Erdoğan'dan 'tekno oligark' uyarısı: Hedef kitleleri gençlerimiz

Son dakika: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da İlim Yayma Cemiyeti 75. yıl buluşmasında açıklamalarda bulundu. Erdoğan, 'tekno oligark' uyarısı yaparak "Gençlerimizin maneviyatını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız?" dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 10.10.2026 15:08 GÜNCELLEME 10.10.2026 16:06 GÜNCEL
Erdoğan'dan 'tekno oligark' uyarısı: Hedef kitleleri gençlerimiz

SON DAKİKA: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması" programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda önemli açıklamalarda bulundu. 

Geleceğe dair sorulması gereken kritik sorular bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız?" sorularını yöneltti.

  • Son günlerde okullarda meydana gelen müessif hadiselerin bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların bir sonucu olduğunu vurgulayan Erdoğan, ırkçılığı körükleyen ve hedonizmi teşvik eden yeni nesil elitler karşısında duruşun çok önemli olduğunu kaydetti. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü ve uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencenin TEKNOFEST gençliği olacağını belirten Erdoğan, "Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Hedef, okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten, ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, milli ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır." dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

İlim Yayma, Türkiye'nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve toplumdaki remzidir, yansımasıdır. Evlerin, kursların basıldığı, Kur'an'ı Kerim'i öğreten hocaların tutaklandığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma Türkiye'nin üzerine güneş gibi doğmuştur.

  • 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin toprağa diktiği mütevazi fidan, Cenab-ı Allah'ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür.

Kuruluşundan 6 gün sonra 17 Ekim 1951'de Türkiye'nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyet, devam eden süreçte 100'den fazla imam hatipin açılmasının önünü açmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli ihtiyacı yayan cemiyet, burs ve barınma hizmetleri sunmuş; onbinlerce gencin eğitim almasını sağlamıştır.

"İLİM YAYMA RUHU NESİLLERE AKTARILMALI"

İlim Yayma ailesinin bir mensubu olmaktan şeref duyuyorum. İlim Yayma'nın kuruluş felsefesi Türkiye'nin var olma felsefesidir. 

İlim Yayma ruhu yeni nesillere aktarılmalı. İlim Yayma Cemiyeti Anadolu'dan İstanbul'a gelen gençlere burs olanağı sağlamış, gençlerin yetişmesinde rol oynamıştır. 

İlim Yayma milli iradenin yanında oldu. İlim Yayma'nın mücadelesi Türkiye'nin eğitim mücadelesidir. 

İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu İmam Hatip Liselerinin açılmasında çok önemli bir misyonu yerine getirmiştir.

Bakınız; İlim Yayma Cemiyeti'nin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak, Lozan Konferansı'nda Türkiye'nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biridir. Ateşten gömlek giydiğimiz İstiklal Harbi yıllarında İstanbul'dan Anadolu'ya silah ulaştıran, Kuvayımilliye'ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir yine cemiyetin kurucu şahsiyetlerindendir.

Çanakkale'de, Kût'ül-Amâre'de ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli vazifeler üstlenmiş İstiklal Madalyası sahibi emekli Kurmay Albay merhum Vehbi Bilimer; İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un yol arkadaşı, Sebilürreşad Dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır.

"75 SENE EVVELKİ FİDAN BUGÜN GÖRKEMLİ BİR ÇINARA DÖNÜŞTÜ"

Bu şahsiyetlerin ortak ideali; Türkiye'nin geleceğini inşa edecek eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmekti. Bu isimlerin müşterek gayesi; Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. "Bu milletin evlatları sahipsiz değildir." dediler. "Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz." dediler. Zor zamanlarda "Ya Allah" diyerek, "Allah bizimledir" diyerek, "Allah bes, bâki heves" diyerek surda mukaddes bir gedik açtılar. "Gayret bizden, tevfik Allah'tandır" inancıyla Türkiye'nin eğitim davasına omuz verdiler; gönül ve ömür verdiler.

İlim Yayma mücadelesi, İlim Yayma davası; nice engele, nice zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen işte böyle kök salmış, büyümüş, serpilmiştir.

Ne diyor şair;

"Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât
Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür"

Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenab-ı Allah'ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah'a hamdolsun, nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti; 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor.

"KUTLU BİR EMANET"

Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.

75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu irade; bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunuyor. Cenab-ı Allah'a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı âli olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum.

Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz.

Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler; ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz. Biz devlet ve millet olarak tarihinden ilham alan, cesaret alan, güç alan bir karaktere sahibiz.

İlim Yayma'nın her sayfası mücadeleyle geçen, bin bir emekle, özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı bu 75 yıllık tarihi elbette önemlidir, kıymetlidir. Ama aslolan yarına ne söylediğimiz, neyi miras bırakmak istediğimizdir. Kuşkusuz bizim en büyük hazinemiz insandır. En büyük mirasımız şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacaktır. İnsan yetiştirmek; emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraştır. Nasıl bizler ve evlatlarımız tam 75 yıl önce atılan tohumların meyvelerini topluyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumlar da çeyrek asır sonra, yarım asır sonra meyveye duracaktır.

TEKNO OLİGARK UYARISI

İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yad ederken bugün aynı zamanda şu soruları kendimize sormamız gerekiyor:

Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir.

İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.

Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zekâ ile birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor.

Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek; anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor.

"TEKNO OLİGARKLARA KARŞI EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ TEKNOFEST GENÇLİĞİ OLACAK"

Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir. Tekno oligarklara karşı en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacak. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. 

İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümünü "Bir Mirasın Hafızası, Bir Geleceğin İnşası" temasıyla idrak etmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Çünkü İlim Yayma; değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden öz güvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma; karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümitvar olmanın adıdır.

Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno oligarkların hedef kitlesini gençlerimiz oluşturuyor.

Teknolojinin değiştiği günümüz dünyasında gelecekte gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacağız?

Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek, çağın imkanlarını kuşanmaktır. 

Kur'an-ı Kerim'den "Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz." müjdesini rehber edindiklerini söyleyen Erdoğan, rütbe, makam ve şöhret beklemeden ömrünü ilim yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini yere düşürmeyeceklerini vurguladı. Erdoğan, "Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz." dedi.

KAYNAK : Haber7
Kadriye Ebrar Etirli Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

2000 yılında İstanbul'da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik' bölümünde henüz okurken HaberAnkara ve AnkaraMasası'nda çalıştı. 2022 yılındaki mezuniyetinin ardından Beyaz TV'de 'Haber Editörü' pozisyonunda görev aldı. 2024 yılının Şubat ayından itibaren Haber7'deki Gündem Editörü kariyerine devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR