Goncourt ödüllü Jean Echenoz İstanbul'da okurlarıyla buluştu
Ketebe Yayınları, çağdaş Fransız edebiyatının en özgün seslerinden Jean Echenoz'u Türk okurlarıyla buluşturdu. "Biçimlerin İzinde" başlıklı söyleşi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.
ABONE OLRoman ile biyografi arasındaki sınırları kendine özgü anlatımıyla yeniden yorumlayan, edebî serüveninde farklı tür ve biçimlere hakkını teslim eden Echenoz, kısa anlatılardan opera librettosuna uzanan biçimler arası yolculuğunu okurlarıyla paylaştı.
Program kapsamında Jean Echenoz’un düşünce dünyası, çocukluk yılları ve okuma-yazma serüveni ele alındı. Yazma eyleminin kişisel özgürlük alanı açan yönüne değinilirken, alışılmışın dışında kalan kurgu biçimlerine duyulan ilgi ve biçimlerle oynama yaklaşımı üzerinde duruldu. Biçimsel arayışların karikatürize edilmeden ele alınmasının önemine dikkat çekilen söyleşide; anlam, ses ve ritim arasındaki uyumun yazınsal üretimdeki yeri ve Fransız edebiyatıyla kurulan bağın yanı sıra sinemaya duyulan tutkusuna da değinildi. Ketebe Yayınları'ndan çıkan Ravel, Göl, Greenwich Meridyeni, Kraliçenin Kaprisi ve Cherokee kitaplarının yazarını ağırlayan programa edebiyat dünyasından davetliler ve okurlar katıldı.
YARIM ASRA YAKLAŞAN BİR EDEBÎ SERÜVEN
1947’de Orange’da doğan Jean Echenoz, sosyoloji eğitiminin ardından 1970'te Paris'e yerleşti. 1979'da yayımlanan ilk romanı Greenwich Meridyeni ile Fénéon Ödülü'nü kazanan yazar, Cherokee ile 1983'te Médicis Ödülü'ne, Göl ile 1989'da Avrupa Edebiyat Ödülü'ne değer görüldü. Ben Gidiyorum ile 1999'da Fransa'nın en prestijli edebiyat ödülü Prix Goncourt'u aldı.
Sade ve duru anlatımı, ince ironisi ve biçimsel arayışlarıyla öne çıkan Echenoz, çağdaş Fransız edebiyatının etkili romancıları arasında kabul ediliyor.
ROMANLA BİYOGRAFİNİN KESİŞTİĞİ YER
Söyleşinin ilk bölümünde, Echenoz’un Prix Goncourt’un ardından gerçek hayat hikâyelerinden hareketle kaleme aldığı üç eser üzerinde duruldu. Besteci Maurice Ravel'in son on yılını konu alan Ravel (2006), Çek atlet Emil Zátopek'in hikâyesini anlatan Courir (2008) ve mucit Nikola Tesla'dan esinlenen Des éclairs (2010), yazarın gerçek kişilerden yola çıkarak kurduğu anlatı dünyasının önemli örneklerini oluşturuyor.
Mektuplara, notlara ve belgelere dayanan titiz bir araştırmayla yazılan bu kitapları Echenoz ısrarla roman olarak niteliyor; üçünü bir üçlemeden çok, müzikteki gibi bir "süit" olarak görüyor.
KISA ANLATIDAN OPERA LİBRETTOSUNA
Söyleşinin bir diğer odağı, Echenoz'un romanın sınırlarını aşan metinleri oldu. Kraliçenin Kaprisi'ndeki yedi kısa anlatının büyük bölümü bir öneri veya davet üzerine kaleme alınırken, yazar gündelik hayatın içinden sahneleri, sanat eserlerini ve yolculukları ayrıntılardan hareketle özgün anlatılara dönüştürüyor.
Echenoz’un farklı türler arasındaki geçişinin dikkat çekici örneklerinden biri de opera çalışması oldu. 2021'de Paris Opéra-Comique'in önerisiyle Şimşekler romanını besteci Philippe Hersant'ın operası Şimşekler için librettoya dönüştürdü. Karakterlerin, mekânların ve diyalogların opera biçimine göre yeniden kurgulandığı eser, 2 Kasım 2021'de Opéra-Comique'te ilk kez sahnelendi.
Echenoz, 2009’da Sud-Ouest gazetesine verdiği bir söyleşide, her yeni kitabına bir önceki çalışmasına tepki olarak başladığını ifade etmiş ve yaklaşımını “Yaptığımın tersine giderim.” sözleriyle özetlemişti. “Biçimlerin İzinde” söyleşisi de Echenoz’un edebî üretimindeki bu sürekli yön değiştirme hâline ve farklı anlatı biçimlerine duyduğu ilgisine odaklandı.
KETEBE'DE ECHENOZ
Ketebe Yayınları, 2022'den bu yana Jean Echenoz'un kitaplarını Türkçeye kazandırıyor. Bugüne kadar Göl, Kraliçenin Kaprisi, Cherokee, Greenwich Meridyeni ve Ravel adlı kitapları Ketebe Yayınları kataloğunda okurlarla buluşuyor.