Gönül Dağı'nın 'Güneş Toplayan Adamı' Divane hakkındaki gerçek ortaya çıktı: 'Tuttum seni attım içeri'
TRT1 kanalının en çok sevilen yapımlarından Gönül Dağı, yayınlandığı günlerde rating rekorları kırıyor. Dizinin sevilen karakterleri arasında yer alan Divane de hikayesiyle seyircileri etkilemeyi başarıyor. İşte, 'Güneş toplayan adam' olarak da bilinip 'Tuttum seni attım içeri' repliğiyle ünlenen Divane'nin hikayesi!
ABONE OLBu yıl 3'üncü sezonuna başlayan Gönül Dağı dizisi, senaryosuyla yayınlandığı Cumartesi günlerinde rating rekorları kırmaya devam ediyor.
Dizinin hemen hemen her oyuncusu hikayesiyle öne çıkarken, Divane ve Ciritçi Abdullah arasındaki diyalog da çok beğeniliyor.
Dizide 'Divane', 'Muhterem' ve 'Güneş Toplayan Adam' lakaplarıyla anılan karakterin gerçek hikayesi ise oldukça dramatik. İşte, Divane'nin az bilinen hikayesi!
OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDAN KALMA BİR HİKAYE
Güneş Toplayan Adam'la ilgili tarihte birden fazla örnek bulunuyor. Fakat en çok anlatılanı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşananıdır.
Bulgaristan'ın Osmanlı sancağını taşıdığı günlerde meydana geldiği düşünülen bu olay, hala anlatılmaya devam ediyor.
Bulgaristan'ın Tırnova şehrinde yaşayan iki Türk, zamanla birbirinden hoşlanır ve ailelerin de araya girmesiyle saadeti bulurlar.
İlk başlarda çiftin mutluluğuna diyecek yoktur. Fakat Divane'nin eşi amansız bir hastalığa yakalanınca işler değişir.
Bulgaristan'da ve Osmanlı'da onlarca hekim bu kadına çare bulmaya çalışır. Lakin hiçbir yolu-yöntemi bulunamaz.
Divane de bugün Bursa sınırları içerisinde olduğu düşünülen bir yerde eşini kaybeder. Eşinin mezarını dağlık bir bölgede kulübe içerisine defnedip gün içerisinde güneş taşır.
Güneş taşırken 'Tuttum seni attım içeri' diye seslenir. Etraftaki köylü de bu adamın hikayesinden etkilenip yemek götürür. Ancak Divane, her yemek getirene 'Bunu nereden getirdin?' diye sorar.
'Falancadan getirdim' diyenler olursa Divane o yemeğe dokunmaz, sadece 'Allah'ın ikramı' diye söylerlerse yermiş.
Her gün Divane'ye yemek getirmek için dağdaki kulübeye çıkan köylüler, bir gün 'Attım seni tuttum seni' seslerini işitemez. Kulübeye vardıklarında da gerçeği öğrenirler. Divane'yi eşinin yanına kazılmış bir mezarda yatar halde bulurlar.