Bingöl'de buluşan Şadi Aşireti üyelerinden birlik ve beraberlik mesajı
Bingöl'de ilk kez düzenlenen Şadi Aşireti tanışma toplantısında konuşan Prof. Dr. Abdulhakim Koçin, aşiretin tarihi kökenlerine dikkat çekerek, birlik ve beraberliğin günümüz dünyasındaki önemine vurgu yaptı.
ABONE OLŞadi Aşireti, kökleri Kafkasya, Azerbaycan ve Doğu Anadolu’da hüküm sürmüş hanedanlardan gelen ve adını Selahaddin-i Eyyübi’nin dedesi Şadi bin Mervan’dan alan bir aşirettir. Aşiret mensupları bugün ilk kez tanışma amacıyla Bingöl’de Kültür Parkta bir araya geldiler.
Çok sayıda aşiret üyelerinin bir araya geldiği bu ilk tanışma programının organizasyonunu Tekin Şadili, Mehmet Akan, Nusret Koçin ve Eyüp Baysu üstlendi. Programın açış konuşmasını Ak Parti’den iki dönem Bingöl Sancak Beldesi Belediye Başkanlığını yapan Nusret Koçin yaptı.
Programa katılanlardan biri de Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulhakim Koçin’di. Şadi Aşiretinin tarihine ilişkin önemli bilgiler sunan Koçin, bu tür programların ayrışmaya değil tanışmaya, yardımlaşmaya, birlik ve beraberliğe vesile olması gerektiğini vurgulayarak herkesin elinden geldiği kadarıyla ülkemize, insanlarımıza ve Müslümanlar başta olmak üzere bütün insanlık alemine hayırlı hizmetler yapmada azami gayreti göstermesi gerektiğini belirtti.
Verilen bu bilgilerden sonra katılanlardan söz isteyenlere söz verilip görüş ve önerileri alındı. Toplantıya katılan ve söz alıp önerilerde bulunanların tamamı böyle bir toplantının yapılmasından büyük memnuniyet duyduklarını ve en yakın zamanda daha geniş mekânda ve daha büyük bir organizasyonla tekrar bir araya gelmek isteklerini dile getirdiler.
Prof. Dr. Abdulhakim Koçin’in toplantıda yaptığı konuşmanın metni şöyle:
"Ey adını Kudüs Fatihi Selahaddin-i Eyyubî’nin dedesi Şadi bin Mervan’dan; yiğitlik ve cesaretini, samimiyet ve sadakatini, cömertlik ve fedakarlığını Selahaddin-i Eyyubî’den alan kıymetli Şadi Aşireti mensupları, saygıdeğer büyüklerim ve sevgili kardeşlerim, Bu büyük ailenin bir ferdi olarak bugün aranızda bulunmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bu vesileyle hepinizi en içten duygularımla; saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum.
Malumlarınız olduğu üzere Şadi Aşireti, Orta Doğu ve Kafkaslar tarihinin en büyük, en köklü ve en geniş topluluklarından biridir. Kökleri Kafkasya, İran, Azerbaycan, Horasan ve Doğu Anadolu’da hüküm sürmüş tarihi hanedanlara dayanır.
Şadi Aşireti mensupları, günümüzde de Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin yanı sıra İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan gibi çok geniş bir coğrafyada yaşamaktadırlar.
Bu aşiret, tarihi boyunca yönetim, askeri güç ve bölgesel siyaset açısından da etkin olmuş, farklı inanç ve kültür yapılarını bünyesinde barındırmış çok köklü bir aşirettir.
Bizler, tarih boyunca köklü geçmişi ve gelenekleriyle, hak ve hakikatten yana sergilediği sağlam duruşuyla her zaman adından söz ettirmiş; cesareti, cömertliği, fedakarlığı ve adaletiyle düşmanının bile takdirini kazanmış güçlü bir aşiretin mensuplarıyız.
Ancak şunu unutmayalım ki bizi asıl güçlü kılacak şey; dinimize, kültürümüze, ülkemize bağlılığımız, en büyük sermayemiz ve en aşılmaz kalemiz birliğimiz ve beraberliğimizdir. İyi ve kötü günümüzde birbirimize kenetlenme becerimizdir.
Malumunuz olduğu üzere dünya hızla değişiyor, hayat şartları farklılaşıyor. Bir insanın tek başına güven içinde, onurlu bir şekilde yaşaması günümüzde artık imkânsız hale gelmiştir. Bu sebeple bizler de aynı ailenin mensupları olarak bir araya gelmek, birlikteliğimizi kurmak ve korumak zorundayız.
Bilirsiniz ki ayrılıkta zayıflık, birliktelikte kuvvet vardır; şeref vardır, şan vardır. Tek başına bir insan tek bir taş gibidir; fakat yan yana geldiğimizde yıkılmaz bir duvar, aşılmaz bir kale oluruz. Birimizin derdi hepimizin derdi, birimizin başarısı hepimizin sevinci ve ortak gururudur.
Bugün burada bir araya gelişimiz, sadece sıradan basit bir toplantı değildir; birbirimizle tanışıp kaynaşmamız, kardeşliğimizi tazelememiz, geleceğe daha sağlam adımlarla yürümemiz için ortaya koyduğumuz güçlü bir irade beyanıdır.
Gençlerimize dayanışmayı öğretmek, büyüklerimizin tecrübesinden faydalanmak, birikimlerine sahip çıkmak ve Şadi Aşireti’nin adını her zaman asaletle, adaletle, halka ve Hakk’a hizmetle, iyilikle ve bütün insanlık için hayırlara vesile olan işlerle anılmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Fikirlerimiz, düşüncelerimiz farklı olabilir; fakat kalplerimiz her zaman aynı yöne yönelmeli aynı ritimle vurmalıdır. Bizi biz yapan değerlere sarıldığımız, birbirimize sahip çıktığımız, birbirimizin elini sıkıca tuttuğumuz ve bırakmadığımız sürece aşamayacağımız hiçbir engel, yenemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.
Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Ocağımızdan huzuru, soframızdan bereketi, aramızdan muhabbeti eksik etmesin. Tıpkı dedemiz Selahaddin-i Eyyubî gibi daima Hakk ve hakikatten yana duruş sergileyip zalimlere karşı koymayı, mazlumları korumayı, yeni fetihlere açılmayı, ülkemize, milletimize ve bütün insanlık alemine hayırlı hizmetler yapmayı nasıp eylesin. Katılımlarınız ve beni sabırla dinlediğiniz için hepinize yürekten teşekkür ederim. Sağ olun, var olun."