AK Partili vekil Şengül Karslı'dan 'Çocuk Koruma Kanunu' açıklaması: Örgütlere geçit yok!
AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, TBMM'de görüşülen kanun teklifinin organize suç örgütlerinin çocukları suç aracı olarak kullanmasını engellemeyi hedeflediğini belirterek, "Hukuk bu yeni suç mühendisliğine sessiz kalamaz" dedi.
ABONE OLTBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülen ve çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler öngören “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, organize suç örgütlerinin çocukları birer “suç aracı” olarak kullanmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Şengül Karslı, komisyondaki görüşmelerde yaptığı konuşmada, değişen suç profiline karşı güçlü bir hukuki refleks geliştirildiğini belirterek, yasa teklifinin detaylarını ve temel felsefesini kamuoyuyla paylaştı.
'HER ÇOCUK YETİŞKİN GİBİ YARGILANMAYACAK, HAKİME TAKDİR YETKİSİ GELİYOR'
Düzenlemenin sosyal politikaların yerine cezayı koymadığını, aksine koruma ve rehabilitasyon tedbirlerini güçlendirdiğini belirten Karslı, kamuoyundaki tartışmalara da açıklık getirdi. Cinayet ve ağır şiddet suçlarında çocukları maşa olarak kullanan örgütlerin mevcut indirimleri istismar etmesini önlemeyi amaçladıklarını vurgulayan Karslı, şunları kaydetti:
“Her çocuk otomatik olarak yetişkin gibi cezalandırılmayacak. Yalnızca 15–18 yaş grubunda; fiilin ağırlığı, kastın yoğunluğu ve failin geçmiş davranışları dikkate alınarak hâkime bir takdir yetkisi tanınıyor. Çocuğun üstün yararı elbette önemlidir; ancak mağdur çocukların yaşam hakkı, ailelerin adalet beklentisi ve toplum güvenliği de çocuk hukukunun dışında bırakılamaz.”
SUÇ MÜHENDİSLİĞİNE KARŞI 'ÇOK BOYUTLU KALKAN'
Dünya genelinde suça karışma yaşının düştüğüne ve suçun niteliğinin değiştiğine dikkat çeken Karslı, çocukların sosyal, ekonomik ve çevresel risklerle bu karanlık sürecin içine çekildiğini ifade etti.
Organize suç örgütleri ve zehir tacirlerinin, çocukların hukuki statülerinden kaynaklanan koruma mekanizmalarını açıkça bir istismar alanına dönüştürdüğünün altını çizen Karslı, “Çocuğun eline silahı, bıçağı tutuşturan bu zehirli akıl, ceza adalet sistemindeki mevcut boşluklara sığınıyor. Bu durum toplumda bir cezasızlık algısı oluşturarak adalete olan inancı zedeliyor. Hukuk düzenimizin mahallelerimizi, okullarımızı ve evlatlarımızı hedef alan bu yeni suç mühendisliğine kayıtsız kalması mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Karslı, yeni kanun teklifinin çocuğu suçla temas ettiği anın öncesinden başlayarak, yargılama süreci ve infaz sonrasında da kuşatan çok boyutlu bir kalkan inşa edeceğini belirtti.
'BAŞARININ ÖLÇÜSÜ CEZASININ AĞIRLIĞI DEĞİL, TOPLUMA KAZANDIRMAKTIR'
Özellikle son dönemde çocuklar tarafından gerçekleştirilen ağır şiddet olayları, silahlı saldırılar ve ölümle sonuçlanan akran zorbalıklarının meselenin vahametini zirveye taşıdığını hatırlatan Karslı, düzenlemenin toplum güvenliğini tesis ederken çocuğu topluma kazandırma iradesini başköşeye koyduğunu söyledi.
Karslı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çocuk adalet sisteminde başarının ölçüsü, verilen cezanın ağırlığı ile değil, çocuğun yeniden suç işleme riskinin ne kadar azaltıldığı ile ölçülür. Bu iki ilke birbirinin alternatifi olamaz, tam aksine birbirini tamamlar. Teklifte yer alan **’adli süreçteki çocuk’** tanımı da, yargılama bitmeden çocuğa suçlu etiketi yapıştırmayan bir yaklaşım olarak, insana bakışımızın en berrak özetidir.”