Boğaziçililerden 28 Şubat sevdalısı Tijen Mergen'e tepki: Çağdaşlık saygıyla ölçülür

Boğaziçi Üniversitesi'nin 159. Mezuniyet Töreni'nin ardından eski mezunlardan iş insanı Tijen Mergen'in sosyal medya paylaşımı, üniversite camiasında da sert tepkilerin odağına yerleşti.

ABONE OL
GİRİŞ 21.07.2026 15:43 GÜNCELLEME 21.07.2026 16:05 GÜNCEL
Boğaziçililerden 28 Şubat sevdalısı Tijen Mergen'e tepki: Çağdaşlık saygıyla ölçülür

Boğaziçi Üniversitesi'nin 159’uncu mezuniyet töreninde gördüğü başörtülü ve çarşaflı öğrenciler ile takkeli velilerden rahatsız olduğunu dile getiren Tijen Mergen’in paylaşımı, sosyal medyada tepkilerin merkezine yerleşti. Kendilerini Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi ve mezunu olarak tanıtan çok sayıda kullanıcı, 28 Şubat zihniyetini hala diri tutmaya çalışan Mergen, söz konusu ifadelerin üniversitenin çoğulcu yapısıyla bağdaşmadığını savunarak tepki gösterdi.

Sosyal medya üzerinden tepkisini gösteren kullanıcılar, üniversitelerin farklı yaşam tarzı ve dünya görüşlerine sahip bireylerin bir arada bulunduğu özgürlük alanları olduğu vurgulanırken, çağdaşlığın kıyafet tercihleri üzerinden tanımlanamayacağı ifade edildi.

ÇAĞDAŞLIK KIYAFETLE DEĞİL, ÖZGÜR DÜŞÜNCE ORTAMIYLA ÖLÇÜLÜR

Bir Boğaziçi mezunu, paylaşımın kendi içinde çelişki barındırdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Farklılıkların zenginlik olduğundan söz ederken insanların kıyafetleri üzerinden rahatsızlık dile getirmek kapsayıcılık anlayışıyla örtüşmüyor. Çağdaşlık; insanların nasıl giyindiğiyle değil, düşünce özgürlüğüne verilen değer, bilime yaklaşım ve karşılıklı saygıyla ilgilidir.”

Bir sosyal medya kullanıcısı Mergen’in hoşgörü şemsiyesi altında İslami değerleri hedef almasını şu sözlerle eleştirdi:

 “Çarşaflı öğrenciler, anneler, takke takan babalar”ın eleştirilerek başlandığı yazı, ‘farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü’ günlerin ümidiyle noktalanıyor :)

Ne mutlu ki bu ‘yapılandırılmış özgürlük’ savları, biz yeni neslin süzgecinden geçemiyor.”

AYNI ŞEKİLDE GÖRÜNMEK ZORUNDA DEĞİLİZ

Farklılıkların zenginlik olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen bir başka sosyal medya kullanıcısı ise,

“Gülümseyerek okumaya başladığım bir yazının bu kadar hüsranla biteceğini hiç tahmin etmezdim. Aynı değeri taşımak demek aynı şekilde görünmek ve yaşamak demek değildir. Aynen dediğiniz gibi farklılıkların zenginlik olarak görülmesidir ama bu değeri hepimizin taşımadığı açıkça görünüyor. Ülkenin en saygın üniversitelerinden birinden mezun olmuş, topluma örnek olması beklenen birinden böylesi kapsayıcı olmayan bir bakış açısını görmek asıl üzücü olan” şeklinde paylaşım yaptı.

İnsanları kılık kıyafetleri üzerinden hedef alan Mergen’e gelen tepkilerden biri ise,

“Bir üniversitenin çağdaşlığı, kampüsündeki insanların ne giydiğiyle değil; farklılıkları ne kadar özgür ve saygılı biçimde bir arada tutabildiğiyle ölçülür. İnsanların kıyafetleri üzerinden bir ‘gerileme’ yorumu yapmak, farklılıkları değersizleştiren ve kapsayıcı üniversite anlayışıyla bağdaşmayan ayrıştırıcı bir yaklaşım.”

SİZİN AKSİNİZE GURUR DUYUYORUZ

Sosyal medya üzerinden tepkisini gösteren bir kullanıcı, çağdaşlığın kıyafet üzerinden değil, bilime verilen değer ve özgür düşünce ortamı ile ölçülebileceğini şu sözlerle ifade etti:

“Bir yandan farklılıkların zenginlik olduğundan, kapsayıcılıktan ve ortak değerlerden bahsediyorsunuz; diğer yandan insanların kıyafetlerini ve yaşam tarzlarını örnek göstererek ‘daha çağdaş bir portre görmek isterdim’ diyorsunuz.

Çağdaşlığın insanların nasıl giyindiğiyle değil; düşünce özgürlüğüyle, bilime verilen değerle ve birbirine duyulan saygıyla ilgili olduğu gerçeğiyle çelişiyorsunuz.

Kampüste farklı yaşam tarzlarından insanların bir arada bulunabilmesi eleştirilecek değil tam tersine üniversitelerin en değerli özelliklerinden biridir. Sizin aksinize Boğaziçi'nin artık bu çeşitliliği yansıttığını görmekten de gurur duyuyorum.”

Mergen’in çağdışı paylaşımı hakkında sosyal medya üzerinden gelen tepkilerden birinde at gözlüğüyle bakmamayı öğrenmesi gerektiğini suratına adeta bir tokat gibi çarptı.

“Boğaziçi’ndeki tüm çarşaflı arkadaşlarım kendini birçok alanda geliştirmiş, donanımlı ve derece öğrencisi olarak hakkıyla bu üniversiteye girmiş insanlar Tijen Hanım. Çevrelerindeki başörtüsüz insanlara da hep aynı sevgi ve saygı ile yaklaştıklarını inceledim, yeterince ‘çağdaş’ oldukları için etraflarına at gözlüğüyle bakmamayı öğrenmiş olsalar gerek. Bu tarz genelleme kullanılan söylemler bizi ileri götürmektense iki taraf arasındaki nefreti artırıp kutuplaştırır, Türkiye’nin son haline baktığımızda çıkaracağımız en önemli sonucun bu olduğunu düşünüyorum. BUMED Öğrenci ekibinden biri olarak bunları okumak beni gerçekten üzdü.”

Boğaziçi mezuniyetinde skandal paylaşım: Tijen Mergen, Müslümanlara nefret kustu

Mergen’in Boğaziçi mezunlarını utandırdığını ifade eden bir kullanıcı şu ifadelere yer verdi:

Çarşaflı öğrencileri ve takke takan babaları ‘içim buruk’ diye ağlama emojisiyle anmanız, aslında yazının en çok eleştirdiği şeyi kendinizin yapması. Boğaziçi'nin ‘her kesimden aile’yi barındırması bir kayıp değil, olması gereken şey. Kaldı ki kendi ailemde de çarşaflı bireyler var, bu yazıyı okurken kendimi de hedef altında hissettim. BUMED yönetim kurulu üyesi olarak sizi bir etkinliğimize konuşma yapmaya davet etmiştik hatta moderatörlüğü de bizzat ben yapmıştım; bu paylaşımı görünce hayal kırıklığına uğradım. Farklılığı zenginlik olarak gördüğünüzü söylüyorsunuz ama metin bunun tam tersini hissettiriyor. Okulumuzun saygın mezunlar derneği olan, benim de okula geldiğim ilk günden bu yana aktif olarak içinde görev aldığım BUMED’i temsil ederken yaptığınız bu paylaşım beni hayretler içerisinde bıraktı gerçekten.”

TEPKİLERE NEDEN OLAN SÖZ KONUSU PAYLAŞIM

Sosyal medya üzerinden kustuğu nefretinde "farkındalık" ve "hoşgörü" şemsiyesi altına sığınan Mergen'in, araya sıkıştırdığı ifadelerle İslami değerleri hedef göstermesi gözlerden kaçmadı. Farklılıklara saygı edebiyatı yapıp muhafazakar kesimi ötekileştiren bu yaklaşım, zihinlerde 28 Şubat döneminin karanlık üniversite atmosferini yeniden canlandırdı.

"Boğaziçi Üniversitesi’nin 159. Mezuniyet Haftası’nda kampüsteydim...

Bu yıl, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği olarak mümkün olduğunca yeni mezunlarımızla bir araya gelmeye çalıştık. Mezun olmanın sadece diploma almak olmadığını; bir ömür boyu sürecek bir dayanışma ağına, güçlü bir topluluğa ve ortak değerlere sahip olmanın önemini anlatmaya çalıştık. Çünkü gerçek network, aynı değerleri paylaşan insanlarla yıllar boyunca yan yana yürüyebilmektir.

Kampüste dolaşırken bir kez daha şunu hissettim: Boğaziçi artık Türkiye’nin küçük bir yansıması olmuş. Her kesimden, her yaşam tarzından aileler çocuklarının mezuniyet heyecanını paylaşmak için oradaydı. Çarşaflı öğrenciler, anneler, takke takan babalar, yıllarca emek verip o gurur gününü yaşamaya gelen binlerce insan... Türkiye’nin önde gelen bilim yuvasında daha çağdaş bir portre görmek isterdim. Yıllar içinde Türkiye’deki değişimin aynen üniversitemde de olduğunu içim burkularak seyrettim"

KAYNAK : Haber7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR