Orta Doğu’nun kaçırılan fırsatı: “Hata Asıl Neredeydi?”
İkinci Dünya Savaşı sonrası Orta Doğu’da doğan bağımsızlık ve demokratikleşme umutlarının neden kısa sürede sönümlendiği, Fawaz A. Gerges'in, "Hata Asıl Neredeydi?" eseriyle sorgulanıyor.
ABONE OL1940’ların sonu ve 1950’lerin başında Avrupa emperyalizminin bölgeden çekilmesiyle birlikte halklarda güçlü bir değişim beklentisi doğmuştu. Muhammed Musaddık ve Cemal Abdünnasır gibi liderler, ekonomik kalkınma ve toplumsal refah odaklı politikalarıyla geniş destek kazanmıştı. Ancak bu iyimser atmosfer uzun sürmedi.
1953’te Musaddık’ın, İran petrollerini millileştirme girişiminin ardından CIA destekli darbeyle devrilmesi, bölgedeki dengeleri kökten değiştirdi. Aynı dönemde Nasır’a yönelik yürütülen propaganda faaliyetleri ve “komünizmle mücadele” söylemi altında yapılan müdahaleler, Orta Doğu’yu süper güç rekabetinin merkezine taşıdı. Bu süreçte bölge; otoriter yönetimler, vekâlet savaşları ve uzun süreli istikrarsızlıkla karşı karşıya kaldı.
Gerges, yaygın Batı anlatısının aksine, Orta Doğu’daki demokratikleşme sorunlarını kültürel ya da dinsel faktörlerle açıklamıyor. Bu noktada Bernard Lewis’in yaklaşımına karşı çıkarak, asıl belirleyici unsurların emperyal müdahaleler, Soğuk Savaş rekabeti ve çıkar odaklı dış politikalar olduğunu vurguluyor.
Kitap, yalnızca geçmişi anlamaya değil, aynı zamanda günümüzde bölgedeki siyasal İslam’ın yükselişi gibi olguları da tarihsel bağlamına oturtarak değerlendirmeye katkı sunuyor. Orta Doğu’nun neden demokratik kurumlar üretemediği sorusuna farklı bir perspektif getiren ve Timaş Yayınları'ndan okuyucuyla buluşan "Hata Asıl Neredeydi?", bölgenin kaçırdığı tarihî fırsatları yeniden gündeme taşıyor.