Bakan Gürlek'ten fon soruşturmasına ilişkin açıklama: Para iadesiyle bitmeyecek!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmasında 85 kişinin tutuklandığını, 207 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı. Gürlek, "Paranın iade edilmesi soruşturmanın bittiği anlamına gelmez" diyerek yasal süreç uygulanacağını duyurdu.
ABONE OLAdalet Bakanı Akın Gürlek, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk oldu.
Gündeme ilişkin soruları cevaplayan Bakan Gürlek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
FON SORUŞTURMASI HANGİ AŞAMADA?
"Yani burada bir soruşturma izni şartı var. Bu tabii serbest piyasanın, rekabet ortamının korunması için getirilen bir şey. 2025 yılında ben hatırladığım kadarıyla biz şubat ayında özellikle bir kısım fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark etmiştik. Buna yazı yazdık. Tabii o zaman bu 2025 yılında siz başsavcıyken.
Daha sonra yani 2026 yılında özellikle ağustos ayında, özellikle yani vatandaşlarımızdan çok yoğun şikayetler geliyordu işte. Siz de biliyorsunuz. Burada meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak lazım. Yani meşru kazanç vatandaşlarımızın birikimlerini borsada, hisselerde değerlendirmesi meşru kazanç. Bir de meşru olmayan kazanç var. Yani kısa sürede haksız bir şekilde balon hisse diye tabir edilen hisselerden anormal bir şekilde işte kısa sürede gir çık yapılarak kazanılan bir kazanç var.
'AĞUSTOSTA MÜZEKKERE YAZDIK'
Burada da tabii bizim dikkatimizi çekmişti. Arkadaşlarımız da bu konuda özellikle SPK'ya soruşturma izni için yazı yazdı. Hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu. Fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var.
Ama tabii ben şunu ifade etmek istiyorum. Yani özellikle Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor. Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyor. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler yaptık, toplantılar yaptık. Biliyorsunuz en son Sayın Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız.
Biz burada günlük rutin işlemler bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında kurulların takdirinde. Biz bize gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılığımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var.
'207 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI'
Tabii biz 17 Eylül itibarıyla SPK tarafından biliyorsunuz fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı. Birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar. Çünkü biliyorsunuz mal kaçırma çok yoğun yapılabiliyor. Soruşturma aşamasında da gördük bunu. Soruşturmadan iki gün sonra yani isim vermeyeyim, bir şahıs, fonlardan tutuklu olan bir şahsın eşi yurt dışına 40 milyon civarında bir havale transferi için talimat vermişti. Ama tabii bizim başsavcılığımızın, İstanbul Başsavcılığının yazısı uyarınca bu talimat transferi önlendi.
Burada Devlet Denetleme Kurumu da devreye girdi. Özellikle burada bir kurumların ihmali var mı, işte kurumlarımız çok saygın kurumlar, bunların ihmali olup olmadığı konusunda Devlet Denetleme Kurumuna Cumhurbaşkanımız görev verdi. Onlar inceleyecek. Daha sonradan bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak.
Ama şunu söylemek istiyorum ben, burada özellikle fon soruşturmasıyla ilgili biz şunu gördük. Gerçekten iyi niyetle bir kısım vatandaşlarımızın dişinden tırnağından para biriktirerek yatırdığı bir meşru yatırım var. Bunlar elbette normal.
Ama bir de şunu gördük: Özellikle kapalı fonlar ya da açık fonlarda kısa sürede tamamen aldıkları tüyolar, içeriden aldıkları bilgiler, manipülatif hareketlerle kötü niyetle kısa sürede girdi çıktı yaparak inanılmaz fahiş miktarda kazanılan paralar var. Yani biz şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz SPK ve İstanbul Borsası, aynı zamanda Merkezi Kayıt Kuruluşu var biliyorsunuz, oradan gelen bütün listeler uyarınca başsavcılığımız, İstanbul Başsavcılığı bütün bu şahısların işte manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, bunlar tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu. Mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari, yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var, bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde.
Ama burada şunu ben tekrar hatırlatmak istiyorum: Yani Türk piyasası, Türkiye fonları, İstanbul Borsası bizim göz bebeğimiz. Biz özellikle bunun altını çizmek istiyoruz. Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. Yatırımcılarımızın, iyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım.
Burada da özellikle Cumhurbaşkanımız en baştan beri sürece el koyduğu için burada Cevdet Yılmaz biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Fon İstikrar Kurulu oluşturuldu. Özellikle bunlar kararlar alıyorlar. SPK bağımsız kurul, bir kısım kararlar da aldı. Biz başsavcılık olarak süreci takip ediyoruz. Ama biz başsavcılık sadece verilen izin kapsamında, yani SPK tarafından gönderilen listeler ve Borsa İstanbul veya Merkezi Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabiliyor. Yani sonuçta başsavcılıkta teknik olarak veri yok. Bu rutin işlemler, günlük işlemler, borsanın işlemleri, devam eden süreçler tamamen bağımsız kurullar tarafından devam eden süreçler.
Burada kurulan kurul, Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan kurul, kararlar alındı. Biz de katıldık toplantıya. Tabii SPK özellikle bir kısım kararlar aldı. Kendi aldığı kararlara göre burada iyi niyetli yatırımcının 1 milyon TL olan kadar paralarının iadesi konusunda karar verildi.
Şimdi burada bir sistem kuruldu, bunu anlatmak istiyorum ben. Özellikle bizim elimizde şu tespitler var. Az önce söylediğim gibi arkadaşlarımız ve savcı arkadaşlarımız şunu tespit ettiler: Kısa sürede manipülatif hareketlerle inanılmaz ve mesela iki ayda girmiş, çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış, yani bir kâr çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var, listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı, mal varlıklarına el koyduk.
'5 İSİM İADE ETTİ'
Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nın kararları uyarınca şahsi mallarına da el koyduk. Biliyorsunuz bu işte portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı. Özellikle iade etmek isteyen, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş.
Bunlar, bütün bu mal varlıkları hukuk çerçevesinde, hukuk ilkeleri çerçevesinde TMSF'ye devrediliyor. Daha sonra haksız kazanç sağlayan, fahiş kazanç sağlayan kişiler, elbette TMSF bunların iadesini yapacak. İadesini yaptıktan sonra da savcılığa gerekli yazıyı yazacak.
SPK Kanunu, yani Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefetin 107. maddesi var. Bu manipülasyon suçu burada düzenleniyor. Sizin söylediğiniz şekilde, yani zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi. Ama yani bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak ki şu an tutuklananlar var fahiş kazanıp da. Aynı şekilde yurt dışına çıkış yasağı ya da mal varlığı tedbiri uygulananlar da var. Devam eden bir süreç var burada.
'HUKUK ÇERÇEVESİNDE HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ'
Bizde listeler var. Yani özellikle SPK'nın ve MKK, yani İstanbul Borsası'nın alt birimi MKK'nın gönderdiği listeler var. Biz bu listeleri yaptık. Özellikle kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net: Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız ve bu haksız kazançları da TMSF bünyesinde kurulan fona devredeceğiz. Yani buradan da biliyorsunuz daha sonradan da SPK'nın ve işte kurulan kurulun, yüksek kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak.
İSVİÇRE'DEN PARALARIN GETİRİLMESİ
Ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, biliyorsunuz basına da yansıyan olaylar oldu, kısa sürede bir kısım para transferleri yapmışlar. Biz bunların getirilmesi için de, İsviçre'ye gönderilen paraların getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Hâlen de şu an araştırdığımız konular var. Biliyorsunuz iki gün önce ya da dün basına yansıdı, virman yoluyla lot transferleri var. Bunlarla ilgili de çalışma yaptık.
Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum: Hukuk çerçevesinde kesinlikle fahiş kazanan, yani kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren bu şekilde kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Hatta ben şu tabiri kullanayım, Anadolu'da bizim bir söz var: "Devletin bağından üzüm koruğu çalan tilkiden devlet pekmez olarak o üzümü çıkartır" diye bir laf var. Yani devlet bunun kesinlikle takipçisi. Biz de hukuk çerçevesinde, biz bunların sonuna kadar sürecin takipçisi olacağız."
FONDA PARASI KALANLARA TAHSİLAT YAPILACAK MI?
Şu an bizim operasyon yaptığımız bu fon sahipleri işte olduğu gibi aynı şekilde manipülasyonlar yapanlar olduğu gibi haksız kazanç sağlayan, fahiş kazanç sağlayanlara ilişkin. Burada kesinlikle biz bunların bütün mal varlıklarına el koyduk. Haksız kazançlarını sonuna kadar üzerine gideceğiz ve iade edeceğiz ve iade de ettiriyoruz. Burada TMSF'ye devrediyoruz. El koyuyoruz, TMSF'ye devrediyoruz. Yani Fon Kurulunun almış olduğu kararlarda kesinlikle vatandaşlarımıza, yani bu borsalarda, hisselerde ya da fonlarda hissesi olmayan vatandaşlarımıza bir külfet getirilmeyecek. Onu net olarak çiziyorum.
Ve kesinlikle burada ucu kime giderse gitsin, ismi ne olursa olsun, kararlılıkla mücadele ediyoruz. Bakın tutuklamalar yapıldı. Mal varlıklarının, tüm mal varlıklarına el koyduk. Taşınmazlarına el koyduk. Getirdiği, kaçırdığı malları biz bunları mutlaka getireceğiz ve TMSF'ye devredeceğiz. TMSF de hukuk kuralları ve Fon Kurulunun almış olduğu kararlar çerçevesinde bunları iyi niyetli yatırımcılara, Tazmin Merkezine ödettirecek.
Burada zaten işleyen bir süreç var. Yani biz elbette bu teknik kısmını bilmiyoruz. Biz sadece adli süreci biliyoruz. Ama şuna vatandaşlarımız emin olsunlar: Kesinlikle fahiş kazanan, haksız bir şekilde, meşru olmayan yollardan kısa sürede kazanan vatandaşlarımız ile meşru bir şekilde bu fonlara girip hisselere giren vatandaşlarımızı biz ayırt ediyoruz.
Bu paraların sonuna kadar hazineye kazandırılması için hukuk kuralları çerçevesinde elimizden geldiğince çalışıyoruz. Şahsi mallarına da el koyduk, kaçırdığı mallara da el koyduk. Siz de takip ettiniz; teknelerini bulduk, özel aldığı evleri bulduk, başkasına devrettiği villaları bulduk ve halen de çalışıyoruz. Bizlerin bunların tamamını hazineye kazandıracağız, daha sonradan da Fon Kurulumuz, SPK aldığı kararlar çerçevesinde, hukuk kuralları çerçevesinde bunların elbette aktarımları gerçekleşecek.
HAKEMLER SORUŞTURMASI
Anadolu Ajansı Spor Editörü Kaan Elbir'in hakemler dosyasındaki temel suçlamalara ilişkin sorusunu yanıtlayan Bakan Gürlek, soruşturmanın resmi belgede sahtecilik ve mobbing iddiası üzerine başlatıldığını söyledi. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Bey'in tutuklandığını hatırlatan Gürlek, "Hakemlerin resmi sınav sorularının önceden dağıtıldığı, bazı hakemlere mobbing yapıldığı, bilerek kötü not verilerek görev almasının engellendiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma yaptı. Dün iki hakem daha tutuklandı. Şu an gözaltı, tutuklu sayısı 5, adli kontrol sayısı 2." dedi.
Türk futbolunun temiz olması gerektiğinin altını çizen Gürlek, "Biz hakemlerin adalet çerçevesinde, hiç kimseye bağlı olmadan kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz. Ama maalesef yürüttüğümüz soruşturmalarda bunun böyle olmadığını gördük. Dosyada MASAK raporları, HTS kayıtları ve özellikle WhatsApp yazışmaları var. Merkez Hakem Kurulu Başkanı ile başka kişiler arasındaki yazışmalarda hakemlere baskı yapıldığına dair deliller var." ifadelerini kullandı.
"SOMUT VERİLERE GÖRE HAREKET EDİLİYOR"
Derbi müsabakalarındaki hakem tartışmalarına yönelik iddiaları da değerlendiren Gürlek, hukukun somut delillere göre işlediğini belirterek, "Şu derbi maçında şu hakemin kural hatasını kasıtlı olarak ya da bir menfaat karşılığında yaptığına dair bir somut veri olması lazım. Şu an öyle bir şey yok." diye konuştu.
Türkiye Futbol Federasyonu ile savcılar arasındaki koordinasyona da değinen Gürlek, disiplin süreçleri ile adli süreçlerin farklı işlediğini ancak gerekli bilgi ve veri paylaşımının yapıldığını anlattı. Şike ve yasa dışı bahis iddialarının hakemlik sistemiyle bağının araştırıldığını ifade eden Gürlek, "Sonuçta bir teşvik primi futbolculara da verilebiliyor, hakeme de verilebiliyor. Bahis oynayan hakem var mı, bu da araştırılıyor. Biz futbolun temiz olması adına çalışıyoruz. Başsavcılarımızın tamamen yaptığı amaç bu." dedi.
"56 FAİLİ MEÇHUL DOSYAYI AYDINLATTIK"
Faili meçhul cinayetlere ilişkin de konuşan Bakan Gürlek, şu ifadelere yer verdi;
"56 faili meçhul dosyayı aydınlattık. Faili meçhul dosyaların çözümü devletin gücünü gösteriyor.
"YAZICIOĞLU DOSYASI FETÖ TALİMATI"
Muhsin Yazıcıoğlu dosyası FETÖ talimatı. Bizim şu an gördüğümüz bunun örgütsel talimat ile eylem olduğuna kanaat getirdik. F4 pilotunun bizzat kendisi ve eşinin Adil Öksüz'le görüşmesi, Adil Öksüz'ün Türkiye'ye gelip, 1 gün önce gitmesi. F4 pilotunun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izine rastlanması vs. gibi bir çok somut delil FETÖ'nün yaptığına yönelik maddi anlamda çok fazla delil var.
KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI
Bakan Gürlek, "Kurtlar Vadisi Pusu"daki "Kozinoğlu" bölümüne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gürlek, "Kaşif Kozinoğlu için Adli Tıp sonucunu bekliyoruz. Kurtlar Vadisi'nin bir bölümünde karakterin ölümü canlandırılıyor. Senaryoyu yazan 3 kişiyi bilgi sahibi olarak delillendirdiler. Cezaevindeki elektrik kesintisine kadar dizide işleniyor."
İMAMOĞLU DAVASI
Suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve diğer kişiler hakkında bir yargılama başladı. Silivri yerleşkesinde devam ediyor. Burada mahkeme önce tutuklu sanıkları dinledi, daha sonra tutuksuz sanıkları dinliyor. Sıralamaya göre şu anda daha önce soruşturma aşamasında itirafçı olup etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan kişilerin dinlenmesi aşaması var.
Ben de takip ediyorum. Yani duruşmalar biraz gergin geçiyor özellikle. Şu var, burada biz soruşturma, yani ben başsavcı olduğum için diyorum, soruşturma aşamasında sadece tanık beyanlarına dayanılarak bir işlem yapılmadı. MASAK kayıtları var, para hareketleri var, banka transferleri var, HTS kayıtları var. Şimdi savcının yaptığı soruşturmada dinlenen kişiler mahkeme huzurunda da dinleniyor, zaten böyle olması lazım. Orada bir yargılama yapan bağımsız bir heyet var, mahkeme başkanı, üyeler var, avukatlarımız var, sanık müdafileri var, katılan taraf var. Sorular soruyorlar; soru sorma, doğrudan soru sorma... Tabi burada da dinlenilen, gördüğümüz kadarıyla soruşturma aşamasında ne söylediyse o kişiler yargılama aşamasında da aynı şeyleri söylüyorlar. 'İşte para verdik' diyorlar, nerede verdiğini söylüyorlar, anlatıyorlar.
Yani şu an soruşturmayla devam eden bir süreç var, yani benzer bir süreç var. Ek iddianame düzenlendi, hazırlandı. Mahkeme bildiğim kadarıyla henüz kabul etmedi. Orada da yeni isnatlar var, yeni eylemler var. Bu tamamen bağımsız mahkemenin yürüttüğü bir süreç. Yargılama devam ediyor, ne zaman karara çıkar onu biz bilemeyiz. Sonuçta mahkemenin belirlediği usuller var. Bu şekilde devam ediyor süreç.
SÜRESİZ NAFAKA
Adalet Bakanı Gürlek: "Meclis kapanmadan önce bir çalışma yapmıştık özellikle süresiz nafakayla ilgili. Meclis açıldı, bu konudaki paketi Meclis'e sunacağız" dedi.
Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı:
"Süresiz nafaka, yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu'nun 143 ve 144. maddelerinde düzenlenmiş. Anayasa Mahkememiz burada bir ilk derece mahkemesinin başvurusu üzerine iptal kararı verdi. Ve 9 ay yeni bir kanun yapmak için süre verdi. Biz Meclis kapanmadan önce bu konuda bir çalışma yapmıştık, özellikle süresiz nafaka ile ilgili. Tabii Meclisimiz açıldı. Bu konudaki paketi inşallah Meclise sunacağız.
Süresiz nafaka gerçekten yani Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında da ben okudum. Orada da yani biraz hakkaniyete aykırı, özellikle bir günlük evli kalıp ömür boyu nafaka almak yani hem vicdanlara hem hakkaniyete aykırı. Bizim yapacağımız yeni düzenlemeyle yani teklif olarak sunduğumuz, Meclise yeni düzenlemeyle daha adaletli, daha hakkaniyetli bir düzenleme istiyoruz.
Burada elbette bayanlarımız mağdur olmaması gerekiyor. Hakimlerimize bir yetki veriyoruz. Hakimlerimiz tarafların sosyal, ekonomik durumları, bizzat tarafları dinleyip Aile Mahkemesi hakimimiz, gözlemine göre kusur durumları dikkate alınarak gerekirse süresiz nafaka tekrardan verebilir ama bir süre de koyabilir. Burada hakimlerimiz, Aile Mahkemesi hakimlerimiz özellikle somut olaya göre, tarafların ekonomik durumlarına göre, mağduriyet durumlarına göre, hakkaniyet kuralları çerçevesinde bir karar alabilir. Bu şekilde bir düzenleme yaptık. Ama evlilik süresi de dikkate alınacak ama tekrardan hakimimiz isterse durum ve şartlara göre tekrardan eskisi gibi süresiz bir şekilde nafaka da verebilir, belirli bir süre de koyabilir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra elbette bir düzenleme yapılması gerekiyor. İnşallah Meclisimize sunmayı düşünüyoruz. Sayın milletvekillerimiz de takdir ederlerse o konuda Mecliste bir çalışma yapılabilir."