlatan Gürcan, "Akıllı dolguların temel maddesi kolajen, kalsiyum, somon dna'sı gibi tamamen doğal elementler. Ciltte yavaşça çözünürken çok güçlü bir kolajen üretimi başlatıyorlar. Hücresel tamiri, cildin elastik gücünü ve kalitesini artırıyor" dedi.
Klasik dolgunun verilen alana hemen hacim katıp su tuttuğuna dikkat çeken Medikal Estetik Hekimi Dr. Adnan Gürcan, "Akıllı Dolgu hücreler arası iletişimi artırıyor. Cildin hızla gençleşmesini, sarkmaların toparlanmasını sağlıyor. Hacim değil rejenerasyon kazandırıyor. Doldurma değil cildin kendi poteinlerini üretmesi sağlanıyor" dedi.