"Kadına şiddet Allah'ın emanetine saygısızlık"
İlahiyat Fakültesi Hadis Bölümü Başkanı, "Kadına el kaldırmak Allah'ın emanetine saygısızlık yapmaktır. Dolayısıyla Allah'a karşı saygısızlık yapmaktır." dedi.
ABONE OLCumhuriyet Üniversitesi (CÜ) İlahiyat Fakültesi Hadis Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cemal Ağırman, ''Kadına el kaldırmak Allah'ın emanetine saygısızlık yapmaktır. Dolayısıyla Allah'a karşı saygısızlık yapmaktır. Hiçbir zaman erkekliğin şerefine de uyan bir davranış değildir'' dedi.
Prof. Dr. Ağırman, İslam'da şiddetin yerinin olmadığını, kadına bir şiddet uygulanıyorsa hiçbir zaman İslam'a mal edilemeyeceğini söyledi.
Hazreti Peygamber'in kadından, eşler arasındaki ilişkilerden bahsederken, ''Sizin en hayırlınız, eşlerine karşı en hayırlı olanınızdır'' buyurarak eşlere karşı son derece nazik davranılması gerektiğini ifade ettiğini bildiren Prof. Dr. Ağırman, kadının her şeyden önce bir anne, kız evlat, eş veya kız kardeş konumunda olduğunu aktardı.
Hiçbir konumunun kadına şiddet uygulamaya müsait olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ağırman, şöyle konuştu:
''Anne olarak ele aldığımızda kadın son derece saygın ve hürmetkardır. Kur'an-ı Kerim'de Allah ona 'öf' bile demeyi yasaklamaktadır. 'Öf' ifadesi aslında karşı tarafa iletilecek isteksizliğin, hoşnutsuzluğun en alt birimidir. Eş olarak ele aldığımızda bir defa kadın erkeğe bir emanettir. Kadına el kaldırmak Allah'ın emanetine saygısızlık yapmaktır. Dolayısıyla Allah'a karşı saygısızlık yapmaktır. Hiçbir zaman erkekliğin şerefine de uyan bir durum değildir. Dolayısıyla kadını hangi konumda ele alırsak alalım, son derece saygın olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bütün bunlara baktığımızda İslam'da şiddetin, hele de kadına şiddetin asla yer almadığını görmekteyiz.''
Evinin ve ailesinin geçimini sağlamakla yükümlü olması ve dışarıda daha ağır işlerde çalışması nedeniyle Allah'ın erkeği fiziken daha güçlü yarattığını belirten Prof. Dr. Ağırman, ''Ama insanoğlu her nedense bu gücünü maalesef şiddete kanalize edebilmektedir. Bu da son derece vahiyden uzak, yaratılıştan uzak bir tutumdur. İslam'ın asla şiddete yer vermediğini, şiddete prim vermediğini, İslamda şiddetin yerinin olmadığını açıkça görebiliriz'' dedi.
Ailenin saygın bir kurum olduğunu belirten Prof. Dr. Ağırman, aile ilişkilerine son derece önem verilmesi gerektiğini ifade ederek, öncelikle evlat olarak anne ve babaya karşı iyilik yapmada, saygı göstermede ve her bireyin haklarına riayet etmede aile ilişkilerinin öneminin görüldüğünü söyledi.
Anne babaya hizmet etmenin ve onlara karşı saygılı davranmanın cenneti kazanmak için son derece uygun ve kolay bir fırsat olduğunu belirten Prof. Dr. Ağırman, anne ve babaya hizmetin, evladın cennete gitmesine vesile olan bir araç, bir fırsat olduğunu kaydetti.
Gençlerin büyüklerini, anne ve babalarını bir yük olarak değil de onların bir nimet olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ağırman, ''Cenneti kazanmaya bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda aileye ne kadar önem verildiğini de görüyoruz. Herkesin üzerine düşen görevi yapması noktasında anne ve babalara da büyük görev düşüyor. Mesela anne ve babaların da çocuklarına karşı görevi, isim koymada başlıyor, güzel isim vermede başlıyor'' diye konuştu.
-Anne babaların çocuklarına karşı yaklaşımları-
Anne ve babalara, çocuğunun iyi bir eğitim alması, çok iyi bir şekilde yetiştirilmesi konusunda önemli sorumluklar düştüğünün altını çizen Prof. Dr. Ağırman, evlat sahibi olmanın hem bir nimet, hem de bir külfet olduğunu belirtti.
Anne ve babaların da evlatlarına karşı üzerine düşen görevi yaptıkları zaman, onun da mükafatının tartışılamayacak kadar çok olduğunu bildiren Prof. Dr. Ağırman, şöyle devam etti:
''Yani nimet-külfet dengesi. Aynı zamanda çocuk sevgisinin nasıl bir nimet olduğunu da hepimiz biliyoruz. Çocukları severken duyduğumuz haz, psikolojik olarak duyduğumuz huzurun tartışması bile yapılamaz. Evlat sahibi olan ailelerle, evlat sahibi olamayan ailelerde bunu açıkça görebiliriz. Yani psikolojik ve ruhi açıdan zinde kalmamızın en güzel etkenlerinden biri de evlat sahibi olmaktır. Dolayısıyla anne ve babaların evlatlarına bir nimet gözüyle bakması ve üzerine düşmesi gerekiyor. Evlatların da büyüklerine yine bir nimet gözüyle bakması gerekiyor ve cenneti kazanmaya bir vesile olduklarını da düşünerek hareket etmeleri gerekiyor. Hatta Kur'an-ı Kerim'de Allah evlatlara çocukluklarını hatırlatarak, anne ve babaya yaşlılıkları döneminde hizmet etmeleri gerektiğini de açıkça vurguluyor.''
Erkek-kız ayrımı yapılmadan çocuklara eşit davranılması gerektiğini vurgulayan ve bu konuda Hazreti Muhammed'in ciddi uyarıları olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ağırman, kız çocuklarının, yaratılışta erkeklerin fiziki üstünlüğüne karşı daha güçlü ayakta durmalarının eğitimle ve güzel ahlakla aşılması gerektiğini ifade ederek, ''Dolayısıyla aile içerisindeki ilişkilerde son derece ciddi, tutarlı ve adil bir şekilde olunması gerektiğini de Hazreti Peygamber'in uyarılarında görüyoruz'' dedi.