Haluk Levent'e güvenip 21 daire ile 1 fabrikayı devretti: İş adamı tutuklandı!
Ahbap Derneği soruşturması kapsamında emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında Hüseyin Başaran'ın da olduğu 7 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
ABONE OLİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbaplar Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler olmak üzere 4 ana başlık altında inceleme yürütüldü. Bu kapsamda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 27 Temmuz Pazartesi günü sabah saatlerinde düzenlenen 4’üncü dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı.
TAMAMI TUTUKLANDI
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan şüphelilerden Hüseyin Başaran, Deniz Şimşek, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Ali Demirhan, Orhan İnan, Faruk Koç, Emre Saral, Recep Demir ve Ayhan Demir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
HÜSEYİN BAŞARAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKMIŞTI!
Hüseyin Başaran, Haluk Levent ile yaklaşık dört yıl önce Trabzon’daki bir otelin lobisinde tanıştığını, daha sonra uzun süre görüşmediklerini söyledi. Başaran’ın anlatımına göre Levent, dört yıl sonra yeniden karşılaştıklarında daire satın almak istediğini belirterek Göktürk’teki satış ofisini ziyaret etti.
İlk görüşmede daireleri gezen Levent’in, iki gün sonra tekrar gelerek toplu taşınmaz alımları yaptığını ve bu taşınmazların bedelini uluslararası yardım fonlarından gelecek paralarla ödeyeceğini söylediği ifadeye yansıdı. Başaran, Levent’in kendisine yurt dışından para geldikçe satın alınan dairelerin bedelinin ödeneceği bir “barter havuzu” oluşturduğunu anlattığını beyan etti.
TAŞINMAZLAR YELİZ KAYA’NIN ÜZERİNE YAPILDI
Başaran’ın ifadesine göre Haluk Levent, Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttı ve taşınmazların Kaya adına tescil edilmesini istedi. Bu görüşmelerin ardından ilk etapta 4-5 gün veya bir hafta içerisinde 3 ya da 4 taşınmazın devredildiği belirtildi.
Başaran, devirler karşılığında herhangi bir nakit ödeme almadıklarını, yalnızca vadeli senetler verildiğini söyledi. Senetlerden küçük bir bölümünün vadesinden önce ödenmesinin kendisinde güven oluşturduğunu ileri sürdü.
Başaran ayrıca, Haluk Levent’in çeşitli kişilerle ilişkili olduğunu göstermek amacıyla kendisine görüntü ve videolar izlettiğini, kızı üzerinden de sürekli duygusal baskı ve güven ilişkisi kurduğunu iddia etti.
21 DAİRE VE 1 FABRİKA DEVREDİLDİ
Başaran, güven ilişkisinin kurulmasının ardından taşınmaz devirlerinin peyderpey devam ettiğini belirterek toplamda 21 daire ve 1 fabrikanın devredildiğini söyledi. İfadesinde, bu taşınmazların karşılığında Haluk Levent’in şahsi senetlerini aldıklarını ancak Ahbap Derneğinin kefil olduğu herhangi bir senet bulunmadığını vurguladı.
Başaran, kendilerine çok düşük miktarlarda ödeme yapıldığını, bu ödemelerden birinin ise Globus isimli şirketten geldiğini anlattı. Müdafileri de Globus tarafından yapılan söz konusu ödemede açıklama bölümüne Yeliz Kaya adına “daire satış bedeli” yazıldığını belirterek para ve taşınmaz trafiğinin birlikte araştırılması gerektiğini savundu.
100 TAŞINMAZI KAPSAYAN PROTOKOL
Başaran’ın ifadesindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış protokollerinin kapsamı oldu. Başaran, alıcısı Yeliz Kaya olarak gösterilen ve yaklaşık 100 taşınmazı kapsayan muhtelif satış protokolleri imzaladıklarını kabul etti.
Ancak protokollerde yer alan taşınmazların tamamının devredilmediğini, fiilen devredilen taşınmaz sayısının 22’de kaldığını söyledi. Başaran, devredilen taşınmazların bedelini alamadığını, diğer taşınmazların ise tapu devrini gerçekleştirmediğini belirtti.
“FON GELEBİLMESİ İÇİN İPOTEKSİZ OLMASI GEREKİYORDU”
Başaran, 22 taşınmaz üzerinde devir tarihinde herhangi bir ipotek bulunmadığını söyledi. Bunun nedenini ise Haluk Levent’in, yurt dışından fon sağlanabilmesi için taşınmazların ipotek ve şerh taşımaması gerektiğini söylemesiyle açıkladı.
Başaran, organize sanayi bölgesindeki taşınmazın Globus şirketine devredileceğini önceden öğrendiğini ancak bu şirketi de Haluk Levent’in anlattığı sistemin bir parçası olarak değerlendirdiğini ileri sürdü. İfadeye göre taşınmazlar Yeliz Kaya’ya devredildikten kısa süre sonra Esin Önder Çağlayan’a veya Globus ve Kanat şirketlerine aktarıldı.
DEVİR SONRASI KREDİ VE İPOTEK
Başaran, 22 taşınmaz üzerinde şu anda yüksek tutarlı ipotekler bulunduğunu söyledi. Globus ve Kanat şirketleri ile Esin Önder Çağlayan’ın bu taşınmazları teminat göstererek kredi çektiklerini ileri süren Başaran, taşınmazları hukuk yoluyla geri alması hâlinde dahi ipoteklerle karşı karşıya kalacağını savundu.
Müdafileri, taşınmazların Yeliz Kaya’ya devredildikten 1-2 gün sonra Esin Önder Çağlayan’a veya sahibi olduğu şirketlere geçirildiğini, hemen ardından kredi kullanılarak ipotek tesis edildiğini iddia etti.
Savunma, bu devir zinciriyle Globus’tan gelen ödemenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan’ın birlikte hareket ettikleri iddiasında bulundu.
JET, TEKNE VE ÖDENMEYEN KİRALAMA BEDELLERİ
Başaran, ifadesinde taşınmazların dışında jet ve tekne ticaretine ilişkin görüşmelerden de bahsetti. Haluk Levent’in ABD’de bulunan bir iş insanına tekne satabileceklerini, satıştan kendisinin de komisyon alacağını söylediğini; bu amaçla bazı belgeler istendiğini ancak daha sonra herhangi bir gelişme yaşanmadığını anlattı.
Levent’in ayrıca Başaran’a ait jeti satın almak istediğini, bu konuda bir protokol imzalatıldığını ancak satışın gerçekleşmediğini belirtti. Başaran, Levent’in jeti iki kez kiralayarak seyahat ettiğini ancak bu kiralamaların bedelini de ödemediğini ileri sürdü.
“6-7 AYDA BU BOYUTA ULAŞTI, TILSIMLI GİBİYDİ”
Haluk Levent ile arasındaki ticari ilişkinin yalnızca 6-7 ay içerisinde çok geniş bir boyuta ulaştığını söyleyen Başaran, yaşanan süreci “Tılsımlı gibiydi” sözleriyle anlattı.
Başaran; yurt dışında adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, Ahbap Derneğinin faaliyetlerini bilmediğini, Haluk Levent ile yurt dışında herhangi bir ticari ilişki yürütmediğini ve Güney Köse isimli kişiyi tanımadığını söyledi.
Müdafileri ise Başaran’ın herhangi bir suç örgütü kapsamında hareket etmediğini, taşınmazlar karşılığında yalnızca cüzi miktarda ödeme aldığını ve olayda şüpheli değil mağdur olduğunu savundu.
Başaran’ın taşınmazların geri alınması amacıyla hukuk davaları açtığı ve şikâyetçi olduğu belirtildi. İfadede yer alan iddia ve savunmalar, taşınmaz devirleri, senetler, şirketler arasındaki para hareketleri ve ipotek işlemlerinin soruşturma kapsamında incelendiği öğrenildi.