Her derdin 'türbesi' var

Din alimleri batıl inanç olduğunu her fırsatta söylese de halk türbelerden şifa dilenmekte ısrarlı. Dilek ve adakları sahiplerinin ilk adresi olan mekânların ortak noktası dilek gerçekleşirse iade-i ziyaret yapılması.

ABONE OL
GİRİŞ 11.09.2004 10:54 GÜNCELLEME 11.09.2004 10:54 KÜLTÜR
Her derdin 'türbesi' var

Batıl da olsa rağbet gören inanış o ki; türbe, ayazma ve kiliseler her derde deva.



Unkapanı'ndaki Ayın Biri Kilisesi'nden Büyükada'daki Aya Yorgi'ye, İstiklal Caddesi'ndeki Saint Antoine Kilisesi'nden Rumeli Kavağı'ndaki Telli Baba'ya kadar bütün kutsal kapılar, dilekleri ya da adakları olanların birinci adresleri durumunda... Kısmetini arayandan, iyi bir iş dileyene, zengin olmayı isteyenden, sağlığını arayana kadar bütün bu kutsal mekânlar her gün yüzlerce insana kapılarını açıyor... İstanbul Life dergisinin eylül sayısında yer alan habere göre, kiminde mum yakarak, kiminde kutsal su içerek, kiminde bez parçası bağlayarak, kiminde ise sadece mekânın duvarlarına dokunarak dilek ve adakların gerçekleşeceğine inanılıyor...



Telli Baba: Kısmetini arayan buraya koşuyor.



Rumelikavağı'ndaki Telli Baba, evlenmek isteyen genç kızların kısmet için ziyaret ettikleri bir türbe. Burayı ziyaret edenler, daha önce bırakılmış gelin duvaklarından tel alıyor. Özellikle cuma günleri ve hafta sonları ziyaret edilen Telli Baba'da da 'iade-i ziyaret' sistemi işliyor. Dilekleri gerçekleşenler, bir ziyarette daha bulunuyor. Bu kez gelirken yanlarında bir parça tel getirerek türbenin üzerine bırakıyorlar. Alınan tel ne kadar kısa olursa, dileğin o kadar kısa zamanda gerçekleşeceğine inanılıyor. Telli Baba'ya Sarıyer'den kalkan dolmuşlarla gitmek mümkün.



Aya Yorgi : Kiliseyi ziyaret eden hacı sayılıyor.



Büyükada'nın zirvesinde kurulu olan Aya Yorgi Kilisesi'nin en belirgin özelliği, üzerindeki Saint George Aziz Yorgi) ikonası. Aya Yorgi, Hıristiyanlar'ın iki hac noktasından biri kabul ediliyor ve yılda iki kez; 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde olmak üzere binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Hıristiyan, Müslüman... Herkes adanın yolunu tutuyor o tarihlerde. Herkes eline mum ve zeytinyağı alarak o dik yokuşta kısmetini arıyor. Hıristiyan inanışına göre, Aya Yorgi'ye yürüyerek çıkan insanlar yarı hacı sayılıyor. Yorgi'ye çıkan yol boyunca etraftaki çalılıklara bağlanmış bez parçaları, makaralardan açılmış ipler bulunuyor. Yol hiç konuşmadan çıkılır ve makaralarla ipler açılırsa, dileklerin gerçekleşeceğine ve kısmetin açıldığına inanılıyor. Kiliseye ulaşıp içeride dilek diledikten sonra kilisenin önünde satılan minik çan veya anahtarlardan alınıyor. Dilek gerçekleştikten sonra bu anahtarı geri vermek için bir iade-i ziyaret düzenlemek gerekiyor. Bu ziyareti yapanlar, ya yanlarında yağ veya mum getiriyor ya da bir kutu kesme şeker alıp yokuşta çıkanlara dağıtıyor. Aya Yorgi'ye ulaşmak için Büyükada meydanından faytonla yolun başına gidiliyor. Sonrasında çetin bir yokuş çıkmak gerekiyor.



Aya Dimitrios : Göğüs hastalarına ve konuşamayan çocuklara....



Kuruçeşme'deki Aya Dimitrios Kilisesi'nin ayin günü cumartesileri. 3 hafta boyunca her cumartesi buraya gelenlerin dileğinin gerçek olduğuna inanılıyor. Dar bir mağaradan geçerek ayazmaya ulaşılıyor. Şifa arayanlar buradaki kutsal suda ıslanıyor. Konuşamayan çocuklar, ayazma suyunda yıkanıyor. Sonra duvardaki halkalar ısırtılıyor. Böylece dillerinin açılacağına inanılıyor. Mağaranın duvarlarında, kabartma ikonalar bulunuyor. Şifa bulmak isteyen kadınlar, göğüs hastalıkları için bu mermer kabartmaları, papaz tarafından kutsandıktan sonra 3 kere öpüyor. Kilisenin isim günü 26 Ekim.



Vefa Meryem Ana Ayazması ; Bir aylık dilekler biriktirilip bir günde isteniyor.



Her ayın biri, Meryem Ana Ayazması, nam-ı diğer Ayın Biri Kilisesi'ne gitme günüdür. Unkapanı İMÇ'nin arkasındaki bu kiliseye giderken de anahtar almak adetten. Dilek gerçekleşince anahtarı iade etmek de. Kilise, avlunun içinde. Binanın üst katı kilise, alt katı ise ayazma. Alt katta ayrıca bir heykel odası var. Herkes dileklerini ay boyunca biriktirip tek bir güne sığdırıyor. Müslüman, Hıristiyan herkes ayın birinde buraya koşuyor. Kilisenin içindeki ritüeller tamamlandıktan sonra üst katta gerçekleşen ayinlere de katılmak mümkün. Yapmak gereken tek şey, bir sonraki aya kadar anahtarı saklamak...



Saınt Antoıne Kilisesi: Yedi hafta her salı mum dikiliyor.



İnanışa göre, İstiklal Caddesi'ndeki bu Katolik Kilisesi'ne 7 hafta boyunca her salı gelip mum yakarsanız dileğiniz gerçek oluyor. Saint Antoine'da her salı Türkçe ayin yapılıyor. Burada mum, kolye, kartpostal, kitap gibi eşyalar ve dilekleri simgeleyen gümüş eşyalar satılıyor. Bunlar genellikle bir ev, araba ya da bebek şeklinde oluyor. Dileği gerçekleşen, tekrar gelerek aldığı sembolü panoya asıyor. Ayrıca, dileği gerçekleşenlerin bazıları da kiliseye bir sonraki gidişlerinde ekmek götürüyor. Bu ekmekler o gün saat 5'ten sonra fakirlere dağıtılıyor.



Aya paraskevi ayazması



Beşiktaş Çırağan Caddesi'nde bulunan ayazma, her sene 26 Temmuz'da açılıyor. İlk yapılan birkaç kiliseden biri olduğu için önemli bir kutsal mekândır. Tarihi neredeyse 300 yıl öncesine dayanan kilisenin içindeki ayazma suyunun özellikle göz hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Kiliseyi ziyaret etmeye gelenler, yanlarında göz şeklinde metal tabakalar getiriyor.