Akdağ'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ Kılıçdaroğlu;'nun tek tip eleştirilerine 'Sizin kafanızın arkasında başka şeyler var, sizi konuşturan başka şeyler var. " diyerek cevap verdi.

ABONE OL
GİRİŞ 31.12.2017 12:47 GÜNCELLEME 31.12.2017 18:29 İç Politika
Akdağ'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Kanal 7'de yayınlanan "Başkent Kulisi" programına katıldı. Akdağ, yayımlanan son KHK'nın ardından yapılan tartışmaların  hatırlatılması üzerine, bu maddenin lafzına bakıldığında, Türkçeyi iyi bilen  kişiler tarafından bu maddenin çok iyi anlaşıldığını söyledi.

15 ve 16 Temmuz'da milletin darbeye karşı ayağa kalktığını, milletin  ayağa kalkarak bu meseleye sahip çıktığını ve bu sırada milletin çatıştığı  kimselerin bulunduğunu belirten Akdağ, "Bu sırada gazi olanlar var. o  çatışmalarda bulunan insanlar var. Bunları korumak muhafaza etmek lazım. Yarın,  öbür gün biri gelip 'Siz ne yaptınız, devlet malına zarar verdiniz, tanka şöyle  yaptınız, elinde silah olan size silah doldurup ateş eden kişiye şöyle muamele  ettiniz, derdest ettiniz' derse ne olacak? Onları korumayacak mıyız?" ifadelerine  kullandı.

Mehmet Acet'in, gazilere, şehit yakınlarına yönelik böyle bir tehdidin  olup olmadığını sorduğu Akdağ, "Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan'ın çirkin ve  ahlaki yaklaşımdan uzak açıklamalarını görünce yaptığımız işin kıymeti ortaya  çıkıyor ve iyi ki böyle bir şey yapmışız diyoruz." diye konuştu.

"Şehidi mezarda bile rahatsız ederler"

Akdağ, CHP'nin muhalefet anlayışının çok yanlış olduğunu ve bu tarzın  CHP'ye bir şey kazandırmadığını belirterek, "Şimdi bu ahlaksız adamın,  milletvekili kılıklı bu adamın söylediklerine nasıl tahammül edeceğiz. Bunlar  yarın Allah korusun şehidi mezarda bile rahatsız ederler. İfadeler apaçık ortada.  Dolayısıyla yapılan iş doğru iştir. Benim içim çok rahat." ifadelerini kullandı.

Acet'in "Gelecekte başka şeylere, hukuk dışına yönelmeye sevk edeceği  ve 15 Temmuz dışında başka olaylarda değerlendirilebileceği yönünde görüşlerin  ortaya çıktığını" belirterek, görüşünü sorduğu Akdağ, şunları kaydetti:

"Bu düzenleme 15 ve 16 Temmuz'la alakalı. Ayrıca sonuçta mahkeme karar  verecek. Diyelim ki ileride herhangi bir kişi ile ilgili böyle bir mahkeme  açıldı. Mahkeme bakacak o kişinin davranışı 15-16 Temmuz'da tamamen darbeyi  bastırmaya dönük bir davranış mıydı, yoksa başka bir şey miydi? Hakimler,  savcılar bunun için var. Bunda tereddüt edecek bir şey yok. Sadece ana muhalefet  partisinin hırçınlığını, bu milletvekilinin şahsında terbiyesizliğini görmüş  olduk. Bu kişiyi parti disiplinine sevk edip çıkıp özür dilese, yaptıklarını  onaylamıyoruz derlerse bunu anlarız. Bugüne kadar sustu, sanki yaptıkları doğru  bir şeymiş gibi bir tavır var."

Akdağ, bu düzenlemenin sadece 15 ve 16 Temmuz darbe girişimiyle ilgili  olduğunu tekrarlayarak, şöyle devam etti:

"O gün halk bunu yapmasaydı, Allah korsun bugün belki de bir  Suriye'ydik. Tabii ki yapacağız, bu bizim milletimizin farklılığı, bu  milletimizin üstün seciyesi. Hepimiz biliyoruz o gün kendini feda eden  şehitlerimiz, gazilerimiz olmasaydı, bugün özgür bir millet olarak belki yoktuk.  Bunu basite almamak lazım. O geceyi bazı ülkeler hafife alarak yokmuş gibi  yaklaştı ama o geceyi hepimiz yaşadık. Allah'a şükürler olsun ki milletimiz  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dimdik duruşuyla iyice güçlenerek sahip  çıktı ve kendi vatanımızı koruduk. İkinci kurtuluş savaşıydı bu. Kısa sürdü ama  kısa sürede milletin dirayeti olmasaydı mahvolmuştuk."

CHP'nin "darbe 20 Temmuz'da başladı" söylemi hatırlatılan Akdağ, "Çok  ayıp ediyorlar. O meşhur 15 Temmuz ruhuna da ihanet etmiş oluyorlar." dedi.

"Sizi konuşturan başka şeyler var"

Sunucu Mehmet Ecet'in, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yeni  KHK'daki tek tip kıyafet düzenlemesiyle ilgili açıklamasında, 12 Eylül'le bu  süreci aynı gören yaklaşımını sorduğu Akdağ, şöyle konuştu:

"Böyle insafsızlık olur mu? Buna katılmayabilirsiniz, tartışılır. Biz  milletimizin yoğun talebi ve biraz da güvenlik sebebiyle böyle bir karar aldık.  Siyaseten bunu tartışabilirsiniz ama bundan dolayı siz bugünkü seçilmiş iktidarı  bir darbeci, ihtilalci bir generalin tutumuna benzetirseniz o o zaman ben size,  'Sizin kafanızın arkasında başka şeyler var, sizi konuşturan başka şeyler var.  Sizi oraya genel başkan olarak kim getirdiyse sizi o konuşturuyor' derim."

"Kılıçdaroğlu şimdi diyet ödüyor"

Akdağ, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa nasıl geldiğinin unutulmaması  gerektiğini anlatarak, Kılıçdaroğlu'nun bir kaset kumpası ile göreve geldiğini  söyledi.

Bu kaset kumpasını da en iyi FETÖ'cülerin yaptığını aktaran Akdağ,  "Kılıçdaroğlu şimdi diyet ödüyor. Vefa borcunu ifa ediyor. Kılıçdaroğlu'na bunu  kim yaptırıyorsa kim akıl veriyorsa yanlış bir iş yaptırıyor. Bir sağdan astık  bir soldan astık diye bir gecede ülkeyi bir hapishaneye çeviren ihtilalci ile  ondan 36 yıl sonra bir başta ihtilali önlemiş gerçek bir lideri ve onun  partisini, iktidarını kıyaslamak, yazıklar olsun. Bu çirkinliğe pespayeliğe ne  söyleyelim. Çok net ifade ediyorum Sayın Kılıçdaroğlu bedel ödemektedir. Sayın  Kılıçdaroğlu vefa duygusunu göstermektedir ama kime?"

"Güvenlik sebepli birtakım uygulamaları tabii karşılamak lazım"

Akdağ, tek tip kıyafet düzenlemesinin şu an birçok Batılı ülkede  uygulandığını anlatarak, bunun bir ihtiyaçtan oraya çıktığını ifade etti.

Vatandaşın bu hususta ciddi bir talebinin olmasının yanı sıra güvenlik  açısından da bunun faydalı olacağını dile getiren Akdağ, "Suçu kesinleşmemiş  kişilere kelepçe de vuruyoruz o zaman insanlara kelepçe de takılmasın yani  güvenlik sebepli birtakım uygulamaları tabii karşılamak lazım. Bunlar darbeyle  vatana ihanetle yargılanıyorlar. Darbeden ve terörden bahsediyoruz." dedi.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, Kılıçdaroğlu'nun basit, yalın, ince bir  siyasi davranışı olduğunu belirterek "O da şu 'çarpıtma'. Olayı bir yerinde  çarpıtıyor ve oradan derinleşerek götürmeye çalışıyor. Getirip bir belge sallıyor  herkes, koskoca ana muhalefet partisinin elinde herhalde belge var diyor. Artık o  belge  üzerinden günlerce konuşabilir, içinde hiçbir şey olmasa da. Nitekim  sonunda da hiçbir şey olmadığı ortaya çıkıyor. Burada da öyle bir çarpıtma var.  Cümleye, 'Siz bunu nasıl giydirirsiniz?' diye başlıyor. Sanki yargılanan kişileri  doğrudan hükümet yapıyormuş gibi davranıyor." ifadelerini kullandı.