Kore'de İslam'ı yayan İmam

Güney Kore'de 55 yıl önce bir elin parmaklarını bile geçmeyen Müslüman sayısı bugün 40 binlere ulaştı. İslam'ın bu kadar hızlı gelişmesinin şüphesiz çeşitli sebepleri var. Ancak, onlardan biri hayli ilginç.

ABONE OL
GİRİŞ 15.08.2004 01:38 GÜNCELLEME 15.08.2004 01:38 GÜNCEL
Kore'de İslam'ı yayan İmam

Türk askeri ile birlikte Kore’deki savaşa katılan imam Zubeyr Koç, bir yılda 211 kişinin Müslüman olmasına ve bir cami açılmasına vesile oldu. Bir elin parmaklarını geçmeyen Müslüman sayısının bugün 40 binleri aşmasında büyük gayretleri oldu.



Kore halkının İslam dinini sevmesinde Türk askerinin, özellikle de onlarla birlikte cepheye giden imam Zübeyir Koç'un katkısı çok büyük.



İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, dünya rahat bir nefes almaya başlamıştır. Ancak, savaş rüzgarları durmaz. Kuzey Kore, düşman bellediği güneydeki kardeşlerine savaş açar. BM, güvenliği tehdit eden bu saldırıya karşı bölgeye asker gönderme kararı alır. Kore'ye gitmeyi kabul eden 16 üyeden biri de Türkiye'dir. Ekim 1950'de 4 bin 500 kişilik ilk Türk kafilesi uzun ve yorucu bir yolculuk sonrası Kore'nin Busan Limanı'na ulaşır.



Birinci kafile hiç vakit kaybetmeksizin cepheye koşar. Mehmetçik vurur, vurulur... Açlık ve sefalet içindeki bir milleti kurtarmak için cansiparane savaşır. Kişi başına düşen 150 dolarlık milli gelire sahip halkla yemeğini paylaşır. Uzak diyarlardan gelen askerlerin bu davranışları Korelileri cezbeder.



15 bin Türk askeri 3 yıl boyunca Kore'de kalır. Türk askerinin bölgedeki görevi, 'barış kuvveti' sıfatıyla savaş sonrasında da sürer. Genelkurmay Başkanlığı gönderdiği kafilelere sınavla seçilen birer imam atar. 1956 yılında bölgeye giden yedinci kafilenin imamlığına 21 yaşındaki Zübeyir Koç atanır. Türkiye'de tek parti iktidarı vardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, iktidarının son yıllarında açtığı 10 imam hatip okulunun ilk öğrencilerinden biridir Koç. Okulun müdürü ve felsefe hocası Celalettin Kökten'in ısrarıyla Kore'ye gidecekler için açılan imamlık sınavına başvurur.



Başlangıçta 'Daha ben çocuğum, burada ne işim var' diye de düşünür. Hatta, bir ara kaçmayı bile aklına koyar. Ancak çoktan Ankara'ya gelmiştir. Zübeyir Koç, sınava gelen yaşlı imamların tecvit üzerine münakaşa ettiklerini fark edince, 'Şu tartışmanıza dahil olabilir miyim?' diye sorar. Ardından da tartışılan konuyla ilgili olarak, 'Bunun doğrusu budur' der. Henüz bıyıkları terlememiş genç imamın cevabı üzerine yaşlı imamlar şaşkınlıklarını gizleyemez. Sınava katılan yaklaşık 200 kişi arasında tek mektepli Zübeyir Koç'tur. Aynı zamanda sınavın en genç katılımcısı da...



Kore’ye uzanan yol



Birkaç ay sonra gelen mektupla, sınavı birincilikle kazandığını öğrenir. Türk kafilesi ile birlikte Kore'ye gidecektir. O sırada Bakırköy'deki Osmaniye Camii'nde imamlık yapmaktadır. Kore'ye gideceği gemiye binmek üzere gittiği İzmir'de askeri karargahtaki birinci şube müdürü Tevfik Bey, genç imamı 'çocuk' olarak değerlendirir. Ancak Zübeyir Koç, bu tepkilere aldırış etmez.



İki gün sonra İzmir'den bir Amerikan gemisi ile hareket edilir. Hint Okyanusu'nda dalgalarla mücadele eden 7. kafilenin yolculuğu 24 gün 24 gece sürer. Kore'deki ilk durak İnshun Limanı'dır. Zübeyir Koç'a genç olduğu için ilk günlerde güven duymayan 7. kafilenin komutanı Cemil Uluçevik, onu sürekli takip etmektedir. Onu uyarmak için adeta imamın bir hata yapmasını bekler. Ancak Zübeyir Hoca'nın çalışkanlığı, bir süre sonra paşanın hoşuna gider. Her birliğe birer tane imam belirler; yazılı metinler hazırlayıp dini konularda eratı bilgilendirmeleri için...



Bir yılda Kore'ye camii yaptırdı



Türklerin Kore'ye ilk gidişi değildir aslında. Türklerin Kore'ye ilk ayak basmaları 1920'li yıllardır. Rusların baskısından kaçan Tatarlar, Kore'ye gider ve halk üzerinde olumlu izlenimler bırakır. Kore'de İslam'ın yayılmaya başlaması Kore Savaşı sonrası bölgede kalan Türk askeri ile gerçekleşir. Türklerin varlığından haberdâr olan Koreliler, Tugay Komutanı'na giderek 'Biz İslam'ı öğrenmek istiyoruz' der. Bunun üzerine Cemil Uluçevik, kafilenin imamı Zübeyir Koç'u yanına çağırıp 'Koreliler İslam'ı öğrenmek istiyor. Onlarla ilgilen' emrini verir. İslam'ı merak edenler Kore'nin ilk Müslümanlarıdır: Ömer Abdurrahman Kim Chingyu ve Abdullah Kim Yutu.



Görevi seve seve kabul eden Zübeyir Koç'a, Hüseyin diye çağrılan Shin Pek Hyong adında bir tercüman tahsis edilir. Bir anda İslam'ı tanımak isteyenlerin sayısı 5-6 kişiyi bulur. İlk sordukları soru tek Allah inancıdır. Anılarını anlatırken sanki o günlere yeniden dönen Koç, 'Bir Allah'a inanmayı merak ediyorlardı. Allah elle tutulmaz, gözle görülmez dedim. Onlara Allah'ın bir olduğunu anlattım. Bizim için 'İsa Peygamber de hak, diğerleri de' dedim. Bu onların çok hoşuna gitti. Protestanlıktan, Martin Luther'den bahsettim. Bunlar sonunda ikna oldular. Sonra da çoğaldılar' diyor.