PISA 2025'te tarih yazdık! Bakan Tekin Türkiye'nin başarısını anlattı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Slovakya'da düzenlenen PISA 2025 Bölgesel Toplantısı'nda Türkiye'nin eğitimdeki başarısına dikkat çekti. Tekin, Türkiye'nin üç alanda birden performansını artıran tek OECD ülkesi olduğunu vurguladı.
ABONE OL91 ülkenin katılımıyla yapılan PISA 2025 sonuçları, tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.
OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye 2003'ten bu yana katılıyor. PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de ise 81 ülke yer aldı.
PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'de 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te 12 bölgeden 56 ilde bulunan 203 okul ve 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.
PISA sonuçlarına ilişkin kamuoyuna iki ayrı rapor sunuldu. Bunlardan biri MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporu, diğeri ise OECD tarafından kaleme alınan ve "www.oecd.org/pisa" adresinde yayımlanan rapor oldu.
Genel Müdürlükçe açıklanan ülke raporuna göre Türkiye, PISA 2025'te her üç alanda da 2022'den daha yüksek puan elde etti.
Türkiye'nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi.
TÜRKİYE'NİN ORTALAMA PUANI YÜKSELDİ
PISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003'e kıyasla, tüm dünyada ve OECD genelinde eğitim performansları belirgin bir şekilde düşerken Türkiye, fen bilimleri alanında 2003'te 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e yükseltti.
Türkiye, okuma becerilerinde 2003'te 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti.
Türkiye'nin her üç alanda da başarı sıralaması, yüzde 50'nin üzerinde yükseldi
PISA 2003'te 41 ülke yer alırken, PISA 2025'te katılımcı ülke sayısı 91 oldu. Ülke sayısındaki bu değişiklik nedeniyle Türkiye'nin uzun vadeli performansı, göreli sıralamayı gösteren yüzdelik dilim üzerinden karşılaştırıldı.
Türkiye, PISA 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli sıralamasını yükseltti. Fen bilimlerinde 2003'te 35'inci sırada bulunan Türkiye, bu araştırmada 19'uncu sıraya yükseldi. Böylece göreli sıralama konumunu yüzde 64 oranında iyileştirdi. Okuma becerilerinde 33'üncü sıradan 18'inci sıraya yükselen Türkiye, göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi. Matematikte ise Türkiye, 34'üncü sıradan 28'inci sıraya yükseldi. Bu alanda göreli sıralama konumu yüzde 52 oranında iyileşti.
TÜRKİYE, OECD ÜLKELERİ ARASINDAKİ SIRALAMASINI ÜST SIRALARA TAŞIDI
38 OECD üyesi arasında başarı grafiğini üst sıralara taşıyan Türkiye, fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanında ise 23'üncü sırada yer aldı. Böylece Türkiye, uzun vadede fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde de göreli sıralamasını yüzde 50'nin üzerinde yükseltmiş oldu.
Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu. Türkiye, aynı zamanda 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.
BAKAN YUSUF TEKİN, "PISA 2025 BÖLGESEL TOPLANTISI"NDA TÜRKİYE'NİN BAŞARISINI ANLATTI
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen "PISA 2025 Bölgesel Toplantısı"na katıldı. Tekin, OECD'nin uzun dönem analizlerine göre 2015'ten 2025'e uzanan 10 yıllık süreçte her üç alanda birden performansını anlamlı biçimde yükseltebilen tek OECD ülkesinin yine Türkiye olduğunu ifade etti.
"PISA 2025 Bölgesel Toplantısı"nda konuşan Bakan Tekin, toplantı kapsamında PISA 2025 döngüsüyle ilgili Türkiye'nin tecrübelerini paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Slovakya Eğitim Bakanı Tomas Drucker'a da ev sahipliği için teşekkürlerini iletti.
Yaklaşık on beş gün önce OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ile toplantı yaptıklarını anımsatan Tekin, Schleicher'in kendisinden PISA 2025 döngüsünde Türkiye'nin son 10 yılda attığı adımlar ve hangi adımlar neticesinde bu başarının elde edildiğine dair bir konuşma yapmasını istediğini belirtti.
Türkiye'de eğitimde son 10 yılda atılan adımların ne tür sonuçlar doğurduğuna dair tecrübelerini paylaşmak istediğini aktaran Tekin, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Frantisek Ruzicka ve Schleicher'in 2015'ten sonra Türkiye'nin PISA döngülerinde "olağanüstü bir performans sergilediğine" dair ifadeler kullandığını söyledi.
Bilhassa 2000'li yılların başında üzerinde odaklandıkları ana konulardan birinin eğitim için genel bütçeden ayrılan payın sıralamadaki düşüklüğü olduğunu vurgulayan Tekin, bu anlamda eğitime ayrılan kaynağın söz konusu yıllarda gerilerde olduğunu dile getirdi.
Türkiye'de 2000'li yılların başında başta savunma ve güvenlik olmak üzere farklı sektörlere kaynak ayrıldığına işaret eden Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, başbakan olarak göreve başladığı 2002'den itibaren Türkiye'de genel bütçeden en yüksek pay eğitime ayrılmaya başlandı. Bunun önemli problemlerimizin çözümü için çok ciddi bir adım olarak literatüre geçmesini isterim. Çünkü bu gerçekten hem siyasal önceleme anlamında hem de ekonomik kaynak ayırma anlamında çok önemli bir adımdı." dedi.
"ÖĞRETMEN BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISI İTİBARIYLA OECD ORTALAMASININ ÜZERİNE ÇIKMIŞ DURUMDAYIZ"
Bakan Tekin, 2000'li yılların başında eğitimde fırsat eşitliğinin temini noktasında atılması gereken adımlar olduğunu belirterek, o yıllarda Türkiye'nin coğrafi koşulları itibarıyla etnik, dini, politik ya da benzeri sebeplerle dünyanın her tarafında olduğu gibi eğitime erişme konusunda da sorunlar yaşandığını, bunun sonucunda fırsat eşitsizliğinin beraberinde geldiğini söyledi.
Bu kapsamda birtakım adımlar attıklarını ifade eden Tekin, "Biz bu süreç içerisinde öğrencilerin kamu kaynaklarıyla merkezdeki okullara her gün taşınmasından öğretmenlerin eğitimde erişim sıkıntısı yaşanan okullara taşınmasına kadar, bölge yatılı okullar kurmaktan bilhassa özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın evinde, hastanede, ailesinin yanında eğitim imkanına erişmesine kadar sosyal eşitsizlikleri giderebilecek çok ciddi tedbirler aldık. Şu an ülke içerisinde özel servisler dışında her gün yaklaşık kamu kaynaklı beslenen 90 bin servis aracıyla çocuklarımızı eğitim öğretime eriştirmeye çaba sarf ediyoruz." dedi.
Son 20 yılda derslik sayısındaki artışa değinen Tekin, bu dersliklerin hem fiziki kapasiteyi rahatlatma hem de daha nitelikli ortamlarda eğitim öğretim imkanının sunulması anlamında önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Türkiye'de yaklaşık olarak 750 bin sınıfta 18 milyon öğrenciye eğitim öğretim hizmeti verdiklerinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti: "Bu anlamda attığımız önemli adımlardan bir tanesi öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının çok gerisindeydik. Şu anda hem derslik başına düşen öğrenci sayısı hem de öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının üzerine çıkmış durumdayız. Bu da bizim açımızdan önemli bir yenilik."
Bakan Tekin, 2013 sonrası başlatılan FATİH Projesi ile 750 bin dersliğin tamamına internet erişiminin sağlandığını ve milyonlarca eğitim içeriğinin bulunduğu bir eğitim içerik portalı oluşturduklarını belirtti.
"PROGRAMLARIMIZDA İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ VE ADALETİN TESİSİ GİBİ KONULARIN EĞİTİMİN ASIL MESELESİ OLDUĞUNU YERLEŞTİRMEYE ÇALIŞTIK"
Millî Eğitim Bakanı Tekin, dünyada şu anda temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, can güvenliği başta olmak üzere birçok bölgede insanların yaşama ve düşüncesini yayma gibi birçok konuda sorun yaşandığına dikkati çekti.
PISA ve OECD sayesinde dünyanın her tarafında eğitimin niteliğinin nasıl artırılabileceğine dair tedbirlerin ve örnek uygulamaların paylaşıldığını aktaran Tekin, şunları kaydetti:
"Ancak beni endişelendiren, endişeye sevk eden şöyle bir husus var: Eğitimin niteliğini artırıp fen bilimlerinde, matematikte daha nitelikli gençler, çocuklar yetiştirip dünyada savaşların, insan hakları ihlallerinin, saldırıların yaygınlaştığı bir dünyayı hep beraber ortaya çıkarma riskimiz var. Dolayısıyla bizim Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı olarak yaptığımız çok önemli bir iş var. 2024'te son adımını da attık. On iki yıllık zorunlu eğitim müfredatı içindeki programlarımızda insan hakları, demokrasi, dünyada barış ve adaletin tesisi gibi konuların eğitimin asıl meselesi olduğunu müfredatımızın içine kalın çizgilerle, önemle yerleştirmeye çalıştık. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda bizi teşvik ediyor. Bu konuda atılması gereken adımları, dünyaya barışı eğitimcilerin getireceğini, dünyada insan hakları ihlallerini öğretmenlerin ve okulların durduracağını burada hepimiz biliyoruz. O yüzden müfredatımızda bu değişiklikleri de yakın zamanda yaptık. Bunların neticesinde 2015 sonrasında hem matematik hem fen bilimlerinde performansını istikrarla artırabilen az sayıdaki ülkelerden biri olarak OECD raporlarında ifade edilen noktaya getirmiş olduk."
"ON YILLIK SÜREÇTE HER ÜÇ ALANDA PERFORMANSINI YÜKSELTEBİLEN TEK OECD ÜLKESİ YİNE TÜRKİYE OLDU"
Bakan Tekin, 2003'ten itibaren katılmaya başladıkları PISA döngülerinde özellikle 2018 ve 2022 döngüleriyle güçlendiklerini, 2025 döngüsüyle de çok daha iyi bir noktaya geldiklerini bildirdi.
Türkiye'nin PISA 2025 döngüsünde ilk defa fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamalarının üzerine çıktığını vurgulayan Tekin, matematikte de bu ortalamaları yakaladıklarını söyledi.
Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
"Küresel ölçekte belirgin gerilemelerin yaşandığı bu 2022-2025 döneminde her üç alanda da performansını anlamlı biçimde yükselten tek OECD ülkesi Türkiye oldu. Bu yükselişi asıl kıymetli kılan taraf ise onun yalnızca bir ortalamanın artışından ibaret kalmamasıdır. Türkiye aynı dönemde hem en başarılı öğrencilerin oranını artıran hem de asgari düzeyin altındaki öğrencilerin oranını aynı şekilde azaltan iki OECD ülkesinden biri oldu. Yani hem zirvedeki öğrencilerimizi daha yukarıya taşıma çabası içinde olduk hem de en geride kalan çocuklarımızın ellerinden tutup onların yukarıya doğru taşınmasına yardımcı olduk. Bu tablonun bizim için çok ayrı bir anlamı var. OECD'nin uzun dönem analizlerine göre 2015'ten 2025'e uzanan bu on yıllık süreçte her üç alanda birden performansını anlamlı biçimde yükseltebilen tek OECD ülkesi yine Türkiye oldu."
"EĞİTİMLERE KATILMAYI ZORUNLU HÂLE GETİRDİK"
Tekin, 2023'ün yaz aylarından itibaren okullarda telefon kullanımını yasakladıklarını anımsatarak, aynı şekilde bu yıl öğretmenlerin de ders ortamında telefonla zaman geçirmemeleri gerektiğini kendilerine hatırlattıklarını ifade etti.
Ailelerin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine pozitif katkı vereceklerini gördüklerini aktaran Tekin, 2023 yazından itibaren Türkiye'deki yaklaşık 18 milyon öğrencinin tamamının ailesine yönelik ebeveyn eğitimleri sürecini başlattıklarını dile getirerek, "Bu yıl itibarıyla da okul öncesine, ilkokula ve ortaokula yeni başlayan çocuklarımızın ailelerine bu eğitimlere katılmayı zorunlu hale getirdik." diye konuştu.
OECD ve PISA yöneticilerine teşekkürlerini ileten Tekin, "Türkiye'de bugün burada konuştuğumuz güzel atmosferin oluşmasına sebebiyet veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu anlamda bizim her daim destekçimiz olan öğretmen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." dedi. Daha sonra toplantıya katılan bakanlar aile fotoğrafı çektirdi.
BAKAN TEKİN: EĞİTİMDE YÖNÜMÜZ İLERİ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Kıymetli Maarif Ailem, sevgili öğrencilerimiz ve değerli velilerimiz, PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte 9 puanlık artışla OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu. Bu başarıda öğrencilerimizin gayreti, öğretmenlerimizin emeği ve ailelerimizin desteği var. Evlatlarımızı yürekten kutluyor, öğretmenlerimize ve velilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eğitime yaptığımız yatırımların çocuklarımızın başarılarına yansımasından gurur duyuyoruz. Her evladımızın nitelikli eğitim imkânına kavuşması için aynı azimle çalışmayı sürdüreceğiz. Eğitimde yönümüz ileri."
Kıymetli Maarif Ailem, sevgili öğrencilerimiz ve değerli velilerimiz,
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) September 8, 2026
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte 9 puanlık artışla OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu.
Bu başarıda… pic.twitter.com/VTeIph9QQO
TEKİN: PISA 2025'TE TARİHİ BİR BAŞARIYA İMZA ATTIK
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'te tarihi bir başarıya imza atarak, ilk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ortalamasının üzerine çıkıldığını belirtti.
Tekin, NSosyal hesabından OECD tarafından uygulanan PISA 2025 sonuçlarına ilişkin bir paylaşımda daha bulundu.
Paylaşımında PISA 2025 için hazırlanan videoya da yer veren Tekin, şunları kaydetti:
"PISA 2025'te tarihi bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık. Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık, eğitimde daha güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye."
PISA 2025’te tarihî bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık.
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) September 8, 2026
Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık; eğitimde daha güçlü,… pic.twitter.com/fN18nrUbRM