Diyarbakır cezaevinden çıkan bir hayat: Hadım
12 Eylül ve Diyarbakır Cezaevi… siyasi literatürümüzde spesifikleşmiş işkence demektir. Genellikle istatistik veriler için anılır ama orada işkenceyi yaşayanların nasıl bir hayat sürdüğü hiç akla gelmez...
ABONE OL"Oysa teker teker bireylerin yaşamlarıdır saldırıya uğrayan ve her biri bambaşka biçimlerde katlanmaya çalışmışlardır maruz kaldıkları işkencelere, tabii ölmedilerse!" diyen ithaki yayınları, Hadım adlı eserle cezaevinde işkence gören bir Kürt gencinin kararan hayatınıdan kesitler sunuyor.
Selahattin Bulut, Hadım’da bir kişinin işkence sonucu hadım edilmesiyle bir kültürün yasaklarla hadım edilmesi arasında analoji kurarak ve böylelikle nesnesini somutlaştırarak, işkence olgusuna insan tekinin deneyiminin içinden bakmayı sağlamayı amaçlıyor.
Eseri Türkçe'ye Kürtçe'den Muhsin kızılkaya çevirmiş. Hassas okurları peşinen uyarmakta yarar var çünkü eser genelevde bitiyor ve yazar üreme organın halk ağzındaki kullanımını metinde halk ağzı ile açıkça kullanıyor. Metnin içinde Kürtlerin örgüte ve Avrupa'da yaşayan Kürtlere yönelik görüşleri de dikkat çekici noktalardan...
Kitapla ilgili teknik bilgileri görmek için bu linki kullanabilirsiniz