Kanla yazılan vahşet: Srebrenitsa Soykırımı’ndan 31 yıl sonra kan donduran tanıklıklar

Srebrenitsa'da yaşananlar sadece bir savaş hatırası değil, insanlığın bittiği yerdi. Soykırımcıların 'kim daha çok öldürecek' diye yarıştığı, işledikleri cinayetleri duvarlara kanla not düştüğü o karanlık günleri şahitleri anlattı.

ABONE OL
GİRİŞ 11.07.2026 15:14 GÜNCELLEME 11.07.2026 16:18 GÜNCEL
Kanla yazılan vahşet: Srebrenitsa Soykırımı’ndan 31 yıl sonra kan donduran tanıklıklar

Haber7-ÖZEL

Takvimler 11 Temmuz 1995’i gösterdiğinde, Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa’nın, Sırp ordusunda görev yapan katil Ratko Mladic komutasında Sırp birliklerce ele geçirilmesinin ardından başlayan ve kısa zaman içinde 8 bin 372 masum Boşnak sivil sadece Müslüman olduğu için hunharca öldürüldüğü Srebrenitsa soykırımı, vicdan sahibi insanların ve Boşnak halkının kanayan yarası olmayı sürdürüyor.

Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanmış en büyük insanlık trajedisi olarak nitelendirilen Srebrenitsa soykırımı, aradan geçen 31 yıla rağmen kurban yakınlarının en derin acısı olarak yüreklerdeki yerini koruyor. 31 yıl geçmesine rağmen hala binden fazla soykırım kurbanının cenazesinin bulunamamış olması Srebrenitsa'da yaşanan zulmün ne derece büyük olduğunun en önemli göstergelerinden birisi olarak kabul ediliyor. 

KİM DAHA ÇOK BOŞNAK SİVİL ÖLDÜRECEK YARIŞI YAPIYORLARDI

Dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen soykırıma şahit olan Dzevat Bosalija acı dolu günlere dair verdiği röportajda yönelttiğimiz, “Srebrenitsa Katliamı'nda hafızanıza yer etmiş, unutamadığınız anınız nedir?” sorusuna,

“Şunu söyleyebilirim: Srebrenitsa'da müze içerisinde bir siyah oda var. Orada da bu katliamı gerçekleştiren Sırplar savaş sırasında aralarında ‘Kim daha çok sivil öldürecek?’, ‘Bir kişi kaç kişi öldürebilir bir günde?’ yarışı yapıyorlardı.  Ve işledikleri cinayetleri duvarların üzerine kan ile yazıyorlardı. ‘Şu kadar öldürdüm’ falan. Bir de onun yanında, ormanlarda büyük ağaçları kesmek için makineler var, büyük makineler... Bu makinalardan insanları geçiriyorlardı. Müzenin tavanı belki de 15 metre üzerinde ama hala kan izleri orada var.”

Sırplar tarafından bölgedeki Müslüman nüfusunu kırmak için gerçekleştirilen katliamlarda “Orada duvarlarda yazan sayıları hatırlıyor musunuz?” sorusunu yönelttik.

Bosalija’nın verdiği yanıt 5 günde gerçekleştirilen katliamda 8 bin 372’yi acımadan nasıl katlettiklerini açıklamaya yetiyor. Bosalija, “Duvarlara kanla yazılan sayılar 100’ü geçiyordu; Duvara kanlı parmaklarıyla yazdıkları 108 sayısı aklımda kaldı.”

KATLİAMDAN DAHA ACISI, OLMAMIŞ GİBİ YAŞAMAK

Kendisine yönelttiğimiz, “Katliamdan sonra neler hissettiniz? Hayatınız nasıl değişti?” sorusuna,

“Her şey çok acıydı. Şu an canımı en çok yakan şey, Sırplar hala katliam olduğunu kabul etmiyorlar. Boşnaklara karşı hala provokasyon yapıyorlar. Bu benim için daha acı. Katliam oldu üzerinden 31 yıl geçti ama yine de kabullenmiyorlar. ‘Bizden katliam olmadığını kabul edelim’ istiyorlar” yanıtını verdi.

Avrupa'nın gözü önünde bir soykırım! Dinmeyen acı Srebrenitsa

Birleşmiş Milletler’in New York binası önünde Srebrenitsa Katliamı’nı unutmamak için yaptığı ‘Srebrenitsa Çiçeği’ hakkında konuşan Bosalija, “New York'ta, BM’nin yaptığı Srebrenitsa Çiçeği var ya, onu da bir anıt yapmışlar bizim için, Boşnaklar için, o aileler için; belki de hiç unutmamak için. Birleşmiş Milletler önünde soykırım olduğunu unutmamak için belki de bir adım atılmış” ifadelerini kullandı.

GÖZÜ DÖNMÜŞ SIRPLAR HALA KAN DÖKME DERDİNDE

Bosalija’ya yönelttiğimiz, “Bu katliamdan sonra Sırpların size karşı düşünceleri değişti mi?” sorusuna, “Bunca yaşanan acılara rağmen katliamı Sırplar reddediyor. Son zamanlarda yine de o konular masaya geldi. "Bosna’yı bölelim, bilmem ne yapalım, Boşnaklarla yaşamayalım" diye. Hala bir katliam peşindeler. Yine de ‘savaş açalım gerekirse’ diyorlar. Avrupa da onu izliyor. Herkes onu biliyor ama hiçbir şey yapılmıyor” şeklinde yanıt verdi.

“ZAMAN İYİLEŞTİRMEZ! SADECE ONUNLA YAŞAMAYI ÖĞRENİRSİN”

Haber7.com’un Srebrenitsa bölge muhabirlerinden ulaştığı AA’dan Kemal Zorlak’ın Srebrenitsa'lı bir kadın olan Nermina Lakota ile yaptığı röportajı sırasında, Srebrenitsa'lı Lakota'nın, Temmuz 1995'te Srebrenitsa soykırımında öldürülen babası Sulja ve kardeşi Velid'e yazdığı özlem dolu sözler yürekleri burktu.

"Senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum, yine de sana yazıyorum. Nerede olduğunu, nasıl olduğunu bilmiyorum. Kaderinin ne olduğunu bile bilmiyorum. Tek bildiğim şey şu: Seni çok istedim."

Cesetleri hiçbir zaman bulunamayan babası ve kardeşi ile iletişim kurmanın tek yolunun yazmak olduğunu şu sözlerle ifade eden Lakota,"Herkes uyuyakaldığında ve ben ne yapacağımı bilemediğimde oturup yazıyorum. Onlara yazıyorum, Srebrenica'yı, anneleri, kaybettiğimiz herkesi yazıyorum. Benim için her gün 11 Temmuz. 31 yıldır her gün 11 Temmuz gibiydi. Onunla yatıyorum ve onunla uyanıyorum. Zaman iyileştirir derler. İyileştirmez. Sadece onunla yaşamayı öğrenirsin" şeklinde konuştu.

“HALA UMUDUM VAR”

Velid Delic 35 yaşındaydı. Polis memuru ve basketbol hakemiydi. Srebrenitsa'nın düşmesinden sonra ormandan geçerek özgür bölgeye ulaşmaya çalışırken cani Sırp askerleri tarafından katledildi. Onunla birlikte katledilen diğer masum sivillerin kalıntıları 1997'de bulunmasına rağmen, Velid'in kalıntıları hiçbir zaman bulunamadı. Nermina, yıllarca kurumları ziyaret ettiğini, müfettişlerle görüştüğünü ve babasına ve erkek kardeşine ne olduğunu öğrenmeye çalıştığını belirtti.

“Hala umudum var. Ama içten içe, onları asla bulamayacağımdan korkuyorum.”

En büyük dileğinin, yıllar boyunca babasına, erkek kardeşine ve Srebrenitsa soykırımının tüm kurbanlarına yazdığı şiirlerden oluşan bir derlemeyi bir gün yayınlamak olduğunu ifade etti.

“BİZİM İÇİN HER TEMMUZ TRAVMA”

Vedad Halilovic’e yönelttiğimiz, “Srebrenitsa katliamının 31. yıl dönümünde soykırımla alakalı ne söylemek istersiniz?” sorusuna,

“Soykırım kelimesinin daha güçlü bir manası var. Soykırım, devlet tarafından resmi kurumlarca organize edilmiş bir suçtur. Tüm Bosna Hersek halkına, tüm Boşnaklara yapılmış bir suçtur ve halk olarak büyük bir yara hissediyoruz. Her Temmuz bizim için zor bir dönemdir. Temmuz başladığından itibaren tüm Boşnak halkı için bir travmadır. Yani ne kadar yıl geçerse geçsin aynı şeyi hissediyoruz.

Sürekli cenazeler de olduğu için, Sırplar tarafından inkar edildiği için daha da büyük travma oluyor. Yani hem Sırbistan tarafından hem Bosna Hersek'teki Sırplar tarafından soykırım inkar edildiği, kabul edilmediği için sürekli de bize bunu hissettiriyorlar” şeklinde yanıt verdi.

Srebrebitsa’da gerçekletirilen anma programında sorularımızı yanıtlayan Halilvoic’e yönelttiğimiz, “Soykırım sırasında bir yakınınızı kaybettiniz mi?” sorusuna,

“Evet, bizim ve her ailenin kaybettikleri var. Amca kızımı kaybettik. Keskin nişancı tarafından öldürüldü. Yani herkesin yakın komşuları, aile dostları, herkesin kaybı oldu muhakkak” yanıtını verdi.

“HİÇ PİŞMANLIK HİSSETMİYORLAR”

Halilovic’e yönelttiğimiz, “Bu soykırımdan sonra Sırpların size bakışı değişti mi? Hala böyle bir düşmanlık güdüyorlar mı?” sorusuna,

“Şöyle, bir kısım tarafında değişti, bir kısmının değişmedi. Yani bunun da bir sürü nedeni var. O yüzden yani biz tüm Sırp halkı kötü diyemeyiz. Yani bizim ordumuza da katılan bir sürü Sırp askerimiz oldu Bosna Hersek tarafından. Hala bizim komşularımız Sırplar var ama Sırp halkının tamamı düşmanlık güdüyor diyemeyiz ama içlerinde bir sürü kötü insan olduğunu söyleyebiliriz ve maalesef bunların eline tekrar fırsat geçerse bu soykırımları kesinlikle tekrar yapar. Çünkü hiç de pişmanlık hissetmiyorlar” yanıtını verdi.

Srebrenitsa Katliamı’ında şehit olan Boşnakları anma programından bizimle röportaj yapan Halilovic,  “Şu anda size tam Srebrenitsa'dan röportaj veriyorum. İşte burası resmi program işte bitti. Dünyanın her tarafından gelenler oldu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajı okundu. Bu acı günümüzde bizleri unutmadığı için teşekkürler. Şimdi burada öğle namazı kılınacak ondan sonra 10 tane şehidimizin cenazeleri bir saat içinde defnedilecektir" ifadelerine yer verdi.

 

KAYNAK : Haber7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR