Eski CIA ajanı Altaylı'nın FETÖ mektubundaki karanlık infaz planı: Kozinoğlu ve Başbuğ
Eski CIA Ajanı Enver Altaylı'nın FETÖ’ye yazdığı mektupta hedef gösterdiği İlker Başbuğ ve Kaşif Kozinoğlu'nun uğradığı kumpaslar, karanlık ilişkiler ağını bir kez daha gözler önüne serdi.
ABONE OLKaranlık dönemlerin dikkat çeken figürlerinden eski CIA ajanı Enver Altaylı'nın, FETÖ terör örgütünün elebaşına saygı ifadeleriyle kaleme aldığı mektubun yankıları sürüyor. Örgüte iki kritik ismi açıkça ihbar eden Altaylı'nın hedef gösterdiği eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve MİT Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun yaşadığı trajik süreçler, mektupta çizilen infaz ve tasfiye planının nasıl adım adım uygulandığını ortaya koyuyor.
BAŞBUĞ HAKKINDAKİ OLUMSUZ GÖRÜŞÜ RAPOR ETTİ
Enver Altaylı, terör örgütü liderine gönderdiği mektupta dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'u doğrudan hedef aldı. Başbuğ'un örgüte karşı son derece mesafeli ve olumsuz bir tutum içinde olduğunu belirten Altaylı, “Yeni Genelkurmay Başkanı’nın zatı alinize bakışı son derece menfidir” ifadeleriyle adeta Başbuğ’u rapor etti.
Bu ihbarın ardından harekete geçen hain darbe planlayıcısı karanlık mekanizma, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilkin yaşanmasına yol açtı. Görev süresinin tamamlanmasının ardından İlker Başbuğ, asılsız iddialarla tutuklanarak cezaevine gönderilen ilk Genelkurmay Başkanı oldu.
KOZİNOĞLU İÇİN "ETKİSİZ HALE GETİRİLMELİ" TALİMATI
Mektuptaki ikinci ve en kritik hedef ise MİT Kafkaslar Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'ydu. “Hiçbir dosyanın faili meçhul olarak karanlıkta bırakılmaması için adalet ve güvenlik teşkilatları olarak eş güdüm içerisinde omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle harekete geçen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatlarının ardından gündeme bomba gibi düşen Kozinoğlu hakkında Altaylı, Kozinoğlu'nun Özbekistan'daki FETÖ okullarının kapatılmasında başrolü oynadığını vurgulayarak, bu ismin gelecekte MİT Müsteşarlığı koltuğuna oturma ihtimaline karşı uyarılarda bulundu. Altaylı böyle bir senaryonun gerçekleşmesinin büyük bir felaket olacağını şu ifadelerle dile getirdi:
“Eğer böyle bir şey olursa, Allah memleketi, devleti, Fetullah Hoca Efendi’yi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur.”
Mektupta geçen bir başka çarpıcı detay ise, “Şenkal Atasagun’un Özbekistan görevlisi olarak çalışan Kaşif Kozinoğlu, terfi ettirilmiş ve merkezi Taşkent’te bulunan Orta Asya istihbaratını koordine etmekle görevli büronun başına getirilmiştir. Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı adı geçen bu şahsa aittir” ifadeleri oldu.
KUMPAS MEKANİZMASI VE ŞÜPHELİ ÖLÜM
Altaylı'nın işaret ettiği tasfiye planı gecikmeden devreye sokuldu. Belirli bir merkezden üretilen sahte ihbar mektupları ve uydurma delillerle hedef alınan Kaşif Kozinoğlu, düzenlenen operasyonla gözaltına alınıp tutuklandı. Cezaevine konulan Kozinoğlu, yargılanma süreci devam ederken şüpheli bir şekilde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Böylece Altaylı'nın mektubunda talep ettiği etkisiz hale getirme operasyonu, cezaevi duvarları ardında ölümle sonuçlanmış oldu.