Davutoğlu: Bu T.C.'ye karşı savaş ilanıdır

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesine ilişkin, her türlü tedbir alınmak suretiyle bu saldırıyı yapanların en şiddetli biçimde cezalandırılacağını bildirdi.

ABONE OL
GİRİŞ 27.03.2014 18:44 GÜNCELLEME 28.03.2014 07:50 İç Politika
Davutoğlu: Bu T.C.'ye karşı savaş ilanıdır

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, güvenlik toplantısıyla ilgili tahrif edilmiş bir ses kaydı yayınlandığını, bunun "bir siber saldırı" olduğunu belirterek, "Sayın Başbakanımız başta olmak üzere birçoğumuzun, bakanların, son derece kritik devlet görevi yürüten yetkililerinin telefonlarının ve ortam dinlemesinin yapılması, açık bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletine ve milletine savaş ilanıdır" dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, seçim kampanyası nedeniyle bulunduğu Kütahya'da, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesine ilişkin basın açıklaması yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin en üst düzey güvenlik ve kriz masasıyla ilgili tahrif edilmiş bir ses kaydı yayınlandığını ve bu durumun ülke güvenliği açısından son derece vahim bir gelişme olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Bu ses kaydının muhteviyatıyla ilgili herhangi bir yoruma ihtiyaç duymuyoruz, tahrif edilmiş yönleri var. Ama esas itibarıyla bu ses kaydına mevzu teşkil eden bu toplantıyla ilgili böyle bir müdahalede bulunulmuş olması, açık bir siber saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti devletine ve aziz milletimize yönelik bir saldırı gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.

Bu saldırının ön işaretleri bulunduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenlik yapılanması içinde aldığı kararlar muhaceresinde, Suriye'ye giden yardım tırlarına dönük operasyon, daha sonra Sayın Başbakanımız başta olmak üzere bir çoğumuzun, bakanların son derece kritik devlet görevi yürüten yetkililerinin telefonlarının ve ortam dinlemesinin yapılması, açık bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletine ve milletine savaş ilanıdır. Bunu bu şekliyle ortaya koymak bir zarurettir, çünkü söz konusu olan eğer ülkenin istikbaliyse, aziz milletimizin bekasıysa bu konuda tedbir almak hükümetimizin, devletimizin bütün birimlerinin görevidir."

"Türkiye Cumhuriyeti devleti gerekli cevabı verir"

Davutoğlu, bir ülkenin sınırlarının ihlal edilmesi nasıl bir ülke için güvenlik tehdidiyse ve tedbir alınmasını gerektirirse, aynı durumun, Milli Güvenlik Kurulundan aldığı yetkilerle ve başbakandan aldığı talimatlarla kurulan ve içinde devlet güvenlik birimlerinin en üst yetkililileri bulunan bir kriz masası için de geçerli olduğuna işaret etti.

Bakan Davutoğlu, kendi başkanlığında, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler'in katılımıyla yapılan toplantı sonrasında Süleyman Şah Türbesi'ne dönük askeri tedbirlerin, güvenlik tedbirlerinin ele alındığını bildirdi.

Saldırıyı gerçekleştirenlerin hedefinin açık olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu saldırıyı gerçekleştirenler, Türkiye Cumhuriyeti devletini zaaf içinde gösterme çabası içindedirler. Bu saldırıyı gerçekleştirenler açık bir şekilde bir vatan toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'nin korunmasına dönük çalışmalarımıza sekte vurmak istemektedirler veyahut da oradaki askerlerimizin güvenliğiyle ilgili ciddi bir tehdit oluşturmuş bulunmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlü bir devlettir, geleneği vardır, kurumları vardır ve kendisine dönük her tür saldırıyı ister hava sahası ihlali şeklinde olsun isterse bu şekilde devletin güvenlik birimlerinin toplantılarına öyle veya böyle teknolojik araçları istismar ederek, ortam dinlemesi şeklinde nüfuz etmek şeklinde olsun buna gerekli cevabı verir."

"Bu ülkenin ve devletin itibarı hepimizin itibarıdır"

Kimsenin Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceğiyle, istikbaliyle, istiklaliyle ve milletin huzuruyla oynama cüretine yönelmemesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, kamuoyunun olayı sükunetle ve bilinçle değerlendirmesini beklediklerini de belirtti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Hiç kimse tereddüt içinde olmasın ki bu saldırıyı gerçekleştirenler en açık ve net tavrı göreceklerdir. Bu tür çabalar akamete uğrayacaktır. Devletimizin ve milletimizin bekası anlamında bütün kurumlarımız gerekli her türlü tedbiri alacaktır" diye konuştu.

Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün vatandaşlara seslenen Davutoğlu, "Bu ülkenin ve devletin itibarı hepimizin itibarıdır. Bu ülkenin güvenliği hepimizin güvenliğidir. Bu tür gayrikanuni bir şekilde ve açık bir casusluk faaliyetini andıracak tarzda yapılan çalışmalar, devletimizin güvenliğine dönük bir saldırı mahiyetindedir ve gerekli görülen her türlü tedbir alınmak suretiyle bu saldırıyı yapanlar en şiddetli şekilde cezalandırılacaklar ve faaliyetleri akamete uğratılacaktır" dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN SES KAYDIYLA İLGİLİ SERT AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in, Suriye sınırları içindeki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesine yönelik saldırıyı değerlendirmek üzere yaptıkları görüşmeye ilişkin olduğu iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili resmi açıklama geldi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:

"SES KAYITLARI TAHRİF EDİLEREK YAYINLANDI"

"Genel olarak Suriye'deki çatışmaların ülkemiz için yarattığı risk ve tehditlerin değerlendirilmesi, bu tehditler karşısında alınabilecek tedbirlerin görüşülmesi, bu bağlamda da, Suriye içinde yer alan vatan toprağı Süleyman Şah Saygı Karakolu'na yönelik tehditlerin ele alınması amacıyla,  ulusal güvenliğimizle ilgili konularda birinci derecede yetkili olan devlet görevlilerimizin katılımıyla gerçekleştirilen bir kriz yönetimi toplantısının ses kayıtlarının, bugün (27 Mart) internet üzerinden sosyal medya aracılığıyla bazı bölümleri tahrif edilerek yayınlandığı görülmüştür.

"BUNLAR DEVLETİN ASLİ GÖREVİDİR"

Bir takım terör unsurlarının tehdidi altındaki bir vatan toprağını gerektiğinde savunmak amacıyla ilgili kurumlar arasında değerlendirmeler yapılması devletin asli görevleri arasında olan doğal bir uygulamadır. Sözkonusu  toplantıda,  Türkiye'nin, herhangi bir saldırı karşısında Süleyman Şah Saygı Karakolu'nu savunma yönündeki iradesinin tam olduğu ve  Süleyman Şah Saygı Karakolu'nun ve orada görevli personelimizin korunmasını ve emniyetini teminen, ihtiyaç duyulduğunda gereken adımların kararlılıkla atılacağı teyit edilmiştir.

BU CASUSLUK FAALİYETİDİR VE AĞIR BİR SUÇTUR

Dışişleri Bakanı makamı gibi devletin en hassas güvenlik konularının ele alındığı bir mekanda gerçekleştirilen çok gizli mahiyetteki böyle  bir   toplantının  izlenerek görüşmelerin kamuoyuna servis edilmesi Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırı, bir casusluk faaliyeti  ve son derece ağır bir suçtur. Bu olay,  ülkemizin karşı karşıya bulunduğu siber ve elektronik saldırı tehditlerinin boyutunu  gözler önüne sermektedir. Bunu yapan ihanet şebekeleri devletimizin ve milletimizin düşmanlarıdır.