Sınırlar çizilirken hedeflenen politik oyunlar

Dünyaca ünlü tarihçi Norman Stone son kitabı İmparatorluk Oyunları’nda, akıcı ve mizahi diliyle okuyucuyu Osmanlı, Ortadoğu ve Avrupa’yı şekillendiren yıllara götürüyor.

ABONE OL
GİRİŞ 11.04.2018 10:35 GÜNCELLEME 11.04.2018 10:35 KİTAP
Sınırlar çizilirken hedeflenen politik oyunlar

SEZAİ SARAÇ

Ketebe Yayınevi’nden çıkan İmparatorluk Oyunları dünyanın yaşayan büyük tarihçilerinden Norman Stone’un son kitabı. Kitap, coğrafyamız üzerinde büyük bir etkisi olmuş Avrupa’yı ve kendi geçmişimizi Avrupalıların bakış açısıyla anlamamız adına son derece önemli. Bunu Stone’un kaleminden okumak ise gençliği hayli maceralı geçmiş, huysuz ama bilge bir ihtiyarın hikâyelerini dinlemek kadar büyük bir keyif. Norman Stone, usta hikâyeciliği, mizahi ve hatta sivri diliyle tarihi, tarihi okuru olmayanlar için bile zevkli hale getirmeyi başarıyor. Stone, uzun yıllar Derin Tarih dergisi için yazılar kaleme aldı. Kitap bu yazılarından yapılan titiz bir derleme niteliğinde.

 

Emperyalist Oyunların Zirvede Olduğu Yıllar

Stone, İmparatorluk Oyunları’nda, bizi Avrupa’yı ve Ortadoğu’yu şekillendiren yıllara götürüyor. Osmanlı coğrafyası üzerinde geniş, detaylı bir yolculuğa çıkıyoruz. Hiç lafı dolandırmıyor Norman Stone ve daha ilk yazısının başlığından rengini belli ediyor: “Asıl hedef Türkiye’nin ortadan kaldırılmasıydı”.

Sykes-Picot ile suni olarak oluşturulan ve yüzyıllarca barış içinde yaşayan Ortadoğu coğrafyasının nasıl bu hale getirildiğine onun dilinden şahit oluyoruz. “Sykes-Picot bir icattan fazlası değildir” diyor Stone ve bu icadın nasıl geri teptiğini ispatlıyor: “Modern Irak’ı veya Mısır’ı ya da en kötüsü Suriye’yi Türkiye ile karşılaştırın. Sonuç olarak Albay Sir Mark Sykes ve Mösyö Picot arasındaki pazarlıkların asıl kurbanı olması öngörülen Türklerin işin sonunda ortada kalan tek ‘İyi Adamlar’ olması oldukça ironiktir”

Çanakkale Savaşı’na, Modern Türkiye’nin Kurucusu olarak nitelendirdiği Sultan Abdülhamid Hana, Enver Paşa’ya geniş bir yer ayıran Stone daha sonra İngilizler tarafından acıtıncaya kadar kaşınan Kürt meselesine getiriyor konuyu: “Teoride 1920 yılında Sevr Antlaşması imzalandığında Kürdistan’ın kurulması gerekiyordu. Fakat bu, İrlandalıların da dediği gibi çok teorik bir teoriydi.”

Petrol uğruna ilk savaş: Kût’ül Amare

Kitabın Osmanlı-Türk tarihi başlığı altında ilk bölümünü oluşturan bu saptamaların üzerine Kût’ül Amareyi anlattığı yazısında gözümüzün önünden durması gereken büyük resmi gösteriyor Stone: “Tam bir kahramanlar savaşı” diyor ve kinayeli bir edayla ekliyor: “Fakat aynı zamanda petrol uğruna yapılan ilk savaş”. Hemen ardından gemilerinde kömürlü motorları bırakan İngiliz Kraliyet Donanması’nın petrol elde etme planlarına sızıyoruz. Bunun ilk durağı olan Kût’ül Amare, İngilizlere tarihlerinin en büyük utançlarından birini yaşattı. Yazının başlığı bu zaferin İngilizler üzerindeki derin etkisini çok güzel anlatıyor: İngilizlerin Kût Tekerlemesi “Cennet dedikleriyse bu kurna, cehennem nerede ola?”

Norman Stone I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı coğrafyası üzerine yapılan hesapları ince ince deşifre ediyor kitabında. Ancak bu öyle bir oyundu ki Osmanlı’yı değiştirdi, Ortadoğu’yu değiştirdi, bir şekilde Avrupa’yı da değiştirdi.

1914 yılında emperyal operasyonlar tiyatrosunun son büyük oyunu Ortadoğu’da sahnelendi. Haliyle, yıkılmaya yüz tutmuş Osmanlı İmparatorluğu’nun da pek çok talibi vardı.”

Norman Stone’un deneyimli analizlerini okuduktan sonra insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Eğer Ortadoğu bir petrol havzası olmasaydı ya da petrol dünyada kilit bir enerji kaynağı haline gelmeseydi bugün Osmanlı coğrafyasında, Türklerin ve Ortadoğu halklarının yaşadığı onca acının ne kadarı yaşanmış olurdu?

Avrupa bu emperyalist planlar yüzünden 2 dünya savaşı gördü. Milyonlarca insan öldü. Ortadoğu bir daha Osmanlı dönemindeki huzuruna kavuşamadı. Bu işten en çok kazanç sağlayan ülkeler bile büyük kayıplar verdi.

Diaspora nitelikli tarihçileri susturuyor

Norman Stone İmparatorluk Oyunları kitabında sözde Ermeni soykırımı iddialarına da genişçe bir bölüm ayırıyor. Kendisi bu iddiaları reddettiği için İsviçre’de yargılanmış bir tarihçi. Hatta bu iddiaları reddettiği gerekçesiyle önemli bir kitabını 18 ay boyunca bekleten yayıncı Random House’a bakın nasıl haykırıyor: “Belgeler sahte, gerçekler farklı, diaspora ise nitelikli tarihçileri susturuyor”

Konuyu çok derinliğine bilmeyenler için bile en azından büyük tarihçi Norman Stone’un şu tespiti kulağımıza küpe olsun: “Soykırım’ tezine karşı çıkan akademisyenler, dobra dobra söylemek gerekirse A takımıdırlar, Princeton’dan Bernard Lewis, Justin McCarthy, College de France’tan Gilles Veinstein, Amherst’ten Guenter Lewy (burada sadece en önde gelenleri sayabiliyorum), çok dilli kaynaklara erişimleri olan birinci sınıf tarihçiler… Karşılarında ise B takımı var: Kendinden menkul ‘soykırım akademisyenleri derneği’ üyeleri”.

Avrupa Ülkelerinde Tarihi Bir Yolculuk

Kitap Avrupa ülkelerinin ve İngiltere’nin tarihi temellerini anlatarak devam ediyor. Bu temelleri en azından ana hatlarıyla öğrenmek son derece hayati. Çünkü Avrupa’yı Avrupa yapan olayları bilmeden onlarla ne mücadele edebiliriz ne de işbirliği yapabiliriz. Norman Stone birinci elden bu ülkeleri tek tek incelemiş bir akademisyen olarak yine birinci sınıf bir tarihçilik sunuyor.

Norman Stone, 1997 yılından bu yana Bilkent Üniversitesi’nde verdiği derslerine kısa bir süre önce son verdi ve emekliliğinin tadını çıkarmak üzere Macaristan’a yerleşti. İmparatorluk Oyunları kitabı için oradan yazdığı önsözünde şöyle diyordu: “Bütün bunlar hakkında düşünmek ve Türkiye’de bu kadar uzun süre yaşamak benim için ayrıcalıktı”. Yaşlı kurt tarihin tozunu almaya devam ediyor.

 

KAYNAK : Yenişafak