Bakan Tekin duyurdu: MEB, Meta’ya dava açacak!
Bakan Tekin, MEB'in META'ya dava açmaya hazırlandığı söyledi. Tekin, "Ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın." dedi.
ABONE OLBakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde yürütülen 'Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi' kapsamında hazırlanan 'MEB Söz Varlığı Bilgi Ağı' platformunun tanıtım programına katıldı. Ders kitaplarındaki metinlerden elde edilen 50 milyondan fazla sözcük biriminin yapay zeka destekli doğal dil işleme modelleri ve öğretmen kontrolleriyle analiz edilmesi sonucu oluşturulan platform, öğrencilerin dil gelişimini sınıf ve kademelerine göre bilimsel yöntemlerle izlemeyi ve Türkçe söz varlığını geliştirmeyi hedefliyor.
'TÜRKÇENİN ZENGİNLİĞİNİ YANSITMAYAN BİR KULLANIM VARDI'
Programda konuşan Bakan Tekin, "Çocuklarımız Türkçe kullanımı konusunda gündelik hayatta Türkçenin zenginliğini yansıtmayan bir kullanım alanına sahipti ve her geçen gün Türkçenin zengin kelime hazinesinin unutulduğu, terk edildiği bir tablo yürüyordu. Üniversitelerde yıllarca öğretim üyesi olarak görev yaptık. 12 yıl K-12 düzeyinde eğitim alan, üniversite sınavında yüz binlerce öğrenciyi geride bırakarak bir lisans programına kayıt yaptıran bir öğrencinin Türkçe kullanımı ve kendisini ifade edişi gerçekten çok yaralayıcıydı. Bir iktisat öğrencisinin 'mahsul' kelimesini bilmemesi, bir kamu yönetimi öğrencisinin Türk devlet geleneğine yön vermiş kavramlar hakkında bilgi sahibi olmaması, en temel kavramları kullanırken sıkıntı yaşaması, vize veya final sınavında Türkçede olağan dilde kullanılması gereken kelimelerin anlamını 'Hocam bu kelime ne demek?' diye sorması beni rahatsız ediyordu" dedi.
Türkçenin zengin söz varlığının eğitim hayatında daha güçlü hale getirilmesi amacıyla söz konusu projenin hazırlandığını belirten Bakan Tekin, Türkçenin ifade gücünün yeni nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, "Türkçemizin ifade kudretini çocuklarımızın dünyasında diri tutmak, onları kendi dillerinin bütün imkanlarıyla tanıştırmak ve bu birikimi çağın ihtiyaçları doğrultusunda daha da geliştirmek mecburiyetindeyiz. Bu idrakle hayata geçirdiğimiz projemizle öğrencilerimizin söz varlığını zenginleştirmeyi, anlama ve anlatma becerilerini güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
'OECD ORTALAMALARININ ÜZERİNE ÇIKTIK'
Ardından eğitimde yapılan hizmetlere değinen Bakan Tekin, "Fiziki altyapıyla ilgili olarak şu anda OECD (Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü) ortalamalarının üzerine çıktık; derslik başına düşen öğrenci sayısı ve benzeri göstergelerde. Aynı şekilde öğretmen başına düşen öğrenci oranları itibarıyla bizzat OECD'nin eğitime bakış raporlarında ortalamaların üzerinde olduğumuz tespit edilmeye başlandı. Eğitimde teknolojiyi kullanma açısından baktığımızda UNDP'nin (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) raporunda Türkiye, 'Neredeyse bütün dersliklerinde etkileşimli tahta, internet bulunan dünyadaki tek ülke' tanımlamasıyla yer alıyor" ifadelerini kullandı.
DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR: META'YA DAVA HAZIRLIĞI!
Öte yandan BAE dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim sisteminde sosyal medyanın rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu. İçerik üreticilerin sorumluluk sahibi olması gerektiğini vurgulayan Tekin, "Şimdi sosyal medya, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil. Biz öğrencilere her ne kadar okullarda cep telefonu yasaklamış olsak da, öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunsak da çocuk eve gittiğinde odasına kapanıyor ve sosyal medyayı kullanıyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken önemli başlıklardan bir tanesi, sosyal medya üreticilerinin hem içerik üretenler hem de sosyal medya şirketlerinin bu konuda sorumluluk sahibi olmaları." dedi.
"BİR HAZIRLIK İÇERİSİNDEYİZ"
Okullarda yaşanan güvenlik olaylarında sosyal medyanın etkisinin büyük olduğuna değinen Bakan Tekin, sosyal medya şirketlerine yönelik hukuki süreç hazırlığı içerisinde olduklarını belirterek, "Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının çocuklarımızın akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliğinde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız. Ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın." İfadelerini kullandı.