Mustafa Kemal Atatürk'ün garip rüyası
Can Dündar'ın Mustafa filmi sonrasında Zülfü Livaneli'nin Veda'sıyla birlikte son dönem Atatürk filmleri tartışmalı hale geldi. Atatürk'ün bir rüyasını köşesine taşıyan Emre Aköz çekilecek yeni filmlere pas verdi.
ABONE OLEmre Aköz'ün yazısından...
Salih Bozok'un anılarından okuyalım:
Tarih: 2 Eylül 1938. Hastalığı giderek ciddileşen Atatürk tuhaf bir rüya görür. Rüyasını Salih Bozok'a anlatırken, yanlarında Başbakan Celal Bayar ile Fethi Okyar da vardır.
Rüya şöyledir: Atatürk, büyük bir otelin salonunda, Salih Bozok ile birlikte oturmaktadır. Salonun köşesinde bir bilardo masası vardır. Masanın başında, sırtı onlara dönük şekilde, tanıyamadıkları bir zat oturmaktadır.
Tam o sırada kapı açılır. 30 kadar irikıyım adam içeri girer. Bunlardan biri, masadaki ıstakayı alıp tanımadıkları o kişinin omzuna var gücüyle indirmeye başlar. Sopa vurulan adam, "bana niye vuruyorsun" diye haykırmaktadır.
Salih Bey, ne yapılması gerektiğini, göz ucuyla sorar. Atatürk "sakın kıpırdama" işareti verir. Derken eli ıstakalı adam, tehditkâr bir tavırla karşılarına dikilir. Salih Bey müdahale etmek için davranırken, Atatürk'e yine göz ucuyla "ne yapalım" diye sorar. Atatürk, bir yandan Salih Bey'e, "Sus" işareti yaparken, bir yandan da "azılı herife" sorar: "Sen kimsin, ne istiyorsun?"
Adam cevap vermek yerine cebinden çıkardığı tabancayla iki kurşun sıkar. Biri Atatürk'e, diğeri Salih Beye... Sonra adam, "Kalkın dans edelim" diye emir verir. Bunun üzerine Atatürk ile Salih Bey adamın huzurunda birlikte dans eder.
Nasıl? Çok acayip bir rüya değil mi? Bu rüya, uygun bir senaryo kapsamında filme çekilse allak bullak edici olmaz mı?
Yazının tamamını özgün kaynağından okumak için tıklayınız