Kavaf'tan kulağı kesilen kadına ziyaret

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, 2009'da eşi tarafından kulağı kesilen, 10 gün önce de darp edilen ve hastanede tedavisi süren S.P'ye, sosyal hizmet uzmanının 24 saat refakat ettiğini söyledi.

ABONE OL
GİRİŞ 26.07.2010 15:08 GÜNCELLEME 26.07.2010 15:08 KADIN
Kavaf'tan kulağı kesilen kadına ziyaret

Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Sempozyumu'na katılmak ve bazı incelemelerde bulunmak üzere Van'a gelen Bakan Kavaf, Saray ilçesinde 15 Temmuzda eşi tarafından darp edilen ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisi devam eden S.P'yi ziyaret etti.

Hastane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kavaf, hastayı gördüğünü, S.P'nin, fiziksel anlamda darptan kaynaklanan tedavisinin yapıldığını belirterek, ''Ancak psikolojik olarak bir süre daha destek alması gerekmektedir. Sosyal hizmet uzmanımız 24 saat refakat ediyor'' dedi.

Tedavinin ardından S.P. ile 3 çocuğunun, güvenilir bir yere yerleştirileceğini anlatan Kavaf, şöyle devam etti:

''Bir önceki süreçte, biz yine çocukları ile güvenli bir yere yerleştirmiştik. Ancak kendisi, eşinin yanına gitmek istediğine dair bir beyanda bulundu. Dilekçesini imzaladı. Ayrıca da eşinin yanına verilmesi gerektiği yönünde mahkeme kararı var. Sosyal hizmet uzmanımız, eşinin yanına dönmemesi yönündeki teşhisini ve iradesini beyan ettiği halde, o kararlar neticesinde eşinin yanına dönmüştü.''

Bakan Kavaf, bir soru üzerine S.P'nin eşinin arandığını, bu yöndeki çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Kavaf'a, ziyarette Vali Münir Karaloğlu ile AK Parti Van milletvekilleri Kayhan Türkmenoğlu ve Gülşen Orhan eşlik etti.

Saray ilçesine bağlı Kapıköy'de 25 Eylül 2009'da, jandarma ekiplerinin gittiği evde S.P, eşi tarafından dövülmüş ve kulağı kesik halde bulunmuştu. 3 çocuk annesi kadın, olaydan sonra koruma altına alınırken, eşi F.P, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış, 2 ay koruma altında tutulan S.P, daha sonra eşine dönmüştü.

15 Temmuzda yeniden eşinin şiddetine maruz kalan kadın, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmış, eşi F.P. ise kayıplara karışmıştı.

''OSMANLI TARİHİNİ ANLAMADAN, AVRUPA TARİHİNİ YA DA MODERN DÜNYANIN DEĞİŞİMİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR''

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Osmanlı tarihini anlamadan Avrupa tarihini ya da modern dünyanın değişimini anlamanın mümkün olmayacağını belirtti.

Devlet Bakanı Kavaf, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin (YYÜ) ev sahipliğinde, Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Dönemi Osmanlı Araştırmaları Komitesi (CIEPO) tarafından düzenlenen ''Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Dönemi Osmanlı Araştırmaları Sempozyumu''nun açılış törenine katıldı.

Bakan Kavaf yaptığı konuşmada, geçmişini unutanın, gelecekte yolunu şaşırmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, şu anda yaşanan ve gelecekte yaşanacak muhtemel olayların şifrelerinin, tarihte yaşanan ve tekerrür eden olaylarda saklı olduğunu bildirdi.

Tarihi bilmenin, günü anlamak ve geleceği planlamak açısından son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kavaf, şöyle konuştu:

''Biz millet olarak çok zengin bir tarihe sahibiz. Tarihimizin çok önemli bir bölümünü oluşturan Osmanlı Devleti, tarihte bilinen nadir büyük siyasi yapılar arasında yer almaktadır. Osmanlı tarihini anlamadan Avrupa tarihini ya da modern dünyanın değişimini anlamak mümkün değildir. Osmanlı, dünya tarihinin en kritik döneminde en hassas bölgeler üzerinde kurulmuş bir dünya devleti olması ve geride bıraktığı 200 milyonun üzerindeki arşiv malzemesiyle bu sahada pek çok çalışmanın yapılması gereğini ortaya koymaktadır. Bugün dünyada osmanlı tarihçilerini bünyesinde barındıran en önemli kurumlardan biri şüphesiz CIEPO'dur. Bu yıl 19'uncusu düzenlenen sempozyumun, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya giriş kapısı olan Van'da, Mustafa Kemal Atatürk'ün ideali olarak kurulan Yüzüncü Yıl Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılması ayrıca önem taşımaktadır.''

''ADALET ÖNÜNDE GAYRİ MÜSLİMLE PADİŞAH EŞİTTİ''

Devlet Bakanı Kavaf, günümüzde siyasi istikrarsızlık ve sosyal çalkantılarla gündeme gelen geniş bir coğrafyanın, Osmanlı idaresi altında uzun süre barış ve huzur bölgesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Osmanlı, Roma İmparatorluğundan sonra stratejik önemi büyük topraklar üzerinde dünyanın en uzun ömürlü devletini kuran, üç kıtada birlik ve bütünlüğünü devam ettiren tek devlettir. Onun bu özelliğini sadece askeri alandaki başarısıyla açıklamak mümkün değildir. Bu başarının idari, sosyal ve ekonomik pek çok nedeni vardır. Osmanlı yönetiminde hemen her zaman din, dil ve mezhep ayrımı yapmaksızın herkese adil davranma anlayışı hakim olmuştur. Bir yerde adaletin mevcut olması için kanunların ötesinde bir şart vardır. O da hukuk kültürünün yerleşmesidir. Osmanlı'da hukuk devleti anlayışı, hukuk kültürüyle toplumsal yapıya nüfuz etmişti. Adalet önünde gayri müslimle padişah eşitti. Bu eşit olma hali aslında bugün bütün dünyanın ulaşmaya çalıştığı insani değerleri içinde barındırmaktaydı.''

''Osmanlı döneminde fethedilen ülkelerin halkları zorla İslamlaştırma veya Türkleştirmeye tabi tutulmamış, emperyalizm ve asimilasyon hiçbir zaman Osmanlı politikası olmamıştır'' diyen Kavaf, bugün Türkiye'de ve dünyada yaşanan olaylara ve gelişmelere ait şifrelerin, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısında bulunduğuna işaret etti.

Sempozyumun açış konuşmasını yapan Prof. Dr. İlhan Şahin de CIEPO'nun 1972 yılında kurulan uluslararası bir komite olduğunu ve bugüne kadar değişik ülkelerde 18'i uluslararası 20 sempozyum düzenlediğini ifade etti.

Şahin, Van'da 26-30 Temmuz tarihleri arasında bu yıl 19'uncusu gerçekleştirilecek sempozyumda, 23 ülkeden 200'ü aşkın bilim adamının bildiri sunacağını söyledi.

Bakan Kavaf, CIEPO tarafından hazırlanan kitap sergisinin açılışını da yaparak, bir süre sergideki kitapları inceledi.

KAYNAK : AA