Teğmen, Hizb-ut Tahrir'le görüşüyormuş
Telefonuna 'sehven' 139 numara eklenen Teğmen Çelebi'nin Hizb-ut Tahrir'le 115 kez görüştüğü ortaya çıktı. Süleyman Solmaz, Çelebi'ye attığı SMS'te 'Kardeşim, bu akşam ev ayarla, hocayı alıp sohbete gelelim' diyor.
ABONE OLDevrim Tosunoğlu'nun haberi
İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna, 139 telefon numarasının emniyet tarafından 'sehven' yüklenmesiyle ilgili iddialara bir yenisi daha eklendi. Teğmen Çelebi'nin, Hizb-ut Tahrir örgütü üyeliğinden haklarında dava açılan Kurtça Bektaş ile 25, Süleyman Solmaz ile 90 kez görüştüğü öne sürüldü. Çelebi'nin ifadesinde 'Ben bu örgütün çökertilmesi için devlete yardımcı olmak amacıyla bu kişilerle irtibata geçtim' dediği iddia edildi.
Mahmut Oğuz Kazancı'ya ait 139 telefon numarasının emniyet tarafından Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna yanlışlıkla yüklendiği açıklanmıştı.
DELİL OLARAK KULLANMADI
Üst düzey emniyet yetkilileri yapılan işlemlerde bir usulsüzlük olmadığını belirterek, 'Diğer ülkelerin de kullandığı, FBI'ın geliştirdiği bir program sayesinde telefon rehberlerinin kayıtları yapılıyor. Her gözaltı olayında olduğu gibi telefon rehberi kopyalanıp bilgisayara kaydediliyor. Ancak burada üst üste yapılan iki işlem birbirlerine karışmıştır. Bu karışıklık dokümanlar üzerinde yaşanmıştır. Elde edilen bu kayıt hiçbir şekilde delil olarak kullanılmamıştır' dediler.
POLİSİN TAKİBİNE TAKILDI
Ankara'daki Kara Havacılık Komutanlığı'nda teğmen rütbesiyle görev yapan Mehmet Ali Çelebi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Polis, Çelebi'yi takip ederken Hizb-ut Tahrir örgütüyle bağlantısını belirledi. Ergenekon iddianamelerinde de yer alan dokümanlara göre, Ergenekon sanıkları Neriman ve Kemal Aydın, Noyan Çalıkuşu ile irtibatlı olduğu Hizb-ut Tahrir terör örgütüyle bu kişiler arasında bağı Teğmen Çelebi'nin kurduğu iddia ediliyor.
EV AYARLA GELELİM
Terör örgütüyle irtibatlı ilişkileri daha önceden tespit edilen Süleyman Solmaz ve Kurtca Bektaş, 115 telefon görüşmesi yapan Mehmet Ali Çelebi'nin bu görüşmeleri soruşturma kapsamında savcılığın talimatıyla kayıt altına alınmış. İşte Çelebi ve Hiz-but Tahrir üyeleri arasında o mesaj trafiği:
25-05 2008 günü Süleyman Solmaz kendi telefonunda Teğmen Çelebi'ye attığı mesajda: 'Kardeş müsaitsen bizim hocayı alıp gelelim, sohbet edelim cevap bekliyorum.'
Başka bir mesajda ise Solmaz: 'Kardeş perşembe saat altıdan sonra müsaitim. Sen ev ayarla biz gelelim. Ya da siz buyurun toplanalım.'
KİTAP TRAFİĞİ
Mehmet Ali Çelebi'nin örgüt sorumlularından Süleyman Solmaz ile yaptığı görüşmelerde Hizb-ut Tahrir ile ilgili kitap temin etmeye çalıştığı görülüyor.
Çelebi: 'Abi birkaç arkadaş daha ilgilendi, dergileri okuyorlar. Hatta başka bile istediler. Biraz zaman verebilir misin?'
GELECEĞİN GENELKURMAY'I
Ergenekon sanıkları Durmuş Ali Özoğlu ve Kemal Aydın arasında yapılan bir görüşmede de Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin verilen görevleri başarıyla yerine getirdiğine dikkat çekiliyor.
K.A: Valla benim özel kuvvetlerim Hizb-ut Tahrir'in belgelerini falan topladılar. Belgeler masanın üzerinde yığılı.
D.Ö: Bu Mehmet Ali mi becerdi bu işi?
K.A: Canım benim, becerdi valla Mehmet Ali.
D.Ö: Aferin o çocuğa. O çocuk geleceğin genelkurmayı.
DEVLETE YARDIM ETTİM
Teğmen Çelebi ifadelerinde Hizb-ut Tahrir örgütü üyeleriyle bağlantıda olduğunu kabul ederek, 'Ben örgütün çökertilmesi için devlete yardımcı olmak amacıyla bu kişilerle irtibata geçtim. Sadece kitaplarını aldım içlerine sızmadım. Ulus'ta bir telefon bayiinde bana kitap verdiler. Ben bu kitapları Kemal Aydın'a verdim. Daha sonra askeri makamlara verecektim ama Aydın tutuklandı' dedi.
Müfettişler inceleyecek
İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Teğmen Mehmet Ali Çelebi aleyhine delil üretildiği yolundaki iddialar, İçişleri Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Bakan Beşir Atalay, bu konuyu incelemesi için iki müfettiş görevlendirdiğini açıkladı. Meclis'te konuyla ilgili soruları cevaplayan Atalay, 'Yanlış yapan varsa cezasını görür' ifadesini kullandı. İlgililerin de yargıya başvurduğuna dikkat çeken İçişleri Bakanı, 'Hem yargı hem idari inceleme yoluyla takip ediyoruz. Sonucu biz de önemli görüyoruz' dedi.