Mustafa Tatcı'dan iki büyük külliyat: Tasavvuf edebiyatının hafızası yeniden yazılıyor
Mustafa Tatcı’nın hazırladığı “Beş Er Külliyâtı” ve “Yûnus Emre Külliyâtı”, tasavvuf düşüncesinin iki ana damarını bir araya getirerek Türk irfan geleneğini kapsamlı ve ilmî bir perspektifle günümüze taşıyor.
ABONE OLTasavvuf edebiyatının önemli kaynakları arasına giren “Beş Er Külliyâtı”, edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatcı'nın imzasıyla H Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturuldu. Eser, Elmalılı Ümmî Sinan Hazretleri’nin irşadıyla yetişen beş büyük Hak erinin seyr ü sülûk tecrübelerini ve şiirlerini bir araya getiriyor.
Külliyatta; Niyâzî-i Mısrî, Gülâboğlu Mehmed Askerî, Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Muslihiddîn Mustafa Şeyhî ve Uşaklı Ahmed Matlaî’ye ait beş ayrı divan yer alıyor. Bu eserler; vahdet-i vücûd, ilâhî aşk, irfan ve insanın yaratılış hakikatini sade ancak derin bir Türkçe ile ele alıyor.
Tasavvuf yolunun şeriat, tarikat, marifet ve hakikat mertebelerine ışık tutan külliyat, birlikte okunduğunda anlam derinliği kazanan bir bütünlük sunuyor. Alanında önemli bir başvuru kaynağı olarak değerlendirilen eser, hem akademik çevrelere hem de tasavvuf meraklılarına hitap ediyor.
Külliyatın ilk kitabı olan “Dîvân-ı İlâhiyât”, 17. yüzyılın en önemli mutasavvıflarından biri kabul edilen Niyâzî-i Mısrî’nin şiirlerini içeriyor. Mısrî’nin eserleri, tasavvuf yolunda ilerleyenler için bir “ilmihal” niteliği taşıyor.
Diğer yandan Gülâboğlu Mehmed Askerî, Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Muslihiddîn Mustafa Şeyhî ve Uşaklı Ahmed Matlaî’nin divanları da aynı irfan geleneğinin farklı üsluplarını yansıtıyor. Bu beş isim, tasavvuf tarihinde “Beş Er” olarak anılırken, aynı yolun yolcuları olarak birbirini tamamlayan bir düşünce dünyası ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, “Beş Er Külliyâtı”nın Türk tasavvuf edebiyatının anlaşılması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtiyor. Eser, okuyucuyu asırlar öncesinden gelen bir irfan sofrasına davet ediyor.
YÛNUS EMRE'NİN TÜM ESERLERİ 3 BİN SAYFALIK KÜLLİYATTA TOPLANDI
Türk tasavvuf ve edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden Yûnus Emre’nin mirası, kapsamlı bir çalışmayla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Mustafa Tatcı tarafından hazırlanan ve H Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan “Yûnus Emre Külliyâtı”, Türkiye ve dünya kütüphanelerinde bulunan 50’den fazla divan nüshasının karşılaştırılmasıyla oluşturuldu.
Yaklaşık 3000 sayfadan oluşan eser, iki cilt ve birbirini tamamlayan beş kitaptan meydana geliyor. Külliyatın ilk cildinde Yûnus Emre’nin hayatı, şahsiyeti, dili ve sanatı detaylı şekilde incelenirken, şiirlerinde yer alan 500’den fazla dinî ve tasavvufî kavram sistematik olarak tahlil ediliyor. Aynı ciltte ayrıca Yûnus’un şiirlerine yapılan klasik şerhler bir araya getirilerek özellikle şathiyeler ve remzî dil üzerine kapsamlı değerlendirmeler sunuluyor.
İkinci ciltte ise Yûnus Emre’nin temel eserleri olan “Dîvân-ı İlâhiyât” ve “Risâletü’n-Nushiyye”nin tenkitli metinleri yer alıyor. Araştırma kapsamında farklı yazma nüshalar titizlikle incelenirken, metinler arasındaki farklar da dipnotlarla ortaya konuluyor. Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri de Yûnus Emre’ye ait olmayan ancak “Yûnus” mahlasıyla yazıldığı için ona atfedilen şiirlerin ayıklanması oldu.
Külliyatın bir diğer önemli bölümü ise “Diğer Yûnuslar” başlığı altında, Âşık Yûnus başta olmak üzere aynı mahlası kullanan sûfî şairlerin şiirlerine yer vermesi. Bu sayede edebiyat tarihinde farklı Yûnusların eserleri arasındaki ayrım da netleştiriliyor.
Uzmanlara göre “Yûnus Emre Külliyâtı”, hem tasavvuf düşüncesinin hem de Türk dilinin tarihsel gelişimini anlamak açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Eser, Yûnus Emre’nin asırlar ötesine ulaşan “sevgi ve irfan” dilini günümüz okuyucusuyla buluşturmayı hedefliyor.