Saadet Partisi GİK Üyesi Sakartepe:

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi ve eski İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, "16 Nisan'daki halk oylamasında ben ve arkadaşlarım 'evet' diyeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Bu parti meselesi değildir, bu mesele ülkenin ve milletin geleceği meselesidir." dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 08.04.2017 17:25 GÜNCELLEME 08.04.2017 17:25 GÜNCEL
Saadet Partisi GİK Üyesi Sakartepe:

Bornova Öğretmenevinde il yöneticileriyle basın toplantısı düzenleyen Sakartepe, 12 Şubat 2016'da yaptığı basın toplantısında, henüz siyasi partilerin anayasa teklifi netleşmeden 5 madde altında Türkiye'de mutlaka başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini söylediğini belirtti.

Bayram Sakartepe, Türkiye'de kişilerin değil sistemin konuşulması gerektiğine işaret ederek, "Şu anda sistem geri plana düştü. Muhalefet ve bazı kanatlar, özellikle şahısları gündeme getirerek kampanya yapıyor. Ben bir hukukçu olarak milletin 100 yılını etkileyecek anayasa değişikliğinde şahıslardan çok sistemin ön plana çıkması gerektiğini yaklaşık 1,5 sene önce ifade etmiştim." diye konuştu.

- "Erbakan Hocamızın ideali"

Başkanlık sistemini Türk siyasi literatürüne 1973 yılında ilk kez eski başbakanlardan rahmetli Necmettin Erbakan'ın getirdiğini anımsatan Sakartepe, şunları kaydetti:

"Hocamız, 1973 seçimlerindeki beyannamesinin 17'nci sayfasında başkanlık sistemi getirileceğini, cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık müessesinin birleştirileceğini, icraya kuvvet, sürat ve müessiriyet sağlanacağını ifade etmiştir. Buna göre, başkanı tek dereceli seçimle millet seçecek, bu sayede devlet ve millet kaynaşması kendiliğinden olacak ve cumhurbaşkanı seçimi konusunda rejimi yıpratıcı sonuçlara imkan kalmayacaktı.

Biz bunu 1973 yılında Milli Görüşçüler olarak söyledik, Erbakan Hocamızın önerilerinden cumhurbaşkanını millet seçsin teklifi ve ideali gerçekleşti. 2010 referandumunda bu kabul edildi. Şu anda milletin seçtiği bir cumhurbaşkanımız mevcut. Rahmetli Erbakan Hocamız sağdı, o referanduma 'yetmez ama evet' demiştik."

Bayram Sakartepe, milletin egemenliğinin yönetime hakim olmasını istediklerini vurgulayarak, "Anayasa 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' der. Bu anlamda en demokratik anayasayı, 1921 Anayasası olarak görüyoruz. Ancak darbe dönemlerinde yapılan anayasalarla milletin egemenliği, anayasal kurumlar vasıtasıyla vesayet altına alındı. Bu ülkede atanmışlar yıllarca seçilmişlere hükümranlık kurdu, artık bu ülkede vesayetin bitmesi gerekiyor. Aslında Türkiye, başkanlık sistemine geçmekle 150 yıllık prangalardan kurtuluyor. Vesayet rejiminden kurtuluyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de vesayetten ve askeri darbelerden en çok Milli Görüş anlayışının zarar gördüğünü savunan Sakartepe, "Partilerimiz kapatıldı, seçilmiş milletvekillerimize yemin ettirilmedi, vatandaşlıktan çıkarıldı, siyasi yasaklanmaya maruz kaldık. Halkın seçtiği rahmetli Erbakan Hocamıza karşı antidemokratik her türlü uygulama yapıldı. İnşallah bu prangalardan ve vesayet rejiminden 16 Nisan'da kurtuluyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Yeniden büyük Türkiye'yi kurmalıyız, 'evet' diyeceğiz"

Bayram Sakartepe, Türk milletinin 15 Temmuz'da bir haçlı seferini bertaraf ettiğini ve işgal planını bozduğunu aktararak, şöyle devam etti:

"Milletin bunun devamını getirmesi gerekiyor. İşte millet 15 Temmuz zaferinden sonra devletini tekrar kendi eliyle yapılandırmak istiyor. Milletin bağrından çıkan Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu gibi liderler, başkanlık sistemine geçme konusundan ittifak etmişti. Olaylara bakışımız farklı olabilir ama bazı meselelerde millet olarak el ele, gönül gönüle bir arada olmak gerekiyor. Her türlü siyasi ayrımdan uzak olarak, devletin her kademesinde görev almış liderlerimiz bize bir tecrübe bıraktı. Türkiye'nin mutlaka başkanlık sistemine bu referandumda geçmesi gerekiyor. 2017 Türkiyesinde ideallerimizi gerçekleştirme fırsatı bulduk. Özlemlerine, hasretlerine 16 Nisan'a bir adım kaldı. Bu fırsatı belki bir daha yakalayamayabiliriz. Siyasi parti gözetmeden milli bir mesele olarak buna sahip çıkmamız gerek, zira dünya rutinden değil olağanüstü şartlardan geçiyor. Bizim ülke, devlet ve millet olarak çok güçlü olmamız gerekiyor, yeniden büyük Türkiye'yi kurmalıyız, millet bunun farkında. Devlet-millet kaynaşmasında bir adım olarak bu süreci değerlendiriyoruz.

Bin yıllık devlet geleneğine sahip bir ülke olarak bu milletin asıl gücü ne topu, tüfeği ne de tankıdır. Asıl gücümüz imanlı evlatlarıdır. İmanlı evlatlar 15 Temmuz'da bu ülkesine, devletine sahip çıktı. Yeniden devletine sahip çıkan bir nesille beraberiz ve bundan memnuniyet duyuyoruz."

"16 Nisan’daki halk oylamasında mutlaka evet çıkması kanaatindeyiz" diyen Sakartepe, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben ve arkadaşlarım 'evet' diyeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Bu parti meselesi değildir, bu mesele ülkenin ve milletin geleceği meselesidir. Aslında 16 Nisan'da ülkemizin geleceği oylanmaktadır. Ben ve arkadaşlarım 16 Nisan'da 'evet' dediğimizi buradan kamuoyuna deklare edip açıklıyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu konum, milletin geleceği, tarihi köklerimiz, bin yıllık devlet geleneğimiz ve inancımız, vatanımız, milletimiz için bizler 16 Nisan'da Allah kısmet ederse 'evet' diyeceğiz."

KAYNAK : AA