Prof. Dr. İrfan Gündüz, Birlikte Cumartesi Konferansları'nın konuğu oldu
Birlik Vakfı İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen "Birlikte Cumartesi Konferansları"nın bu haftaki konuğu, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz oldu.
ABONE OL"Tasavvuf ve İnsan" başlıklı bir sunum yapan Prof. Dr. Gündüz, tasavvufun sadece bir bilgi dalı değil, bir gönül temizliği operasyonu olduğunu vurguladı.
"CENAB-I HAK HİÇBİR KULUNA ZULMETMEZ"
Konuşmasında ibret alınacak bir anekdota yer veren Prof. Dr. Gündüz, görme engelli bir vatandaşın hayata bakışı üzerinden eksikliğin aslında bir lütuf olabileceğini anlattı.
Dış dünyadaki dikkat dağıtıcı unsurların yokluğunun, insanın iç dünyasına büyük bir enerji sağladığını belirten Prof. Dr. Gündüz, "Cenab-ı Hak hiçbir kuluna zulmetmez. Gözünden aldığını, dokunma duygusuna ve kalp gözüne vermiştir." dedi.
SADECE BİREYİ DEĞİL, TOPLUMU VE YUVAYI DA KURTARIYOR
Prof. Dr. Gündüz, bu manevi vakarın toplumsal etkisine dair sarsıcı bir hikaye de paylaştı.
Televizyona çıkan görme engelli bir vatandaşın, "Allah beni on defa dünyaya getirse yine bu halimle gelmek isterdim, çünkü O'na borçluyum" sözlerinin, boşanmak üzere olan bir aileyi bu karardan vazgeçirdiğini anlattı.
Bu örnekle, tasavvufi teslimiyetin sadece bireyi değil, toplumu ve yuvayı da kurtardığına dikkat çekti.
"TASAVVUF, BİZE ASIL UNUTMAMAMIZ GEREKENİ HATIRLATIR"
Tasavvufun 'safiyet' (temizleme) kökünden geldiğini hatırlatan Prof. Dr. İrfan Gündüz, konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle sürdürdü:
-
Manevi Ameliyat: "Peygamberler dahi kalbi tasfiye işleminden geçmişlerdir. Kalbi ayrık otlarından temizlemeden gerçek huzura erilmez."
-
Şemsi Sivasi'den Hikmetler: "Saray temizlenmeden padişah oraya teşrif etmez. İnsanın gönül sarayı da dünyevi kirlerden (ayar) arınmadıkça İlahi nur oraya tecelli etmez."
-
Nisyan ve İnsan: İnsan kelimesinin Arapça "nisyan" (unutkanlık) kökünden geldiğine değinen Gündüz, "İnsan çok unutkan olduğu için bu adı almıştır. Tasavvuf, bize asıl unutmamamız gerekeni hatırlatır." dedi.
"GECELERİ İHYA ETMEK, NEFSİ TERBİYE ETMENİN EN KISA YOLUDUR"
Prof. Dr. Gündüz, gecelerin manevi yükseliş için büyük bir fırsat olduğunu belirtip sözlerini, "Gece, kalbin tasfiyesi için en kritik süreçtir. Bizim kültürümüzde geceleri ihya etmek, nefsi terbiye etmenin en kısa yoludur." diyerek tamamladı.