Sanayicilerden BBC'ye büyük tepki

İstanbul Sanayi Odası, geçen hafta İngiliz yayın kuruluşu BBC'de yayımlanan haberlere sert tepki gösterdi.

ABONE OL
GİRİŞ 01.11.2016 15:33 GÜNCELLEME 01.11.2016 15:33 İş Dünyası
Sanayicilerden BBC'ye büyük tepki

İstanbul Sanayi Odası, tekstil, hazır giyim, deri ve deri mamülleri sektörlerini temsil eden komitelerini ve 16 STK’yı BBC’nin “çocuk mülteciler” haberi sonrası bir araya getirdi. İSO’dan yapılan açıklamada, asılsız haberlerle Türkiye’nin imajının olumsuz etkilenmesi büyük haksızlık olarak nitelendi.

"ÇOCUK İŞÇİ KONUSUNDA DUYARLIYIZ"

Açıklamada, "Geçen hafta İngiliz yayın kuruluşu BBC'de yayımlanan, gerçeklerle bağdaşmayan haberden çok büyük üzüntü duyan sektörlerimizin ve firmalarımızın haberde yer alan ağır suçlamaları hiçbir şekilde hak etmediğini özellikle belirtmek istiyoruz. Ortaya atılan asılsız iddiaların tam aksine, Türk tekstil ve hazır giyim sanayimiz, rakiplerine göre birçok açıdan çok daha uygun şartlara ve etik değerlere bağlı bir çalışma ortamına sahiptir. Türk tekstil ve hazır giyim sanayicileri olarak bu koşulları da yeterli bulmadığımızı; insana yakışır iş standartlarına sahip olma adına kesintisiz iyileştirmeye inandığımızı ve koşulsuz temiz üretimi esas aldığımızı özellikle vurgulamak istiyoruz. Böyle bir anlayışa sahip olan biz sanayicilerin sadece Suriyeli mülteci çocuklar değil, hiçbir çocuğun çalıştırılmasından yana olmayacağı aşikardır. Bu konuda hep duyarlı olduk, olmaya da devam edeceğiz.

"AB MEVZUATINA UYGUN ÜRETİM YAPTIĞIMIZ BİLİNEN BİR GERÇEK"

Türk sanayicileri ve ihracatçıları olarak global arenada her dönemden daha büyük ve zorlu bir rekabet savaşı vermekteyiz. Böyle bir dönemde böylesi bir haberin tedarikçiler ve asıl önemlisi tüketiciler üzerinde bırakacağı olumsuz etki açıktır. Kaldı ki, kayıtlı çalışan, yıllardır en büyük ihracatını Avrupa'ya yapan biz sanayicilerin AB mevzuatına uygun olarak üretim yaptığı, Avrupalı müşterilerimizin de zaman zaman bu üretim sürecini baştan sona gözden geçirdiği bilinen bir gerçektir. Öyle ki, ülkemizin ihracat yelpazesinde tekstil ürünlerinin otomotivden sonra büyük bir paya sahip olması, yaptığımız işin her açıdan kaliteli ve etik kurallara uygun olduğunu ortaya koymaktadır.

"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZE KUCAK AÇTIĞIMIZI GÖRMÜYORLAR"

Bu haksız suçlamaları yapanlar, Türkiye'nin üç yıldır büyük bir insani görevi yerine getirmekte olduğunu ve 3 milyon Suriyeli kardeşimize kucak açtığı gerçeğini görmezden gelmektedir. Birçok ülke bu ağır mülteci sorununa maalesef yüzünü çevirirken biz ülke olarak 5 yılı aşkın bir süredir büyük bir yardımseverlik ve misafirperverlik örneği sergileyerek ev sahipliği yapıyoruz. Böyle bir süreçte Avrupalı dostlarımızdan bu tür gerçeklerden uzak haberler yerine, mültecilerin buradaki imkanlarını iyileştirmek için daha güçlü destek beklediğimizi de belirtmek durumundayız. BBC'nin haberi, bugün artık hayatımızın bir parçası haline gelmiş olan Suriyeli mülteci kardeşlerimizin topluma uyum sağlamasının ne kadar önemli, hassas ve acil bir konu olduğunu bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu bir gerçek ve bu gerçeği siyasilerden bürokratlara, biz STK'lardan akademi dünyasına kadar hepimizin görmesi gerekmektedir.

"ÜLKEMİZ İMAJININ OLUMSUZ ETKİLENMESİ BÜYÜK BİR HAKSIZLIK"

Bu nedenle Suriyeli mültecilerin mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde toplumumuza uyum sağlamaları gerekiyor. Bu uyumun bir ayağı da Suriyeli göçmenlerin istihdam edilmesinde çalışma izinlerinin daha da kolaylaştırılması ve bu konudaki prosedürlerin rahatlatılmasıdır.Bütün bu çerçevede bir değerlendirme yapılacak olursa; içinde bazı Suriyeli üreticilerin de olduğu merdiven altı işletmeler ve bunların üretimi, kayıtlı çalışmaya her zaman önem veren biz sanayiciler için de ağır bir haksız rekabet unsurudur. Bu tür işletmelerin ciddi bir denetime tabii tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Biz kayıtlı çalışan sanayiciler, merdiven altı üretime ve kayıt dışılığa karşı her düzeyde mücadelemizi sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz. Sonuç olarak; birçok maksatlara ve önyargılara dayalı bu tür asılsız haberlerle tüm sektörümüzün töhmet altında bırakılmasının ve ülkemiz imajının olumsuz etkilenmesinin büyük bir haksızlık olduğunu değerlendiriyor, bahse konu olan haberi yapanları habercilik etiği açısından duyarlı davranmaya davet ediyoruz" denildi.