AK Partili Kılıç siyaset dersi verdi
G.Antep'teki Siyaset Akedemisi Programı'nda konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Suat Kılıç, 'mayınlı araziden, üniter devlet kavramına ve 4 tarafı düşmanla çevrili Türkiye'ye' kadar ilginç konulara değindi.
ABONE OLGaziantep'teki Siyaset Akademisi Programı'nda siyasetçi adaylarına seslenen AK Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Türkiye'de yaşanan gelişmeleri örnekler vererek siyaseti anlattı.
AK Parti Gaziantep İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi Programı'na konuşmacı olarak katılan Suat Kılıç, demokrasi dersi verdi.
Şehitkamil Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, AK Parti İl Başkanı Ahmet Uzer, Şehitkamil İlçe Başkanı Cuma Güzel, Şahinbey İlçe Başkanı Fehmi Şahin, AK
Parti belde ve ilçe başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri ile çok sayıda partili katıldı.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Siyaset Akademisi'nde yaptığı konuşmada, demokrasi dersi verdi. Ülkemizde 1940'lardan bugüne kadar geçen siyasi gelişmeler hakkında bilgi veren Kılıç, Cumhuriyet'in yapısını anlatarak, Anayasa maddelerinden örnekler verdi.
Muhalefetin son zamanlarda 'üniter devlet dağılacak, parçalanacak, mahvolacak' gibi eleştirilerine de açıklık getiren Kılıç, "Nedir bu üniter? Devlet yapısına cevaben, yüzeysel bir cevap verecek olursak, 81 vilayet, Ankara merkezli tek devlet tek millet tek bayrak esasına göre bir arada barış içinde yaşıyoruz, işte bu üniter çatı. Cumhuriyetin nitelikleri, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye Cumhuriyeti bu 4 kavram üzerinde oturmaktadır. Demokrasi laiklikten, laikliği demokrasinden ayırmakta mümkün değildir" dedi.
Türkiye'nin bölgesinde model bir ülke haline geldiğini de anlatan Kılıç, "Türkiye'yi bölgesinin model ülkesi haline getiren, Türkiye'nin kendine özel yapısıdır. Dünya genelinde halkı aynı zamanda Müslüman ve onunla birlikte çoğulcu parlamenter rejimi uzun yıllardır yaşatan ve bu parlamenter rejimi demokrasi, laiklikle sosyal hukuk devleti ilkesiyle besleyip yaşatandır. Başka bir model söz konusu değildir. Bu nedenle iletişim çağında Türkiye'nin bölgesindeki durumu çok önemli hale getiriyor" diye konuştu.
Kılıç, iyi bir siyasetle birçok ülke arasındaki ilişkilerin de güçlendirildiğini ifade ederek, "Hep söyleriz; Türkiye'nin 3 tarafı denizlerle çevrili. Ama özellikle AK Parti öncesi dönemlerde 'Üç tarafı denizlerle, 4 tarafı düşmanlarla çevrili bir ülkeyiz' deniliyordu. Yakın zamanda bu ülke insanları İran ile korkutuldu ve ürkütülmek istendi. Ve Türkiye'de hayata geçirilmek istenen birtakım senaryolar İran'daki rejimi her an Türkiye'ye ihraç edilebileceği korkusuyla insanlarımıza kaygı pompalandı. Ve
sanal, suni olan bir düşman ortaya çıkarılmak istendi. Suriye yanı başımızda. 580 bin dönüm araziye belki Suriyeliler bu tarafa geçer kaygısıyla mayın döşemişiz. Sınırı geçtiğimiz andan itibaren ekili buğday tarlaları ve Suriye tarafından bir tane bile mayın bırakılmamış. Suriye bizim 5'te 1'imiz kadar bir ülke. Ortadoğu'nun bütün orduları Türkiye ordularına tekabül edemez. Ama biz 580 bin dönüm araziyi mayınlamışız. Biz ne yaptık vizeyi kaldırarak dostluk bağını güçlendirdik. Bu şekilde düşmansız, dostça,
özgür biçimde yaşanabileceğini gösterdik. AK Parti attığı adımlarla insanların özgür biçimde kaygılarından kurtulabileceğini gösterdi" şeklinde konuştu.
Konuşmasında muhalefete de yüklenen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"CHP, MHP, DTP'nin ve diğerlerinin her şeyi sabote etmeye çalıştığı bu ülkede, eğer milletimiz de bizim karşımıza geçmiş olsaydı, emin olun bir bardağı yerinden oynatmamız mümkün olamazdı. Her yerde insanların muhabbeti ile karşılaşıyoruz. Yarın Diyarbakır'da olacağım emin olun orada da rahat dolaşacağız. İşte bu milletle birlikte hareket etmenin neticesidir."
Son olarak iyi bir siyasetçinin nasıl olması gerektiğini de anlatan Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Her meseleye bakarken doğru bilgi mutlaka kafamızın bir yerinde bulunsun. Hayata asla kuşkulu bakmayın. Vesvese ve takıntılardan kesinlikle kurtulmamız gerekiyor. Panikatak olmaya gerek yok. Yapılan bütün eleştirileri dinleyerek kafanızda kuşkuya yer verin. O kuşkuyu giderecek kadar da araştırma zahmetinde bulunun. O kadar zahmete katlanmak lazım. Ne zaman doğru bilgiye ulaştığınız kanaatine varırsanız. O noktadan sonra kafanız rahat olur."